.

Babamla İstiklal caddesinde yürüyoruz. Babamın birkaç arkadaşıyla buluşacağız. Onlar Asmalımescit’te oturmuşlar şimdiden, bizi bekliyorlar. “Asmalımescit’te nerede” diye soruyorum babama, orada bir sürü meyhane var, hepsine bakmayalım tek tek. Bilmiyoruz. Babam telefon ediyor, Beyoğlu’na geldiğimizi bildiriyor, onlar da oturdukları yerin adını söylüyorlar. Babam anlayamıyor bir türlü. “Neresi” diye tekrar tekrar soruyor. “Bana versene telefonu” diyorum, “bilirim oraları”. Duymazlıktan geliyor, “bir daha söyle” diyor telefona. Sonunda “tamam, tamam” diyor, kapıyor telefonu. “Neresiymiş” diyorum. Bana dönüyor ve şaşkın gözlerle diyor ki: “Fasıl-ı Kaos”.

Olur mu olur, diyorum kendi kendime. “Kaos Faslı” anlamında Osmanlıca tamlama. Bir nevi Osmanlı-Klingon ittifakı. Fasl-ı Kaos olmalıydı aslında, ama belki “Fas’lı” diye anlaşılmasın istemişlerdir. Mazur görüyorum. Kafamda canlandırmaya çalışıyorum. Bir müzik çalıyor, elektronik ritmler üstüne reverbi yüksek, glissandosu bol bir keman taksimi, hicaz makamında… Yok yok, sabâ makamında… Loş bir ortam… Duvarlarda şeytani figürler… Rakının yanında menemen getiriyorlar. Şimdiden sevdim mekanı.

Asmalımescit kalabalığına dalıyoruz. Ben meşum meyhaneyi bulmak için tabelalara bakmaya çalışıyorum. Üst katlarda da olabilir, böyle bir yer düzayak olacak değil ya! İleri geri bir tur yürüyoruz, bulamıyoruz. O sırada babam arkadaşlarını görüyor, Pasific House adlı bir barda oturuyorlar. Pasific House…

, 12 Mayıs
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi