.

From: Hakkı Boncuk <hakkibon33@fmail.com>

Date: 2015-09-25 12:41 GMT+03:00
Subject: Sayın April Yayıncılık
To: April Yayıncılık <aprilyayin@aprilmail.com>

>>

Öncelikle çok selam eder, hayırlı işler dilerim. Benim ismim Hakkı Boncuk. 38 yaşındayım. Garsonum. Evvelki akşam terastaki masalardan birinde dört-beş genç küçük bir kitabı birbirlerine okuyarak gürültülü bir şekilde gülüyorlardı. “Benimle oynar mısın?” yazıyordu kapağında. Gençlere neyle ilgili olduğunu sordum. “İçinde bir sürü soru var” dediler. Benimle konuşurken de fışır fışır gülüyorlardı. İçlerinden biri kitabı çok seveceğimi, öbürsü yayınevinin bu sorulardan en sevdiklerini cevaplayarak gönderen üç kişiye tablet vereceğini belirtti. Diğer arkadaşları buna güldü. Önce benimle dalga geçtiklerini sandım ama şansımı denemeye karar verdim. Kitabı sabahleyin aldım. Restoran kapanınca cevaplarımı yazdım. İşte gönderiyorum. İnşallah tablet bana çıkar, bizim oğlana vereceğim.

benimle-oynarmisin

“Hemen şu anda dünyada bir şeyi değiştirme şansın olsaydı, neyi değiştirirdin?”

Menüyü değiştirirdim. Oraya “Şefin tavsiyesi” yazmışlar. Ne olduğu belli değil. Patron diyor ki “O gün hangi yemek gitmemişse onu söyleyin” diyor. Böyle dalavere olmaz.

“Bir adada tarihten bir kişiyle sonsuza dek yaşamak zorunda kalsaydın, kiminle kalmak isterdin?”

Ben aslında rahmetli Ecevit’i çok severdim ama adamın biriyle adada yaşamak istemem. Safiye Sultan olur, neydi öbürsü Hürrem Sultan olur. Bunlar olabilir.

“Su dışında bir sıvıda boğulacak olsaydın, ne olmasını isterdin?”

Ihlamur. Çok faydalı.

“İnsanüstü bir yeteneğe sahip olabilecek olsaydın, nasıl bir gücün olsun isterdin?”

Uçmak isterdim. Otobüslerden sıtkım sıyrıldı. Ama havada da şu çöpçü pis martılar var. Kask takardım, uçardım.

“Vücudunun bir bölgesi reklamlarda gösterilecek olsaydı, hangi bölgenin nasıl bir ürün ya da hizmet için gösterilmesini isterdin?”

Ayaklarımı göstersinler. Benim bacaklarda hiç çorap izi olmaz biliyor musunuz? Hanım şaşıyor bu işe. Allah’ın bir lütfu işte. En kral lastikli çorabı getirin, tık yok. Hanım bayılıyor buna.

“Anayasa’ya bir madde ekleyecek olsaydın, neyi eklerdin?”

Bütün garsonlar 15 yılda emekli olsun. Devlet garsonları korumakla mükelleftir. Bir de emekli maaşı dolara endeksli olacak yazsın.

“Dünya üzerinde istediğin herhangi biri için çalışabilecek olsaydın, bu kim olurdu ve sen hangi pozisyonda olmak isterdin?”

Bir film seyrettiydim: Don Karleona. Onun adamı olmak isterdim.

“Neyi icat eden mucit olmak isterdin?”

Trileçe. Çok gidiyor.

“Hayatını konu alan kitabın ismi ne olurdu?”

Suç ve Ceza. İlk baş aklıma Karga ile Tilki geldi ama o masaldı galiba.

“Kaçırıldın. Yanına tek bir eşya alma hakkın var. Bu ne olurdu ve onunla ne yapardın?”

Tabanca. Beni kaçıranların gözüne sıkardım.

“Hangi ünlünün annesi/babası olmak isterdin ve neden?”

Acun Ilıcalı’nın babası.

“Aslında doğru olduğunu düşündüğün bir şeyin yanlış olduğunu öğrenecek olsaydın, ne olmasını isterdin?”

Bizim hanım 22 ayar altını 1 kilometreden tanıyor manyak. Keşke bu doğru olmasaydı. Keşke 8 ayarı görünce de “Kocacım ne zahmet ettin, şofpeni yakıyorum…” deseydi.

“Şu an sana bir mektup gelmesini sağlayabilecek olsaydın, kimden gelmesini ve ne yazmasını isterdin?”

Acun’dan. “Sevgili abim, seni severim bilirsin. Al yengeyi gel yanıma, kanalın yemekhanesi senin. Yengeyi de Yeteneksizsiniz’e jüri yapayım. Hülya’yı göndermeye fırsat kolluyorum.”

“Bir sirkte çalışıyor olsan, ne yapıyor olurdun?”

Aslan olurdum. Çemberden geçer, sonrasında kalıbı devirir yatardım.

İnsan yapımı herhangi bir objeyi karakterini en iyi yansıtan simge olarak seçecek olsaydın, bu ne olurdu?”

Ayna. Aynalar da hiç uyumaz, faka basmaz, aldatmaz ve aldanmaz. Doğruya doğru. Meraklı değildir ama hakemler gibi gördüğünü çalar.

“Ünlü birinin zihnini okuyabilecek olsaydın, kimin zihnini okumak isterdin?”

Bülent Ersoy’un okumak isterdim. Yaz başı bizim mekâna geldiydi. Bir tepsi karışık yedi, üstüne tam tavuk. Yetmedi yarım kilo künefenin canına okudu. Ben böyle iştah görmedim. Siyasete girecekti, acıkırım diye girmedi belki.

“Bir kokuyu yok edebilecek olsaydın, hangi koku olurdu?”

Ölü martı kokusunu. İnan ki ölü adam bu şekil kokmaz. Çöp yiyor kardeşim sabahtan akşama.

“Hangi ünlünün giyeceği iç çamaşırı olmak isterdin?”

Bülent Ersoy dermişim… Ama yok. Kimsenin donu filan olmak istemem. Üzerine oturuyorlar, bir de muhatap olduğun şey belli.

“Hayata bir hayvan olarak gelecek olsaydın, hangi hayvan olarak doğmak isterdin?”

Aslan olarak. Ya da fil de olabilir. Mekânda laflarına itiraz edilmeyen hayvanlar bunlar.

“Şimdi itiraf zamanı! İşlediğin bir suçu itiraf et!”

Geçen yıl arkadan uzatılan akbili kendi akbilimle değiştirdim. İnince anladım, çaldığım akbilde daha az bakiye vardı.

“Meclisten istediğin yasayı geçirebilecek olsaydın, neyi teklif ederdin?”

Garsonlar 10 senede emekli olsunlar yasası. Buna göre 2 sene fazlam var.

“Bu yüzyılın en büyük olayı sence neydi?”

Yalova depremi.

“Ülkenin liderine bir özellik verebilseydin, bu ne olurdu?”

Kendisini sevmeyen herkesi düşman bellememesini isterdim. Sevmemek başka, düşman başka.

“Bir politikacıyı sonsuza dek siyasetten uzak tutma şansın olsaydı, bu kim olurdu?”

Ankara belediye başkanını uzaklaştırmak isterdim. İnşallah beni mahkemeye vermez.

“Hayatının geri kalanında yalnızca tek bir kişiye mektup yazma hakkınolsaydı, kime yazardın?”

Oğlana yazardım. Derdim ki, oğlum garson olma. Bir de halden anla. Bazen insanlar hata yapar, bazen yanlış yapar. Kimseyi sevmek zorunda değilsin ama sevecek bir şeyler bulursan daha mutlu olursun. Mutlu olmak için garson olma ve sevdiğin bir işi yapmalısın.

Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi