.

“Mülk Allah’ındır”

Badanayı bahara bırakmaya karar verdik. Hepimiz çok yorgunuz. Mithat kanepenin üzerine kıvrıldı. İsmail, bakkaldan aldığımız peynir ve domatesleri tıkınıyor mutfakta. Evi aşağı yukarı yerleştirdik sayılır. Kolilerdeki kitaplar, CD’ler, ıvır zıvırlar kaldı. Onları da bir şekilde hallederiz. Ötekiler neyse de, buzdolabı hepimizi mahvetti. Bir hamal bulalım dedim ama Mithat’ı razı edemedim. Şimdi oturduğum tekli koltuktan bakınca her şey fazlalık gibi duruyor. Şu titrek bacaklı masayı bile atmaya kıyamadık.

İki yıldır oturduğumuz Eryaman’daki evimizden bugün ayrıldık. Hiç taşınma mevsimi değil aslında.

Bu, dört katlı eski binanın üçüncü katını emlakçıdan bulduk. Aceleye gelince bir de emlakçı masrafı çıkıyor. Dairenin içi eski,  yerler beton,  mutfak dolapları çeksen elinde kalacak. Bizden öncekiler hoyrat  kullanmış belli ki. Binanın dışına bakım yapmışlar. Dış cepheyi -hani bugünlerde kenar mahallelerde pek tutulan-  renkli taşlarla süslemişler.  Duvarlar çirkin bir yeşille  uyum sağlayan yavru ağzına boyalı. Sokağa bakan dış cepheye, yavru ağzı üzerine koyu yeşil süsleme taşlarıyla “Mülk Allah’ındır.” yazmışlar.

, 20 Kasım
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi