.

resim
Charlie Hebdo saldırısı basın ve ifade özgürlüğüne yönelik hatırlayabildiğim en büyük katliam. Vahşi ve profesyonelce. Katliam,derginin yazıişleri toplantısı günü, yani en kalabalık olduğu gün yapılıyor, ağır silahlar kullanılıyor. İçeriye girildiğinde açılan ilk ateşin ardından derginin üst katına çıkılarak karikatüristler isim isim çağrılarak katlediliyor. Çıkışta bir polis aracına ateş açılıyor, kapıları açık bırakılan arabadan inilerek yaralı durumda kaldırımda yatan polis acımasızca öldürülüp soğukkanlı bir şekilde yeniden arabaya biniliyor. Sonra yola devam edilip, başka bir noktada araç değiştirilerek sırra kadem basılıyor. Ve bu olay dünyanın en önemli başkentlerinden birinde güpegündüz oluyor. Kimin yaptığı henüz belli değil. Fransa ile sınırlı kalıp kalmayacağı da belli değil. Fakat kimin alkışladığı belli. Örneğin bizim ülkemizde Madımak katliamını destekleyenler bu katliamdan da memnun görünüyorlar, en azından memnuniyetsiz değiller!

Olay aynı 11 Eylül’de olduğu gibi farklı bir ırka ve dine mensup olağan şüpheli yabancılara(entellerin anlayacağı dille yazarsak; ötekilere) tamamıyla yıkılacak gibi gözüküyor. 11 Eylül’de uçak kaçıranlar bilindiği üzere pilot kabinlerine maket bıçaklarıyla girmişlerdi, pilot eğitimi için aldıkları kılavuz kitapları da uçakları kaçırmak için geldikleri havaalanlarının otoparklarında bekleyen arabalarında bırakmışlardı! Yani “Uçak nasıl uçurulur?” diye son kez otoparkta kılavuz kitaplarına bakıp ardından bindikleri uçakları maket bıçaklarıyla kaçırarak ikiz kulelere sokmuşlardı! Bu seferkiler, biri evsiz 18 yaşındaki bir genç ve iki Cezayir’li kardeş. Fransız polisi onların izine arabada unuttukları kimliklerinden ulaşmış durumda! Paris’in ortasında, gündüzün gözünde ağır silahlarla etkileri yıllarca sürecek bir katliamı planlayarak yapıp ortadan kaybolmuş iki kar maskeli adamdan biri arabada kimliğini unutarak yakayı ele veriyor! Bütün bu olayı film diye izleseniz o dakika sinemadan çıkarsınız.

Başka birşey söylenmek istediği belli. Bunun da ne olduğunu şu anda herhalde François Hollande biliyordur. Biz sıradan insanlarız, biz bilemeyiz. Biz böyle anlarda ancak çok değerli analistlerimizin yorumlarıyla gerçeklerden haberdar olabiliyoruz! O da anca bir fiske. Bilindiği üzere böyle anlarda gelen ilk informasyonlara atlayıp hemen derin değerlendirmelere girişen analistlerimize göre Arap Baharı ile de bütün Kuzey Afrika ve Ortadoğu’ya demokrasi gelecekti! Ayrıca aynı demokrasi ülkemize de Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarını takiben tamamen yerleşecekti?!
Bir dünya savaşının içindeyiz. Ve bu savaşın içindeki radikal islamcılar her ne kadar kendilerini başrol oyuncusu yerine koysalar da, figürandan başka birşey değiller.

Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi