.

“Yaramız yakın mezardandır
bugünden değeri soyun meskeni olmadan
Yaramız işte burada gariban
bütün gurbet nasibidir garibin”

İmruü’l-Kays


Babalarının cenazesine hazırlanan çocukları yas da avutmaz artık. Yerin altında gazla öldürülenle, yerin üstünde gazla öldürülene eşit davranıyor bu ülke. Şiddetten yana adiller. Üstelik insan ömründe bir kez gerçekleşen ölümü “olağan” kılıyorlar, her gün yaşattıkları için.

Bir Yusuf Yerkel olsam canı yanan insanları tekmelediğim fotoğrafımı görsem; Başbakan olsam ve yüzlerce ceset içerisinden cenazesini almak için “morga” giden vatandaşın, haklı protestosuna yumrukla karşılık versem… bu görüntülerimi izlesem ömrümden utanırdım. “Olağan” bir şey yaşatırdım kendime o gün. Ama iktidarın fıtratında zulmetmek, hükmetmek, katletmek var.
Hepsine istifa et diyorsun ya… O da sana şöyle diyor:
“Biz niye istifa ediyoruz. Allah etsin, onun sorumsuzluğu…”

Ulusal yasta yürüyüş yapılmazmış. Siyaset değil, yas zamanıymış. Üzüntünü yaşamana, yas tutmana izin vermeyen siyasetçiler varsa, siyasetin tam da zamanıdır. Elbette işçi ölümleri, yani işçi cinayetleri politik. Öfken o yüzden üzüntünden bile ağır basacak. İlâhi olan hiçbir şey hiçbir zaman bu kadar ayaklar altına alınmamışken, kadere güvenmenin yanı sıra insan, kalbine ve aklına elbet mukayyet olmalı ve sessiz kalmamalı.

“Babam bir madenciydi
Ölüm gününe kadar”
William Holman

, 15 Mayıs
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi