.

Birkaç gün önce twitter hesabıma şunu yazdım: “Başıma bir şey gelmeyecekse Erdoğan’ın Din Şurası konuşmasını makul ve mantıklı buldum.”
Hepsi bu kadar. Ne bir sataşma ne de suçlama. Bunu işsiz-güçsüz bir ânımda mikro bir deney olarak gördüm ve sonucu beklemeye başladım. En fazla 5-6 cevap bekliyordum. Bakalım hangi sesle konuşacaktık.
Beni bilenler bilir: Muhalifim ama iktidardan nefret etmem. Hem de söylediklerimden dolayı işten kovulmuş, iftiralara uğramış olmama rağmen. Aydın olmanın gereği bence güç odaklarına mesafeli kalabilmek.
Kimseden nefret etmem çünkü korkmam. Bilirim ki korku insanı öfkeye, öfke nefrete, nefret de karanlığa ve acı çekmeye götürür, vaktiyle bir bilgenin dediği gibi. Neyse.
Sosyal medyadaki cümleme gelen tepki dalgasından da korkmadım ama şaşırdığımı söyleyebilirim. Çoğunluğu sözel şiddet, ağır hakaret, sert suçlama, kuru iftira ve başkalarını da aynı şeyi yapsınlar diye kışkırtmaktan ibaretti.
Birisi kitaplarımı parçalayıp fotoğrafını çekmişti. Bir diğeri acilen intihar etmemi istiyordu. Bir başkası özel hayatıma saldırırken hızını alamayıp beni “vatan haini” ilan eden de vardı.
Yani klasik sosyal medya linçlerine benziyordu. Farkıysa tek ve sosyal medya standartlarına göre yumuşak bir cümleden kaynaklanmasıydı. Bu da linç eşiğinin gittikçe düştüğünü gösteriyor ve tek bir kesim için geçerli değil. Artık aynı şeyi her mahallede yaşayabiliyoruz.
Mütevazı deneyin sonucunun Todd Strasser’in “Dalga” romanını hatırlattığını da söyleyeyim. Meraklısı bulup okuyabilir.
Bu arada, konuşma metnini kimin yazdığını gerçekten merak ediyorum. Ama zaten konu bu değil.
Özetle, hem iktidarın hem de muhalefetin doğru ve yanlış bulduğumuz icraatlarını özgürce söyleyebileceğimiz bir ülkede yaşamaktan yanayım. Yoksa toplumsal kutuplaşma aşılamaz. Dahası, insanlar düşüncelerini özgürce ve samimiyetle söylemeye korkar hale gelirler. O zaman da memleket yaşanacak yer olmaktan çıkar. Hem iktidarı hem de muhalefeti bu resmi görmeye davet ediiyorum.
Bu yazdıklarımı kim okur ya da anlamaya çalışır hiçbir fikrim yok. Şu saatten sonra çok fazla önemi de yok. Ama geleceğe bir kayıt bırakmak istiyorum. Paylaşarak erişimine yardımcı olabilirsiniz ya da olmayabilirsiniz. Her iki durumda da Allah yardımcımız olsun.

, 11 Aralık
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi