.

Semih Gümüş, fakirin konuşmasının haberini duyuran “tweet”ini yeniden paylaşınca ilgimi çekti. E, Türkiye’nin anlı şanlı eleştirmeni, edebiyat eleştirisi hakkındaki fikrini ciddiye alıp paylaşıyorsa, bize de kemal-i ciddiyetle araştırmak düşer: Derya Çolpan; o da şairmiş. Başıma daha önce de bela açan söyleşide[1] şunları söylemişim:

Modern şiir intibak edebildiğim, anlayabildiğim bir şey değil. Bu, onun hakikatle kurduğu ilişkiden kaynaklanıyor. Bu ilişkiyi modern şairler ya da poetika tartışanlar da izah edebilmiş değiller. Ya da daha dikkatli bir söyleyişle, onların izahlarını hakikate mutabık bulmuyorum. Modern şairin hakikatle kurduğu ilişki böyle sorunlu iken, bir de onun kılavuzluğuyla yol almak neye mal olur, varın siz düşünün. Aslında çok da düşünmeye hacet yok: Türk düşüncesinin haline bakmak kâfidir. Tanzimat’tan bu yana, düşünce hayatımızı şairlerin domine ettiği ortada. Batıcı, İslamcı ya da sosyalist kitlelerin kanaat önderliği şairlere terk edilmiş durumda. Şaire bu rolün verildiği bir dönem daha önce hiç yaşanmamıştı. Çünkü şair eskiden bu yana mecnundu, meczuptu. Aklın, tefekkürün, akaidin, bilimin sahasında bu hususiyetler pek de istenen şeyler olmasa gerek.

Şuaranın hiddetini üzerime çeken şey bu sözler midir, diye düşünürken, beyefendinin “Şiir nedir?” başlıklı makalesine tesadüf ettim. Teessüfle gördüm ki Derya Çolpan bu söylediklerimi idrak edip fakire husumet güdebilecek biri değilmiş. Ansiklopedik malumatı arka arkaya sıralamaktan ibaret bu lise kompozisyonunu yazan zat, (ne garip tesadüf ki yine) Bilkent’te yüksek lisans, Dokuz Eylül’de de doktora yapmış. Akademimizde yazılan tezlerin kolej seviyesini aşamadığını, oralarda körlerle sağırların birbirini ağırladığını biliyordum ama durumun bu kadar vahim olacağını hayal etmezdim. Bu çarkın içindeki diğer kifayetsizler, en azından cehaletlerinin farkında olduklarından, Derya Çolpan gibi meydan okumalara cesaret etmezlerdi. Çünkü şunu bilirlerdi ki sayın Derya Çolpan, o size verilen diplomalarda yazılmadığı halde herkesin çok iyi bildiği gizli bir ibare vardır: “Bon pour l’Orient”!

[1]Bazı güncel meseleler hakkında”.

Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi