.
ÇETE BÜYÜYOR…

Arşiv

Frank Sinatra’nın sesiyle üne kavuşan “My Way” şarkısını bilmeyen yoktur. Belki seveni de çoktur, artık nesini beğeniyorlarsa… Marş gibi yükselen lirik bir ezgisi vardır. Hiç sevmem. Elvis de söylemiş. O kokaindan semirmiş sürekli tere boğulan son demlerinde.

Shostakovich galiba, ideolojisiz müzik yoktur, demiş. “My Way” de bence bu söze oturan bir örnek… Hoş Shostakovich’in My Way’i müzikten bile saydığını sanmam ama…

My Way’i sevmem çünkü nerede bir kalantor, kazma kılıklı bir iş adamı ya da siyasetçi emekli olsa birileri fonda My Way’i çalarak onu sahneye davet eder. Şarkının sözleri de, burnumun doğrusuna gittim, zaman zaman boka saplandım ama işte talih bana güldü, artık kostaklanabilirim gibi şeyler içeriyor…

Tam anlamıyla bir yozlaşma şarkısıdır My Way. “Bu adam her şeyi tek başına başardı” geyiğini beslemekten başka işe yaramaz; halbuki bir teşkilat, bir aile, bir arkadaş ağı içinde olmasa o adam da, sayısı milyonları bulan diğerleri gibi saplandığı yerde bir ömür geçirebilirdi. Bencillik ve kendini fasulye gibi nimetten saymanın şarkısıdır.

Bir de şu var: My Way’i fonda çalanlar da muhtemelen sahneye çıkana, kendini “Sen yıllardır malı götürdün; şimdi sıra bizde!” demektedir. Aynı zamanda bir tasfiye şarkısıdır My Way… Bir çeşit cenaze marşıdır. Ama arkasından çalınan kişiyle gırgır geçen, inceden madara eden bir şarkı.

Bir gün bir yerde sahneye çıkarken fonda “My Way” çaldığını işitirseniz, bu sözler aklınıza gelsin.

Selçuk Orhan, 16 Mayıs
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi