Altın Koza Film Festivali ertelenince Türkiye’ye gelemeyen Filistinli yönetmen Kemal Aljafari’ye ulaştık. Aljafari: Ambargoyla Gazze dünyanın en büyük hapishanesine dönüştü.
Filistinli Kemal Aljafari, ertelenen (dün eylül ayında yapılacağı açıklandı) Adana Altın Koza Film Festivali’ndeki ‘Filistin: Barışa Hasret’ bölümünde yer alan Hatıralar Limanı / Port of Memory filminin yönetmeni. İnsani yardım için Gazze’ye giden Mavi Marmara gemisine İsrail komandoları tarafından saldırılar olmasaydı, içinde bulunduğumuz şu günlerde Türkiye’ye gelecek filminin gösterimine katılacak ve Gazze’de yaşananları anlatacaktı. Ama olmadı. Saldırılar sonucunda festival ertelendi. 1972 doğumlu yönetmen Irak’a Gidin / Visit Iraq (2003) adlı kısa filmi ve İsrail’de yaşayan Filistinliler’in tarihini ve her gün maruz kaldıkları baskıları anlattığıÇatı / The Roof (2006) filmiyle tanınıyor. Filistin’de yaşamını sürdüren Aljafari’ye ulaştık. Festivale gelseydi, Türkiye kamuoyuna anlatacaklarını sorduk. Aljafari de yaşanan olaylar ışığında adeta SABAH’a içini döktü.
HAPİSHANEDEN DAHA BETER: “Gazze’de hapistekinden de beter bir yaşam sürüyoruz. Çünkü hapishanede en azından günde üç öğün yemeğiniz, suyunuz verilir, elektriğiniz vardır ve sizi hayatta tutacak kadar tıbbi yardım alabilirsiniz. Durduk yere gökyüzünden üzerinize bomba yağmaz. Birileri sizi ziyaret edebilir. Dahası belki bir günlüğüne izin alıp hapishaneden çıkabilirsiniz. Biz bunlara bile sahip değiliz. Gazze şu anda 1.5 milyonun üzerindeki nüfusuyla dünyanın en büyük hapishanesi. Öyle bir yer ki, insanlar ölüme terk edilmiş. Ve hiç kimse yardım edemiyor. Ne Kızıl Haç, ne Birleşmiş Milletler (BM) hiç kimse… Birileri yardım etmeye çalıştığındaysa uluslararası sularda katlediliyor. Şu anda ambargo kalksa bile 21. yüzyılın en büyük sorunu olan bu durum devam edecek.”
GAZZE’DE KAĞIT BİLE YASAK: “Gazze’deki insanlar yasa dışı yollarla hayatta kalabiliyor. İsrail’in öyle uzun bir ‘ülkeye sokulamayacak yasak şeyler’ listesi var ki, insanların çoğu tünellerden ve gizli yollardan ülkeye kaçak yiyecekler ya da mallar sokmaya çalışıyor. Özgürlük Filosu’ndaki insanlar, Gazze’ye kağıt bile getiriyorlardı. Bir düşünün Gazze’de kağıt bile yasak. Gazze ve Filistin’in genelinde yaşanan kuşatmayı kırmak, sadece BM’nin değil, kendine saygı duyan dünyadaki tüm parlamentoların sorumluluğudur. Ve şimdi, tüm bu sorumluluk yerine getirilemediği için, 40 ülkeden insanlar, Gazze’deki kuşatmayı kaldırmaya çalışırken uluslararası sularda öldürülüyor! Mavi Marmara’da yaşananlar bir trajedi. Ama bu yardım gemilerinin gelmesi Gazze’lileri çok mutlu etti. Hapistekiler ziyaret edildikleri, hatırlandıkları ve mektup alabildikleri için çok mutlu olur ya Gazze’dekiler de bu yardım gemilerinin gelmesiyle benzer duyguları yaşadı.”
İSRAİL HEP YAKAYI SIYIRDI: “Umarım bu son derece trajedik ve korkunç durum Gazze’deki kuşatma konusunda biraz olsun değişikliğe neden olur. Elbette son vermesini de isterim. Ama geçmişten ders alacak olursak, İsrail neredeyse her türlü suçu işledi ve hepsinden de yakayı sıyırdı! Geçen yılki savaşta Gazze’de ya da üç yıl önceki savaşta Lübnan’da öldürülen binlerce insanı hatırlatmaya gerek var mı? Ama İsrail sadece insanların kısa süreli hafızalarında yer ediyor. Bir haftaya Dünya Kupası’nın başlayacağını duydum. O zaman Gazze’deki insanları kim hatırlayacak? Gazze hapishanesindeki insanların gündelik yaşamı artık haber olmayacak!”
KENDİ KENDİMİZİ SUSTURMAYALIM: “Altın Koza’nın ertelenme kararını anlayabiliyorum. Sevdikleri yaralanan, ölen ya da kaybolan ailelerin acılarını paylaşıyorum. Bu çok büyük bir suç ve anlayış gösterilmemesi gerek. Ama prensip olarak, savaş zamanında olsa bile hayatın ve kültür sanatın ilerlemeye devam etmesinden yanayım. Eğer festival devam etmiş olsaydı ‘Filistin: Barışa Hasret’ bölümünün göreceği ilgiyi bir düşünün. Kendi kendimizi susturmamamız gerektiğini düşünüyorum.”
FİLİSTİN’DE SİNEMACI OLMAK ÇOK ZOR: “Gazze’de çok az sayıda sinemacı var. Eğer fotoğrafçı ya da kameramansanız nişancılar tarafından kurşunlanmanız ya da bombalarla öldürülmeniz an meselesi.”
TÜRKLERİN DESTEĞİ UNUTULMAZ
“Filistinliler Türklerin desteğini sonsuza kadar hatırlayacak. Filistinlilerin sadece Türklerin değil dünyadaki tüm ulusların desteğine ihtiyacı var. Bence Türkiye bu davranışıyla pek çok Arap ülkesinin yapamadığını yaptı, ‘oyunu İsrail’in kurallarıyla oynayacaksınız’ denmesine karşı çıktı. Açıkçası diğer uluslar da Filistin’in bu durumuna karşılık büyük bir ahlaki sorumluluk taşıyor.”
İŞGAL SONA ERMEDEN BARIŞ OLMAZ
“İsrail ve Filistin arasındaki bu sorunlar nasıl çözülebilir, nerden başlanması gerek, gerçekten bilmiyorum. Bu işgal sona erdiğinde ve Filistinliler diğer insanlarla eşit insani haklara sahip olduğunda, işte ancak o zaman bir arada yaşamaktan ve barıştan söz edebiliriz. Sadece İsrail ve Filistin’in arasının değil, İsrail ve dünyadaki diğer tüm toplumların arasının düzelmesi ve insanların normal şekilde bir arada yaşayabilmesi için birkaç kuşak geçmesi gerek.”
Haber 09.06.2010 tarihli Sabah Gazetesi’nden alınmıştır. OLKAN ÖZYURT’a teşekkürler.


















