.

• “Ben buraya tırnaklarımla kazıyarak geldim” dedi kız. “Zahmet etmişsin, kime sorsan gösterirlerdi” dedi manikürcü.

• Edebiyatımızda bu kadar çok acı, kan ve yara varken tentürdiyota yer verilmemesini anlamıyorum.

• Dönen ve sallanan oyuncaklarla dolu parklar çocukların iyice başı dönsün de eve gelince hemen zıbarıp uyusunlar diye var.

• “Kırmızı bir araba istiyorum.” “Havalı olduğu için mi?” “Hayır.” “Dikkat çektiği için mi?” “Hayır, otoparkın üst katındaki çocuk sürekli pencerede domates yiyor.”

• Üç tekerlekli bisikletler için özel yol yapılsa Adidas sponsor olur mu?

• Temizlik fedakârlık ister; mandalın fanilayı çimdiklemesi büyütülecek bir olay değil.

• Rüzgar kelimesinde a’nın şapkası olabilemez.

• Suratsız ile sabırsız balığa gitmiş. Sabırsız hiç balık tutamamış, suratsız hiç eğlenmemiş.

• Usta şiiri: Öttüğünde kapının menteşesi. Kaçar gariban gönlümün neşesi. Yağladım gresle ve margarinle. Gebermedi gıcırtı aşüftesi. Usta bu artık gurur meselesi. Beynimi yidi uğursuz bestesi. Usta, usta geleceksen gel artık. Sayende oldum şair klişesi. Saat verdin ya çıkmadım eşikten. Erdim, geçilmiyor eğri kaşıktan. Kapı ruhumu emdi bre kalpsiz. Bedduam budur ölesin pişikten.

• Her kadın çantası potansiyel bir yarıçaptır.

• İngiliz anahtarı haykırmış: “Yapılırj mu ulanj bu bana!” “E sen de kızın kafasını yarmasaydın” demiş İspanyol meyhanesi.

• “Perspektif iki türlüdür: Çift kaçışlı ve tek kaçışlı” dedi resim öğretmeni. “Bir saniye, bunun arkadaşlar için uygun bir ders olduğunu sanmıyorum” diye araya girdi cezaevi müdürü.

• Kartal kalkınca dal sarkıyorsa kartalın ağırlığını (-) mi alıyoruz hocam?

• Mağara mühendisliği diye bir bölüm olsaydı üç senede bitebilirdi. Sarkıtlar, Dikitler ve Yarasalar. (YÖK üç seneye izin vermezse Yarasalar II.)

• “Dün gece sen uyurken ismini fısıldadım ve hayvanların korkunç öykülerini anlattım” dedi Ali Baba.

• Beyin kıvrımlarının resmine bakınca katlanmış balonlar görüyorum. Vakit bu yüzden değerli.

• “Beş ortalı defterin son, kötü sol açığın kaval ortasıyım” dedi Aleksi Pavloviç. “Ne bir harfe ne gole nasip olurum.”

***

RED MEKTUPLARI

Jack Handey

Sayın Bay,

Bir kaç gün önce şirketimize telefonla yaptığınız iş başvurusu reddedilmişti. İş başvurunuzun kabul edilmediğini bildirmek için size bu mektubun yazılması uygun bulundu. Başvurunuzun reddedildiğinin anlaşıldığından emin olmak istedik.

Saygılarımızla. Personel Müdürlüğü

*

Sayın Bay,

Tebrikler! İşe kabul edildiniz. Muhtemelen bu bizden duymak istediğiniz şeydi. Ancak maalesef, kabul edilmediniz.

Saygılarımızla. Personel Müdürlüğü

*

Sayın Bay,

Boş bir pozisyon için iş başvurusu yapmıştınız ve kabul edilmedi. Bunu size telefon ve e-posta ile bildirdik. Ancak, henüz başvurunuzun kabul edilmediğinin tam olarak anlaşılmadığına ilişkin tereddütler bulunmaktadır. Lütfen herhangi bir şekilde istihdam edilmediğinizi ve hiçbir zaman edilmeyeceğinizi anladığınıza dair bizi arayın veya bize yazın.

Saygılarımızla. PM

*

Sayın Bay,

Kabul edilmediğiniz pozisyona yerleştirilen kişi genel müdürlüğe yükseltildi. Kendisi herhangi bir pozisyon açıldığında sizi tercih etmeyeceği hususunda bilgilendirilmenizi istemiştir.

Saygılarımızla. PM

*

Sayın Bay,

Size böyle bir iş teklif etmeyecek olsak bile, şahsınıza vermek üzerine değerlendirdiğimiz ücretin daha fazlasına herhangi bir pozisyonun varolduğunu düşünebiliyor musunuz?

S. PM

*

Sayın Bay,

Eğer bir teselli olacaksa, şahsınızı işe almış olsaydık bile şu an sizi tasfiye ediyorduk. Bilginize.

S. PM

*

Sayın Bay,

Yeni ofisinizde ne tür halı ve perdeler talep ettiğinizi öğrenmek için size bu mektubu yazıyoruz. Bir dakika… Afedersiniz, bir hata yapmışız. Yanlış kişiymişsiniz. Neyse, gene de size bu mektubu yollayacağız.

S. PM

*

Sayın Bay,

İlişikteki raporu pazartesi gününe kadar hazırlayabilir miydiniz, eğer bir işiniz olsaydı? Sadece merak.

S. PM

*

Sayın Bay,

İş başvurusu dosyaların tasnif edilmesi sırasında size ait olan başvuru belgesi yanlışlıkla uçak yapıldı ve kazara pencereden dışarı uçtu. Rica etsek başvurunuzu tekrar bir uçak şeklinde bize iletebilir misiniz?

S. PM

*

Sayın Bay,

Gazetelerden okuduğunuz gibi şirketimiz grev nedeniyle büyük bir zarara uğradı. Bu nedenle ofise gelmek zorunda olmadığı halde normal maaş ödediğimiz çalışanlarımızdan yardım istedik. Bilmeniz gerekir diye düşündük.

S. PM

*

Sayın Bay,

Size şirketimiz adına sahte ve uygunsuz mektuplar gönderen bir çalışanımız olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz. Kendisine kovulduğunu ve yerine sizi alacağımızı ilettik. Büyük bir öfkeyle ve küfürler eşliğinde, sizi bulmaya gittiğini ve kafanızı bir ceviz gibi kıracağını söyleyerek çıktı. (Bazılarımız ceviz değil fıstık dediğini iddia ediyor, çoğunluk ise ceviz dediğine emindi) Evinize geldiğinde lütfen kendisine şaka yaptığımızı sizi hiçbir zaman işe filan almayacağımızı söylediğimizi iletir misiniz?

S. PM

The New Yorker / Haziran 2001 / çev: bCy

Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi