.

O pazartesi karnımın ağrısından okula gitmemiştim. Aslında karnımın ağrısı okula gitmemek için bir bahaneydi, fakat bunu sesli dile getirmemle kendimi rolüme kaptırmam bir oldu. O gün iki kez kustum. İlkinde sucuk –sabah 9’da kahvaltıda yemiştim-, ikincisinde makarna –bizim evde öğle yemekleri sadece benim için hazırlanır ve makarna ile patates vazgeçilmezlerimiz arasındadır-. Sucuk kusmak berbat bir şey. Baharatlı olduğu için kustuğunuz zaman boğazınız yanıyor ve boğazınızdaki acı tat uzun bir süre geçmiyor. Keşke sucuk yiyip biftek kusabilsek ama bu pek mümkün değil, hem böyle bir atasözümüz neden yok sahi?

Günlerden pazartesiydi ve saatim üçü gösteriyordu. Saatimin kurma kolu bozuktu, saatler geriye alınalı bir hafta olmuştu; saat ikiydi. Günde herhangi bir sorun yok, günler geriye ya da ileriye alınmazlar ya da kurma kolları bozulmaz. Günlerden pazartesiydi, saatim üçü gösteriyordu, saat ikiydi.

Koltuğa uzanmış televizyon izliyordum. Bir kanalda birilerini bulmaya çalışan bir kadın, bir kanalda başka birilerini bulmaya çalışan başka bir kadın, bir diğer kanalda, birilerine uygun birilerini bulmaya çalışan çok başka bir kadın vardı. Her şey olması gerektiği gibiydi. Gündüz kuşağında birileri bir şeyler aramıyorsa, ortada doğru gitmeyen bir şeyler vardır. Tarihimizde gündüz kuşağımıza saldırılan üç dört büyük olay vardır ve bunlar bizim Pearl Harbor’ımız, bizim 11 Eylül’ümüzdür.

Zaplamayı bıraktım ve bir kanalda kaldım. Ekranda kırk gündür kayıp olan bir lise öğrencisi vardı. Fotoğrafını görmeliydiniz. O fotoğrafı çektirdiği an kaybolmuştu sanki. Otobüs duraklarında, elektrik direklerinde görebileceğiniz sıradan fotoğraflardan biriydi ve çocuk kaybolmadan o fotoğrafı görme imkânım olsa, ailesini uyarır “Çocuğunuz kaybolabilir, aman dikkat” derdim. Adı Eray’dı, on altı yaşından gün alalı on gün olmuştu, kayıp günlerinden biri, doğum günüydü. Ben on üç yaşımdan gün almıştım, doğum günümde kayıp değildim, evimde pasta kesiyordum.  Eray’ın annesi televizyon programından çocuğunu kaçıranlara sesleniyordu ve çokbilmiş sarışın abla kaçıranlara yaptıklarının suç olduğunu tekrar ve tekrar hatırlatıyordu.  ‘Programın adı Kaybedenler Kulübü olmalı’ diye düşündüm ve izlemeye karar verdim.

Eray’ın akrabaları onun ne kadar da zeki bir çocuk olduğundan bahsederken, annem bana kısır ve çay getirdi. Kısır yiyor, çay içiyor, gündüz kuşağında kayıp aranıyor programları izliyordum ve henüz evdeki ilk günümdü. Tanrım, bana neler oluyordu böyle? Kendime olan saygımdan kısır yemeyi reddettim, on saniye sonra kapıdan komşularımızın gireceğinden habersizdim.

Komşular büyük bir gürültüyle salonumuza girdiklerinde koltukta uzanıyordum ve elimde küçük çay bardağını tutuyordum. Girmeleriyle salona olağanın üstünde bir gürültü hakim oldu; kadınlar aynı anda, farklı şeyler söylüyorlar, yine de birbirleriyle çok iyi iletişim kurabiliyorlardı. Annem kısır ve poğaça servisine başladığında manzara şuydu; yüksek desibelli kahkahalarla gülen ve bağırarak konuşan on kadın ve televizyonda ağlayan ve sesi duyulmayan Eray’ın annesi.

Birkaç dakika bu ortama ayak uydurmaya çalışsam da başaramayıp odama çekilmek zorunda kaldım. O gün kısır yemediğim için bir daha kusmadım ve ertesi gün okula gittiğimde yaptığım tek şey, çocuklara annemin komşularla yaptığı kısır partisini anlatmak oldu. Eray aklıma bile gelmedi, hayatımda bir yer etmedi, bulunup bulunmadığını hiçbir zaman öğrenmedim.

İki gün sonra, okuldaki bir evrak için annemden iki adet vesikalık fotoğraf istendi. Annemle beraber fotoğrafçıya gitmemiz gerekti ve kafamı biraz sola yatırmam, biraz daha sola yatırmam ve dik durmam.  Fotoğrafı çektirdikten sonra kendime baktım ve Tanrım, o programdaki kayıp çocuklardan biri bendim.  Fotoğrafı görür görmez annemi uyardım, “Anne,” dedim, “ben galiba kaçırılacağım. Yani, vaziyet öyle gösteriyor.” Annem televizyon programından etkilendiğimi düşünmüş olacak ki pek umursamadı. Oysa ben fotoğrafımın basına yansıması durumunda, beni bulmak için hemen harekete geçecek binlerce kişi olduğundan emindim. Sonuçta bu kadar otobüs durağı yanılıyor olamazdı, ve elektrik direkleri, ve kırk gündür kayıp olan Eray.

 

, 28 Ocak
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi