.

Toplanın.
Şimdi size nasıl öldüğümü anlatacağım.
Acayip sıradan bir gündü. Her şey son derece olağandı. Göze çarpan bir değişiklik yoktu. Sonra ben öldüm, tamam mı? İnanılmaz sıradan bir andı. Her şey son derece olağandı. Güzelim kafamı ezen araba, ani bir fren sesiyle durdu. Caddedeki kadınlar çığlık attı. Ellerindeki poşetler yere düştü. İnsanlar başıma toplandı. Ambulansı aradılar. Yanlış müdahalede bulundular. Her şey olması gerektiği gibi ilerliyordu. Panik, panik, panik!
Kurtarılamadım. Çok bekletmediler beni. Ölüler bekletilmez. Beklemek ve bekletmek yaşayanlara özgü bir şeydir. Cenazem çok acıklıydı. Herkes üzülmenin hakkını verdi. Zırıl zırıl ağladılar. Çok şükür dedim, her şey normal. Hiçbir şeyi atlamadılar. Bütün akrabalarım çığlık attı. Bütün arkadaşlarım beni iyi bildi. Herkes hakkını helal etti. Facebook fotoğraflarımın altına “Nasıl gidersin?” diye sordular. Yanıtlamadım. Hayır, cevap versem işler karışacak. Kimse işler karışsın istemez, değil mi? Her şey hep olduğu gibiydi.
Ölüm, dünyada başımıza gelebilecek en sıradan şeydir, dedim rahmetli babama, karşılaşınca.
“Sen onu bir de yaşayana sor” dedi. Komik değildi. Ama biz çok güldük. Bu sırada cenaze merasimim tamamlandı. Annem, karnıma bir çiçek sapı soktu. “Ah!” diye bağıracak oldum. Bağırmadım. Kimse umutlanmasın.
Acayip sıradan bir andı! Bunu söylemiş miydim?
Sonra aradan bir gün geçti. Yıldızların üstünde oturmuş keyif yapıyordum. Böyle maşallahı olan bir yıldız falandı üstünde oturduğum. Neyse, ben bunun tepesindeydim tamam mı? Rahat edemedim. Aşağı kayasım geldi. Bir baktım dünyadaki herkesler pencerelere toplanmışlar. Dilekler tuttular. Beni parmaklarıyla gösterdiler. İnanılmaz alışıldık bir andı. O an nasıl öldüğümü hatırladım. Bir gün önce ben de dünyadaydım.

Acayip sıradan bir hayattı.
Sonra öldüm.
Öyle işte…

, 17 Ocak
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi