.

Anh Hung Tran’ın Cyclo‘ sunu bir festivalde izlemiştim. Ankara’da Kavaklıdere Sineması vardı o zaman. Akşam seansıydı. Salonda birkaç kişiydik.
Film başladıktan sonra usul usul bir salgın hastalığın perdeden salona yayılmaya başladığını hissettim. Projeksiyondan büyüleyici bir ışık ve ses bulutu salona doğru üfleniyordu sanki. Böyle şeyler nadir olur hayatta. Delirirsem bir film yüzünden delireceğimi hiç aklıma getirmemiştim. Kafamdaki her şey siliniyor gibiydi. Arada bir arkaya dönüp aynı şeyler diğer insanlara da oluyor mu diye baktım. Aptal gibi gidip en öne oturmuştum.
Nihayet son jenerik akmaya başladı. Hemen sokağa attım kendimi. Dışarıda kuru ayaz vardı, Ankara’nın kuru ayazı. Üşümek iyi geldi, kafamı toparladım. Tunalı bomboştu. Bakanlıkta çalışan memurlar, karılarının tombul memelerine sarılıp uyumuşlardı. Esat Dörtyol’ dan Akay’a yürüdüm.
Çok zaman sonra Kızılay’daki pasajlardan birinde filmin VCD’sine rastladım. Tam satın alacakken vazgeçtim son anda. Filmi bir daha izlemedim. O gün bugündür…

, 10 Ekim
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi