.


Bitmez tükenmez helecanlarla* yorgun düşmüş kalbi bir an sükûnete teslim olmuş, zar kadar ince bir uykuya düşmüştü.
Birden bir şey oldu, içini bir şey kıpırdattı.
Gözünü açtı ve tam karşısında bir ışık gördü.
“Pırrr” diye havalandı hemen ışığa doğru.
Ama ışık sandığı şey, sokak lambasının yandaki çok katlı binanın tamamen cam kaplı ön cephesindeki yansımasıydı aslında.
Aşkından gözü bir şey görmez halde uçakoşa geldi ve “pattt!” diye cama çarparak darmadağın oldu.
Oracıkta ruhunu teslim etti pervâne.
Sadece bir an sonra, çarptığı o devasa cam da bin bir parçaya ayrılarak döküldü yere.
Ardından binanın bütün camları büyük bir şangırtı kopararak döküldüler.
Sonra bütün bina, dizlerinin üstüne çöken bir adam gibi çatırtıyla çökerek yığılıp kaldı caddenin ortasına.
Minicik pervânenin şu yaptığına bir bakın hele!

Minicik bir kalbin helecanıyla yıkılır mı hiç koskoca bir bina!
El-hak yıkılır ve hem sarsılır beraberinde koskoca bir kâinat!
Yalnız kendini kalpsiz bırakanlar bilmezler aşk nedir, nicedir…
Aşk için yaşayan o kalb-i pervâne ki daha kim bilir nelere kâdir!

*helecan: yürek çırpıntısı

, 4 Şubat
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi