.

Sihir yüklü sokakların birinde Bıcı Bıcı Dede lakaplı bir ihtiyar yaşarmış. Küçükler arkasından koşarmış:
“Sırrın nedir Bıcı Bıcı Dede? Sırrın nedir?”
“Gidin başımdan. Haylaz veletler sizi” dermiş Bıcı Bıcı Dede.
Daha üstelerlerse arkalarından koşar, kovalar ve yakaladığı çocukları ‘Bıcı bıcı’ diye gıdıklarmış.

Bir gün Bıcı Bıcı’ya malum olmuş da demiş ki:
“Ne olursa olsun benim defin işlemimi sağlayın. Her ne olursa olsun beni katiyetle gömün”
“Balımı da mutlaka saklayın” diye vasiyet etmiş;
“Gündüz de olsa. Gece de olsa. Sakın yalnız kalmayın” diye de uyarmış.

Ve Bıcı Bıcı Dede ölmüş.
Arkasında bir kase bal ve büyük bir sır bırakmış. O balı tutan herkes parmağını yalarmış.

Bıcı Bıcı Dede’yi gömmüşler. Toprak kabul etmemiş, fırlatıp atmış. Onlar da üstüne ağırlık koymuşlar. Koydukları beton kıpırdayıp duruyormuş. Arkadaki inşaatın beton arabasını çağırmışlar ve dedenin mezarını betonla doldurmaya başlamışlar. Bir yandan dede fırlamaya çalışıyor bir yandan da makina betonu dolduruyormuş. Betonun arasından dedenin eli görükmüş. Kürekle vurmuş mezarcı, zorla tıkıştırmış geri içeri ve bir kamyon daha beton istemişler. Onu da döktükten sonra hurda dolu bir tırı mezarın üzerine boşaltmışlar. Onun üstüne de çakıldan oluşan koca bir yığını boca etmişler. Bir de ziftlemişler güzelce bunun üzerini. Sonra da kurşunla kapamışlar tamamen. En çok para da bu tutmuş. Herkes vermiş hakkına düşeni. Mezarcı biraz sıkıntı çıkarmış hepsi o.

“Bu kadar yeterli” demiş birisi.
“Durun” demiş içlerinden en şişman olanı. Mezarın üstüne çıkmış ve zıplamış.
Ardından “Sessiz olun” der gibi duraklamış. Derken biraz daha zıplamış.
“Tamam” demiş “şimdi oldu.”

Herkes kanaat getirmiş ve mezarın yanından uzaklaşmışlar.

Ama hayır.
Yo hayır.
Hepsi yanılıyorlarmış.
İşte Bıcı Bıcı Dede’nin sırrı tam olarak buymuş…

Bıcı Bıcı Dede şu anda arkanızda duruyor.

, 3 Temmuz
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi