.

“Kropotkin anılarında, bütün verileri yerli yerine koyduğunda, bilimsel keşif anında hissettiği müthiş hazzı anlatır. “İnsan yaşamında” diye yazıyordu,” uzunca ve sabır isteyen bir araştırma dönemi sonrası, ansızın bir genellemeyi doğurmanın sevincine eş çok az sevinç olabilir. Yıllardır son derece kaotik, çelişkili ve tartışmalı görünen şeyler birdenbire uyumlu bir bütünlük içinde gerçek konumlarını alırlar.”

Sibirya’nın topografisi üzerine raporları Kropotkin’i hemen üne kavuşturdu ve seçkin akademik kariyerin yolunu açtı. Bilimsel çalışmayı sürdürmüş olsaydı, başka hangi keşifleri yapabileceği ve ne kadar itibar kazanacağı ancak tahmin edilebilir. Coğrafya Derneği’nin önerisi ona ulaştığında Finlandiya’da bilimsel ününü artıran değerli gözlemlerde bulunduğu, buzul tabakalarını inceliyordu. Ama aynı zamanda, yaşamının yönünü değiştirecek bir krizin içindeydi. Korkunç gözlem ve iç görü yeteneklerini hasretmiş olduğu işinde huzur bulamıyordu artık. Kendisi entelektüel üstünlüğüyle ayrıcalıklar elde ederken halk kitlelerinin yoksulluk ve cehalet içinde yaşaması derinden sarsıyordu onu: “Çevremdeki her şey sefaletten ve bir parça ekmek mücadelesinden ibaretse, böyle büyük sevinçlere ne hakkım var.
Yüksek duygular dünyasında yaşamamı sağlayan şeyler, buğday yetiştiren ama çocuklarına yeterli ekmeği bulamayan insanların sofralarından alınmışsa, sevinmeye ne hakkım var?”

Kropotkin’in yolu çizilmişti.Bilimsel uğraşlarını gerçekten yüce tutuyordu, ama onları sürdürmek, ıstırabın ve adaletsizliğin kol gezdiği bir dünyada kendi sevinçleriyle mutlu olmak gibiydi. Onu çağıran daha yüksek bir ses vardı; nereye götürürse götürsün, ne kadar fedakarlık gerektirirse gerektirsin, o sesi izlemeye hazırdı.

Aslında bir yoldaşının sözleriyle, yaşamını yazgının cilvesiyle istemeden yarar sağladığı bu adaletsiz dünyaya karşı çıkmaya adaması bir ‘kefaret sarhoşluğu’ gibiydi. Dolayısıyla Coğrafya Derneği’nin önerisini geri çevirdi ve aristokrat olarak doğmasının getirdiği haklardan vazgeçerek yarım yüz yıl sürecek hapishane ve sürgünle dolu bir geleceğe adımını attı.”

Anarşist Portreler, Paul Avrich.
Çev: Osman Akınhay.Sarmal Yayınevi

Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi