.

Stop and search

Hem de kızlı, erkekli!
İstanbul trafiğini arabalarını yan çevirip durdurarak felç eden Geziciler, Marmaray’ı ise imdat frenini çekerek sabote ediyor! Söylemler tamamen zıvanadan çıkmış durumda. Gezi, iktidar için tam anlamıyla seçilmiş bir travmaya dönüştü.
“Kızlı, erkekli…” diyerek bir konuşmaya başlamak, “Yanıma yürüyerek bir kız insan geldi ve konuşarak dedi ki…” diyerek konuşmaya başlamak kadar anlamsız ve tüyler ürpertici.
İktidar kendisine ahlaki bir yörünge arıyor. Kadınların doğurma biçimlerini, korunma yöntemlerini, çocuk sayılarını, başını örtme tarzlarını, vapur ve metrolarda ve (şimdi de) evlerde erkeklerle yaptıklarını/yapacaklarını belirlemeye çalışmaktan gayrı bir eksen de bulamıyor/kuramıyor. İktidar, bu ahlaki yörüngeyi  yönetimde yer alan erkeklerinin parayla kurdukları ilişkide, yaptıkları çeşitli basın açıklamalarındaki pervasızlıkta, polisin emekçilerin hak arayışlarını karşılayış biçiminde, öğrencilerin çeşitli seçme sınavlarında olup biten ‘sehven’ anormalliklerde, kamunun çeşitli ihalelerinde-özelleştirmelerinde yapıldığı iddia edilen rüşvet ve yolsuzluklarda,  sahte “kasetler” yüzünden hapse atılan masum insanlara yapılan zulümde ya da El Kaide’ye yapıldığı iddia edilen himaye ve desteklerde arayabilirdi. Tercihi bu şekilde olabilirdi. Olmuyor ya da olamıyor anlaşılan. Kadınlardan başka ahlak vurgusu ile ele alınacak tek bir değer kalmadı mı yoksa bu ülkede?
İktidara dahil olan erkeklerin ve bu erkeklere katılan kadınların on yılı aşkın süre içinde yapıp ettikleri her şeyin, ama her şeyin ya büyük bir başarı ya da büyük bir mağduriyet dalgası halinde algılatılmaya çalışılmasından sonra söylemler gelip “Kızlı,erkekli merdivenden indiler, yemek yediler, evlerde kaldılar…” a  dayanıyorsa  belli ki ortada çok büyük bir düş kırıklığı ve öfke var. Oysa yeni bir cihan imparatorluğu girişiminde ve bu girişimde yaşanan büyük siyasi hezimette sokaktaki insanların (kızlı, erkekli) hiçbir suçu ve sorumluluğu yok. Ancak bu öfke yanlış adrese yönelmeye devam edecek gibi. Bu seçilmiş travma belli ki artık iyileşmeyecek, daha da garip ve trajikomik boyutlara ulaşarak yayılacak. Bu süreçten mutlu ve birbirleriyle asgari düzeyde iyi geçinen insanlardan oluşan bir toplum çıkmayacağı çok açık. Ve son gelişmelerle de toplumun iki ayrı yakasının birbirleriyle çatışacakları dar ve karanlık bir yola doğru sürüklenmekte olduğu da görülmekte. Laikçilerin belli bir yere kadar taşıdığı zıtlaşmayı, kişisel emelleri için kutsal değerleri  kullananlar (‘dindar’ demeye dilim varmıyor) başarıyla şiddetlendirmeye çok yakın!

Basit sorular:

“Kızlı, erkekli… diye sataşmaya başlarken ‘karılı, kocalı, çocuklu’ oturanların ideal olarak görülüp referans alındığı anlaşılıyor, öyleyse bu ülkedeki aile içi ensest oranı nedir?
Kadınlar dile gelse bu ülkenin caddelerinde başı dik yürüyen ‘adam’ sayısı acaba kaça iner?
Erkek arkadaşıyla oturup yemek yemekte olan reşit bir genç kızın evine, ona göz koymuş ve beklentilerine karşılık bulamamış haset dolu orta yaşlı ve evli üst kat komşusunun ihbarı üzerine yapılacak operasyona acaba hangi polis birimleri katılacak?
Terörle mücadele kapıyı kırarak ellerinde silahlarla mı girecek?
Evde cürüm sırasında yakalan(a)mazlarsa –prezervatif, doğum kontrol hapı vb.- suç delili araştırması mı yapılacak?
Genç kız yakın zamanda arkadaşı ile cinsel ilişki kurup kurmadığının saptanması için kelepçelenerek muayeneye mi götürülecek?
Operasyon sırasında, ilişkinin itirafı halinde acilen imam nikahı kıyması için bir imam da bulundurulacak mı?
Polis bu ülkede günde ortalama kaç bin adet bu türden ihbar alacak ve bu tür operasyondan yapacak?
Operasyonun zeminini hazırlayan ve önceden vaz’edilip sonradan yazılan ‘hukuki’ düzenlemede ‘ibret-i alem’ için ne yazacak?
Erişkin insanların kendilerine ait mekanlarda ‘kızlı, erkekli’ oldukları için baskına uğrayabileceği bir ülkede yasaların teminatı altında herhangi bir hayat alanı kalmış mıdır?
Böyle bir ülkedeki rejime -ülke içinde açıkça söylenemese de- dünyanın diğer yerlerinde kısaca ne derler?

, 6 Kasım
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi