.

Doğru düzgün derken içerikten bahsetmediğimi peşinen belirteyim. İş icabı, günün önemli bir bölümü (genelde doğru düzgün yazamayan kişilerin yazdığı) bir şeyler okumakla geçtiğinden ve doğru düzgün yazılmamış yazılar sinirlerimi oynattığından, günlük yaşantıma yayılmış bir gerginlik içindeyim. Bu sorunu çözmek için küçük bir girişimde bulunmak zorundaydım ve şimdi bulunuyorum.

Eğer yirmi yıl okula gidip gelmiş olmanıza rağmen, bulunma durum eki -de/-da ile ilgeç olan (“dahi” anlamındaki) de/da’yı birbirbirinden ayırt edemiyorsanız (aynı şey “mi” ve “ki” için de geçerli), vurguya bakarak ayırt etmeyi deneyebilirsiniz.

Türkçe’nin vurgu yapısı, başka pek çok özelliği gibi, az dilde rastlanan bir tutarlılığa sahiptir. Kişi ve yer adları dışında, bir de birkaç istisna dışında (soru sözcükleri, ekeylem), vurgu hep son hecededir.

Vurgu son hecededir demek, vurgulu heceyi yazdıktan sonra orada o sözcüğü bitirmeniz ve bir boşluk bırakmanız gerekiyor demek.

Baştan söyleyeyim, “aman canım, ne demek istediğim anlaşılıyor zaten” diyorsanız, üzülerek belirteyim: Hayır, anlaşılmıyor. Elbette cümlenin sonuna geldiğinizde bir anlam çıkmayınca, “ha, demek neyi ayrı neyi bitişik yazacağını bilmiyor” deyip, başa dönüp, bu kez ne demek istediğinizi tahmin etmeye çalışarak okuyunca iyi kötü anlaşılıyor. Ama yazdığınızı okumaya çalışan birine bunu çektirmeye hakkınız yok. Hele gün içinde onlarca böyle yazı okumak zorundaysa… Bu konuda hiç müsamaham yok, anlaşılmıştır sanırım.

Vurgu meselesine dönecek olursak, basit kural olarak şunu bellerseniz, benim gibilerin sizi diplomalı eşek olarak yaftalamasını engelleyebilirsiniz: Okurken vurgu yaptığınız heceden sonra boşluk bırakın.

Gerçi bunun da pek çok kişi için zor olduğunu tahmin edebiliyorum. Türkçe’nin vurgusu, tutarlıdır ama hafiftir. Özellikle anadili İngilizce ya da Fransızca olanlara bakılırsa, Türkler vurguyu bir karıncayı okşarcasına yapıyorlar. O yüzden, anadili Türkçe olan herkes, aynı kurala uygun olarak vurgu yaptığı halde, nerede vurgu yaptığını fark etmiyor olabilir.

Vurgulu heceleri biraz daha tiz ya da biraz daha yüksek bir sesle söyleriz. Hatta kadınlar biraz daha tiz, erkekler biraz daha yüksek sesle vurgu yaparmış, ve kadın sesi ile erkek sesini ayırt etmemizi sağlayan şeylerden biri buymuş.

“Komşuda delirmiş” ve  “komşu da delirmiş” birbirinden farklı vurguladığımız (ve inşallah kullanmak zorunda kalmayacağımız) cümleler ama ortak noktaları vurgunun son hecede olması.

Umarım faydası olur.

, 4 Kasım
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi