.

“Sinemanın metafizik alana geçmek için bir yol, bir alan olduğunu düşünüyorum; çünkü rüyayla çok yakından ilgisi olduğunu düşünüyorum. Rüyaların kurgusu, rüyalardaki algı, bunlar bana çok önemli geliyor ve bence izleyicinin de beslendiği ve anlamlandırdığı ya da anlamlandıramadığı bazı şeylerde rüyanın etkisi aslında çok büyük bence. Bir bu kısmı var işin, bir de sadece bizim bilebildiğimizin dışında da bir algı olabileceğini, hayatı algılarken bizim düşüncelerimizin dışında da bir boyut olabileceğine, kozmik bir boyut olabileceğine dair bir hissi her an verebilmek amacım. Ve tabii ki “sanatın kutsallığı” meselesine, ritüel kısmına, temel varoluş alanlarımıza, şiddetle, hayvanlarla, nesnelerle olan ilişkimize, kendimizle olan ilişkimize dönük alanlara biraz yaklaşmak… Bunları çok önemsiyorum ve filmin yapısını kurmaya çalışırken temel ölçülerimden, cetvellerimden bir tanesi de bu. Sadece insan gözünün ve insanın temel alındığı bir şey değil; Tanrı’nın varlığını da, varlığın varlığını da bir şekilde hissetmemizi, hissettirmenin yollarını aradığım bir çaba bu. Belki görünüyor, belki görünmüyor bilmiyorum ama bu üçlemenin altında, bu düşün altında dini temeller var. Bunu bu kadar açık edip konuşmayı çok fazla önemsemiyorum, ama bir yanında tasavvuf var, bir yanında başka şeyler var ve ben oralardan beslenerek aslında sinemada bir yol almaya çalışıyorum.”

Semih Kaplanoğlu

, 21 Şubat
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi