<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Afili Filintalar &#187; Murat Uyurkulak</title>
	<atom:link href="http://www.afilifilintalar.com/index.php/yazar/uyurkulak/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.afilifilintalar.com</link>
	<description>Çete büyüyor...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Sep 2010 20:34:21 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yazar ve İnsan Hakları Savunucusu Doğan Akhanlı Haksız Yere Tutuklandı</title>
		<link>http://www.afilifilintalar.com/index.php/yazar-ve-insan-haklari-savunucusu-dogan-akhanli-haksiz-yere-tutuklandi</link>
		<comments>http://www.afilifilintalar.com/index.php/yazar-ve-insan-haklari-savunucusu-dogan-akhanli-haksiz-yere-tutuklandi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 14:05:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Uyurkulak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.afilifilintalar.com/index.php/yazar-ve-insan-haklari-savunucusu-dogan-akhanli-haksiz-yere-tutuklandi</guid>
		<description><![CDATA[2001 yılından beri Federal Almanya Cumhuriyeti vatandaşı olan, tanınmış yazar Doğan Akhanlı İstanbul’da havalimanında tutuklandı ve Metris askeri cezaevine nakledildi. Akhanlı 1991 yılında terk ettiği Türkiye’ye ilk kez dönüyordu. Amacı sağlık problemleri yaşayan babasını ziyaret etmekti. Savcılık Akhanlı’yı, 1989 yılında İstanbul’daki bir döviz bürosuna yönelik ve bir kişinin de öldüğü bir soyguna iştirak etmiş olmakla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/08/771px-Dogan_Akhanli_9279.jpg" rel="lightbox[7079]"><img class="size-full wp-image-7078 aligncenter" src="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/08/771px-Dogan_Akhanli_9279.jpg" alt="" width="577" height="450" /></a>2001 yılından beri Federal Almanya Cumhuriyeti vatandaşı olan, tanınmış yazar Doğan Akhanlı İstanbul’da havalimanında tutuklandı ve Metris askeri cezaevine nakledildi. Akhanlı 1991 yılında terk ettiği Türkiye’ye ilk kez dönüyordu. Amacı sağlık problemleri yaşayan babasını ziyaret etmekti. Savcılık Akhanlı’yı, 1989 yılında İstanbul’daki bir döviz bürosuna yönelik ve bir kişinin de öldüğü bir soyguna iştirak etmiş olmakla suçluyor. Akhanlı bu suçlamayı ve bu soygunla herhangi bir ilgisi olduğunu kararlı bir biçimde reddetmektedir. Avukatları Haydar Erol (İstanbul) ve ilyas Uyar (Köln), savcılığın ortaya koyduğu delillerin her türlü dayanaktan yoksun olduğunu belirtmektedirler.</p>
<p style="text-align: justify;">Gerçekten de Akhanlı’yı 1992 yılında suçlamış olan ilk tanığın ağır işkence altında ifade verdiği doktor raporuyla da saptanmıştır – bu ifade hukuki kriterler içinde kullanılamaz. Bu nedenle polis, olay mahalli tanığı ve kurbanın oğlu olanikinci bir tanığa yalnızca Akhanlı’nın fotoğraflarını göstermiş ve kendisini fotoğraflardaki şahsın faillerden biri olabileceği yönünde bir ifade vermeye yönlendirmiştir. Bu ifade de hukuksal ölçüler içinde yürütülen bir sorgulamada Doğan Akhanlı’nın tutuklanması için yeterli olamaz; tanığa, kişiyi teşhis edebilmesi için en azından çok sayıda kişinin fotoğraflarının gösterilmesi gerekirdi. Hukuksal bir işlem çerçevesinde, suçlanan kişinin ağır sorgulama ihmalleri nedeniyle derhal serbest bırakılması gerekirdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Görevdeki sorgu hakimi, Akhanlı’nın tutuklanmasını 10. 08 2010 tarihinde, 20 dakikalık bir sorgunun ardından onaylamıştır. Tutukluluk haline yapılan ilk itiraz 20 Ağustos 2010 tarihinde reddedildi. Doğan Akhanlı’nın tutuklanmasına neden olan ifade, kendisinin 6 yıl 11 ay önce çekilmiş bir fotoğrafına dayandırılan ve 1992 yılında düzenlenmiş olan bir teşhis tutanağıydı. Akhanlı’yı teşhis ettiğini söyleyen kişi, 13.08.2010 tarihinde bu ifadesini geri aldığı halde, savcılık aynı gün Akhanlı’nın İstanbul’dan Tekirdağ’a nakline karar verdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durum avukatların, Almanya konsolosluğu yetkililerinin ve akrabalarının tutukluyu ziyaret etmelerini güçleştirmekte, hatta imkansız hale getirmektedir. Avukat Haydar Erol’un tutukluluk haline karşı yaptığı ikinci itiraz da 24.08 günü reddedildi. Akhanlı, hakkındaki suçlamalara ilişkin kısmen bilgi sahibiydi ve bu nedenle Almanya’dan ayrılmadan önce, tutuklanması halinde kendisine destek vermeleri için avukatlarını ve bazı arkadaşlarını bir tedbir olarak bilgilendirmişti. Bu nedenle bizler, yetkili hakimlerin ellerindeki iddia ve olguları, hukuk devletine yakışan bir özenle değerlendirmeleri gereğini önemle vurguluyoruz. Savcılığın son derecede kuşkulu yöntemlerle yürüttüğü soruşturma sonucunda gerçekleşen keyfi tutukluluk halinin sonlandırılmasını bekliyoruz. Böyle bir soruşturma süreci demokratik bir Türkiye’ye yakışmamaktadır.</p>
<p>Doğan Akhanlı’nın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz.</p>
<p>İrtibat için: Köln, den 20.8.2010 Albrecht Kieser, Rheinisches Journalistenbüro, Merowingerstrasse 5-7, 50677 Köln, Tel. 0221/317091. Albrecht.Kieser@rjb-koeln.de</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.afilifilintalar.com/index.php/yazar-ve-insan-haklari-savunucusu-dogan-akhanli-haksiz-yere-tutuklandi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sivil at&#8230;</title>
		<link>http://www.afilifilintalar.com/index.php/sivil-at</link>
		<comments>http://www.afilifilintalar.com/index.php/sivil-at#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Aug 2010 15:20:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Uyurkulak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.afilifilintalar.com/index.php/sivil-at</guid>
		<description><![CDATA[işadamı derneklerinin üsluplarına dikkat ettiniz mi? nasıl bir özgüven öyle, nasıl bir netlik ve sertlik&#8230; &#8220;biz şöyle yapmayız, biz şöyle yapmayız&#8221; gibi laflar&#8230; meşhur hintli muhalif arundathi roy, &#8220;sivil toplum örgütleri yeni truva atı&#8221; derken bir şey mi anlatmak istiyor bilemedim&#8230;
bildiğim tek şey, sivil toplum örgütü dediğin mevzunun bile sınıfı var&#8230; mesela bir sendika eskaza, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>işadamı derneklerinin üsluplarına dikkat ettiniz mi? nasıl bir özgüven öyle, nasıl bir netlik ve sertlik&#8230; &#8220;biz şöyle yapmayız, biz şöyle yapmayız&#8221; gibi laflar&#8230; meşhur hintli muhalif arundathi roy, &#8220;sivil toplum örgütleri yeni truva atı&#8221; derken bir şey mi anlatmak istiyor bilemedim&#8230;<br />
bildiğim tek şey, sivil toplum örgütü dediğin mevzunun bile sınıfı var&#8230; mesela bir sendika eskaza, &#8220;mülkiyeti reddediyoz lan&#8221; dese canına okurlar&#8230; tüsiad, müsiad, vesair malum odalar-dernekler kendi menfaatleri doğrultusunda istediği beyanatı verebilir ama&#8230;<br />
öyle çok bilgili olduğumdan değil, çok emin olduğumdan da değil, ama hissediyom: devrim lazım ve kıymetli bir arkadaşımın da dediği gibi: &#8220;&#8221;beyler! foklar katlediliyor. lütfen kesişmeyi keser misiniz?&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.afilifilintalar.com/index.php/sivil-at/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>soy&#8230;</title>
		<link>http://www.afilifilintalar.com/index.php/soy</link>
		<comments>http://www.afilifilintalar.com/index.php/soy#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Aug 2010 16:00:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Uyurkulak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.afilifilintalar.com/index.php/soy</guid>
		<description><![CDATA[hakan albayrak&#8217;ı çete&#8217;den tanırım&#8230;
&#8220;hakan albayrak kitabı&#8221;ndan&#8230;
1990&#8242;ların başında, kürt arkadaşlarımız üniversite kantinlerinden bir bir yok olurken, üzerinde dostoyevskiler, kafkalar olan okuma masaları açan nur yüzlü arkadaşlarımızı günün birinde fakülte tuvaletinde polis tarafından asılmış bulurken, ağır öfkeye ve içine kapanmaya çok hazırken yani, &#8216;başkalarının&#8217; da olduğunu, &#8216;başkalarının&#8217; da öfkelendiğini göstermişti bize&#8230;
bunu niye yazıyorum bilmiyorum.
bende hasıl olan bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>hakan albayrak&#8217;ı çete&#8217;den tanırım&#8230;<br />
&#8220;hakan albayrak kitabı&#8221;ndan&#8230;<br />
1990&#8242;ların başında, kürt arkadaşlarımız üniversite kantinlerinden bir bir yok olurken, üzerinde dostoyevskiler, kafkalar olan okuma masaları açan nur yüzlü arkadaşlarımızı günün birinde fakülte tuvaletinde polis tarafından asılmış bulurken, ağır öfkeye ve içine kapanmaya çok hazırken yani, &#8216;başkalarının&#8217; da olduğunu, &#8216;başkalarının&#8217; da öfkelendiğini göstermişti bize&#8230;<br />
bunu niye yazıyorum bilmiyorum.<br />
bende hasıl olan bir tür mide bulantısını hakan albayrak&#8217;ın tak tak yazmasındandır belki&#8230;<br />
dikkat edelim: zalim pervasız bir ırkçıya dönüştüğünde iyice berbat bi şey oluyo&#8230;<br />
zulmün üzerine saygısızlık, kibir, iyice çekilmez bi şey oluyo&#8230;<br />
bu adamlar insanı terörist yapar namussuzum&#8230;<br />
soy mu? soyunuz batsın!<br />
aşşağılık herifler sizi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.afilifilintalar.com/index.php/soy/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>pol-an-ski&#8230;</title>
		<link>http://www.afilifilintalar.com/index.php/pol-an-ski</link>
		<comments>http://www.afilifilintalar.com/index.php/pol-an-ski#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 15:36:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Uyurkulak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.afilifilintalar.com/index.php/pol-an-ski</guid>
		<description><![CDATA[&#8216;Büyük yönetmen&#8217;e çocuk tacizi bile mübah&#8230;
Johann Hari
Yorum / 14/07/2010
Roman Polanski&#8217;yi savunanlar, ne söylediklerinin farkında değil. Pişmanlık duymayıp suçuyla övünen bir çocuk tecavüzcüsü, birkaç &#8216;iyi&#8217; film yönetti diye bu kişilerin ve &#8216;ulusal çıkar&#8217;ını düşünen İsviçre yüzünden serbest
Artık hepimiz biliyoruz. 44 yaşında bir adamsanız, ‘Hayır hayır hayır’ diye hıçkırarak ağlayan ve astım ilacı için yalvaran 13 yaşındaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetay&amp;ArticleID=1007877&amp;Date=16.07.2010&amp;CategoryID=99" target="_blank">&#8216;Büyük yönetmen&#8217;e çocuk tacizi bile mübah&#8230;</a></p>
<p>Johann Hari</p>
<p>Yorum / 14/07/2010</p>
<p>Roman Polanski&#8217;yi savunanlar, ne söylediklerinin farkında değil. Pişmanlık duymayıp suçuyla övünen bir çocuk tecavüzcüsü, birkaç &#8216;iyi&#8217; film yönetti diye bu kişilerin ve &#8216;ulusal çıkar&#8217;ını düşünen İsviçre yüzünden serbest</p>
<p>Artık hepimiz biliyoruz. 44 yaşında bir adamsanız, ‘Hayır hayır hayır’ diye hıçkırarak ağlayan ve astım ilacı için yalvaran 13 yaşındaki korkmuş bir kıza uyuşturucu verip anal yoldan tecavüz edebilir ve hiçbir ceza almayabilirsiniz. Tek yapmanız gereken iki şartı yerine getirmek: Kaçıp 15-20 yıl olay mahallinden uzak durmalısınız ve bazı iyi filmler yönetmelisiniz. Bu şartları yerine getiriyorsanız, sadece elinizi kolunuzu sallayarak dolaşmakla kalmazsınız, ‘cadı avı’ndan korunmanız için devasa bir kampanya yürütülür ve bir kahraman gibi alkışlanırsınız.<br />
Roman Polanski kaçmadan önce suçunu kabul etti ve yıllar sonra, sürgünde şişine şişine, bütün erkeklerin onun yaptığını yapmak istediğini söyledi. 1979’da kendisiyle söyleşi yapan bir gazeteciye kıkırdayarak şunları söylüyordu: “Birini öldürmüş olsaydım, bu durum basına bu kadar ilgi çekici gelmezdi, anlıyor musun? Fakat&#8230; kahretsin &#8230; genç kızlar. Yargıçlar genç kızları düzmek istiyor. Jüri üyeleri genç kızları düzmek istiyor. Herkes genç kızları düzmek istiyor!”<br />
Fakat anlaşılan İsviçre hükümeti bunu, Polanski’yi yargılanmak üzere ABD’ye iade etmek için yeterli bulmuyor. Paçayı sıyırabilmesi için yasada boşluk buldular, ‘ulusal çıkarların’ bir faktör olabileceğini de kabul ettiler. Bir İsviçre vatandaşı olarak, şunu söyleyebileceğimi sanıyorum: İsviçre’nin geçmişte ‘ulusal çıkarları’ korumak için yaptığı pazarlıkları hepimiz hatırlarız. Suçlulara yardımcı olup buna İsviçreli gerçekçiliği demek buralarda kökü eskiye uzanan bir gelenektir.<br />
Polanski’nin bırakılması için yürütülen kampanya, bir nesil önce alt edildiğini sandığım bir yaklaşımlar silsilesini tekrar devreye sokuyor. Oyuncu Whoopi Goldberg, bunun ‘bildik bir tecavüz’ olmadığını söylüyor. Bazıları iğrenç bir tavırla, kızın bakire olmadığını ima ediyor.<br />
13 yaşındaki bir kız daha önce taciz edilmişse, müstakbel tecavüzcüler için meşru hedef değil midir? Kampanyanın başını çeken Fransız filozof Bernard Henri-Levi, ‘Büyük Sanat’ tehlikeye girdiğinde, bir çocuğun biraz cinsel istismara maruz kalmasının kendisi için sorun olmadığını söylüyor. Şöyle yazıyor: “Polanski’nin yaptığından iğreniyor muyum? Onun davranışı beni ilgilendirmiyor. Benim derdim filmleri. Piyanist’i ve Rosemary‘nin Bebeği’ni seviyorum.”<br />
Tekrarlamaya değer: Bu kampanyanın başında, bir çocuğa uyuşturucu verip tecavüz etmenin, Mia Farrow’u hamile bırakan ‘Şeytan’la ilgili bir filme kıyasla ‘kendisini ilgilendirmediğini’ söyleyen bir adam var. Romancı Robert Harris, “Bu muamele korkunç” diyor. Harris çocuk tecavüzünden değil, çocuk tecavüzünü cezalandırma çabasından söz ediyor. Polanski’nin ‘lince’ tabi tutulduğunu savunuyor. Bu linççi güruh nerede? Benim bütün görebildiğim, sabırla yasaların uygulanması ve Polanski’nin adil, açık bir mahkemede yargılanması gerektiğini söyleyen insanlar. Bu lincin tam zıttıdır: Bu ölçülü adalettir.  Polanski’yi savunanlar ne söylediklerini anlıyor mu? Harris’in dört çocuğu var. Yarın öbür gün büyük bir yönetmen onlara uyuşturucu verip tecavüz ederse polisi arayacak mı, ya da bunu yapmanın ‘mide bulandırıcı’ olduğunu söyleyecek mi? Çocuklarını korumaya çalışan polisin ve savcıların ‘linççi bir güruh’ olduğunu mu savunacak? Tecavüzcü kaçarsa, 30 yıllık firarın ardından serbest bırakılması gerektiğini mi söyleyecek?<br />
Kampanya başarılı oldu. Yani Whoopi, Bernard ve Robert’e tebrikler: Pişmanlık duymayıp övünen bir çocuk tecavüzcüsü kısmen sizin sayenizde hesap vermeyecek. Zafer partisinde iyi eğlenin. Fakat belki kızlarınızı partiye götürmeyip evde bırakmak istersiniz. (13 Temmuz 2010)<a href="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/07/polanski-direc.jpg" rel="lightbox[6428]"><img class="aligncenter size-full wp-image-6427" src="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/07/polanski-direc.jpg" alt="" width="315" height="315" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.afilifilintalar.com/index.php/pol-an-ski/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>asgari&#8230;</title>
		<link>http://www.afilifilintalar.com/index.php/asgari</link>
		<comments>http://www.afilifilintalar.com/index.php/asgari#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Jul 2010 21:33:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Uyurkulak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.afilifilintalar.com/index.php/asgari</guid>
		<description><![CDATA[asgari ücret veren boşa çocuk seviyor&#8230;
asgari ücret veren nafile ayakkabı giyiyor&#8230;
asgari ücret veren haybeye cümle kuruyor&#8230;
haddim değil ama, 1 mayıs 2010 günü taksim meydanında uzaktan gördüğüm recep ihsan eliaçık&#8217;tan öğrendiğim kadarıyla, boşuna da namaz kılıyor&#8230;
allah bütün dünyaya böyle sert suratlı, güzel gülüşlü adamlar ihsan eylesin.
 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>asgari ücret veren boşa çocuk seviyor&#8230;<br />
asgari ücret veren nafile ayakkabı giyiyor&#8230;<br />
asgari ücret veren haybeye cümle kuruyor&#8230;<br />
haddim değil ama, 1 mayıs 2010 günü taksim meydanında uzaktan gördüğüm recep ihsan eliaçık&#8217;tan öğrendiğim kadarıyla, boşuna da namaz kılıyor&#8230;<br />
allah bütün dünyaya böyle sert suratlı, güzel gülüşlü adamlar ihsan eylesin.</p>
<p> <a href="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/07/ihsaneliacik.bmp" rel="lightbox[6364]"><img src="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/07/ihsaneliacik.bmp" alt="" class="aligncenter size-full wp-image-6363" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.afilifilintalar.com/index.php/asgari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Perelman denklemi&#8230;</title>
		<link>http://www.afilifilintalar.com/index.php/perelman-denklemi</link>
		<comments>http://www.afilifilintalar.com/index.php/perelman-denklemi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jul 2010 16:53:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Uyurkulak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.afilifilintalar.com/index.php/perelman-denklemi</guid>
		<description><![CDATA[
bu adamlardan sakallı olanı bir rus matematikçi: grigoriy perelman&#8230; dünyanın en önemli 7 probleminden biri sayılan poincaire varsayımı&#8217;nı çözdü&#8230; kendisine 1 milyon dolar ödül teklif edildi&#8230; reddetti&#8230; annesiyle birlikte yaşıyor&#8230; bir masası, bir sandalyesi ve kirli bir yatağı varmış&#8230; komşuları, onun evine sığındıkları için hamamböceklerinin kökünü kurutamadıklarından yakınıyor&#8230; opera ve yürüyüş tutkunu&#8230; 44 yaşında.
kabak kafalı  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/07/11023881.jpg" rel="lightbox[6211]"><img class="alignleft size-full wp-image-6209" src="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/07/11023881.jpg" alt="" width="240" height="300" /></a><a href="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/07/amd_ronperelman.jpg" rel="lightbox[6211]"><img class="alignright size-full wp-image-6210" src="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/07/amd_ronperelman.jpg" alt="" width="240" height="333" /></a></p>
<p>bu adamlardan sakallı olanı bir rus matematikçi: grigoriy perelman&#8230; dünyanın en önemli 7 probleminden biri sayılan poincaire varsayımı&#8217;nı çözdü&#8230; kendisine 1 milyon dolar ödül teklif edildi&#8230; reddetti&#8230; annesiyle birlikte yaşıyor&#8230; bir masası, bir sandalyesi ve kirli bir yatağı varmış&#8230; komşuları, onun evine sığındıkları için hamamböceklerinin kökünü kurutamadıklarından yakınıyor&#8230; opera ve yürüyüş tutkunu&#8230; 44 yaşında.<br />
kabak kafalı  olan ise ronald perelman&#8230; amerikalı bir yatırımcı&#8230; zor durumdaki şirketleri satın alıp sağını solunu yamadıktan sonra yüksek karlarla satmasıyla tanınıyor&#8230; bir nevi akbaba&#8230; bu şirketler arasında meşhur marvel comics de var&#8230; hayırsever de bi abimiz lakin&#8230; hayır işlerine son 10 yılda 200 milyon dolar bağışlamış&#8230; öte yandan fox tv tarafından büyük bir vatansever olarak nitelenmesine vesile olan yardımlar da yapıyor&#8230;  67 yaşında.<br />
bu iki adamın yüzüne ve yüzlerindeki ifadeye baktığımda hayatla ilgili çetin bir denklemi çözecek gibi oluyorum sanki&#8230; paylaşmak istedim&#8230; saygılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.afilifilintalar.com/index.php/perelman-denklemi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>hürmet sefil sefir&#8230;</title>
		<link>http://www.afilifilintalar.com/index.php/hurmet-sefil-sefir</link>
		<comments>http://www.afilifilintalar.com/index.php/hurmet-sefil-sefir#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 21:09:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Uyurkulak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.afilifilintalar.com/index.php/hurmet-sefil-sefir</guid>
		<description><![CDATA[mazlumun zalim karşısında itirafçı, soytarı, fahişe veya muhasip olmaya mecbur kalması bana çok koyuyo. koyuluk da bir tür soytarılık öte yandan. &#8216;öte yandan&#8217; ifadesi de zaten bok, tıpkı &#8216;ama&#8217; gibi&#8230;
çoğumuz biliyoruz aslında, sefil geldik sefil gidicez&#8230; bi adam gibi sevmeden, bi deli gibi tüfekkür edemeden&#8230; şanslı olanlarımız sırf ihtiyarladığı için bi bok sanılacak&#8230; bebenin ihtiyara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>mazlumun zalim karşısında itirafçı, soytarı, fahişe veya muhasip olmaya mecbur kalması bana çok koyuyo. koyuluk da bir tür soytarılık öte yandan. &#8216;öte yandan&#8217; ifadesi de zaten bok, tıpkı &#8216;ama&#8217; gibi&#8230;<br />
çoğumuz biliyoruz aslında, sefil geldik sefil gidicez&#8230; bi adam gibi sevmeden, bi deli gibi tüfekkür edemeden&#8230; şanslı olanlarımız sırf ihtiyarladığı için bi bok sanılacak&#8230; bebenin ihtiyara garanti alakası, hürmeti falan&#8230; bari adam gibi bi savaş olsa&#8230;<br />
marx, engels, lenin, roza ve troçki okumak iyidir bu havalarda, ferahlık verir.<br />
<a href="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/07/Zetkin_luxemburg1910.jpg" rel="lightbox[6204]"><img class="aligncenter size-full wp-image-6203" src="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/07/Zetkin_luxemburg1910.jpg" alt="" width="424" height="599" /></a></p>
<p>clara zetkin-rosa luxemburg (1910)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.afilifilintalar.com/index.php/hurmet-sefil-sefir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kırmızı kırmızı kırmızı</title>
		<link>http://www.afilifilintalar.com/index.php/kirmizi-kirmizi-kirmizi</link>
		<comments>http://www.afilifilintalar.com/index.php/kirmizi-kirmizi-kirmizi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 20:54:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Uyurkulak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.afilifilintalar.com/index.php/kirmizi-kirmizi-kirmizi</guid>
		<description><![CDATA[1
Bundan böyle düşünme hiç&#8230; Çünkü ışık kırmızı
Kimseyle konuşma aman&#8230; Çünkü ışık kırmızı
Nasları üzerinde tartışma sakın
Ne fıkhın, ne nahvın, ne sarfın, ne şiirin, ne nesrin
Çünkü lanetlidir akıl, iğrençtir, kötüdür.
2
Mumla mühürlü kümesini terk etme
Çünkü ışık kırmızı
Bir kadını veya bir fareyi sevme
Çünkü sevginin ışığı kırmızı
Duvara, taşa, koltuğa yanaşma
Cinsiyetin ışığı kırmızı çünkü.
Gizli kal.. Sineğe bile açma kararlarını
Bilgisiz kal.. Ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1<br />
Bundan böyle düşünme hiç&#8230; Çünkü ışık kırmızı<br />
Kimseyle konuşma aman&#8230; Çünkü ışık kırmızı<br />
Nasları üzerinde tartışma sakın<br />
Ne fıkhın, ne nahvın, ne sarfın, ne şiirin, ne nesrin<br />
Çünkü lanetlidir akıl, iğrençtir, kötüdür.</p>
<p>2<br />
Mumla mühürlü kümesini terk etme<br />
Çünkü ışık kırmızı<br />
Bir kadını veya bir fareyi sevme<br />
Çünkü sevginin ışığı kırmızı<br />
Duvara, taşa, koltuğa yanaşma<br />
Cinsiyetin ışığı kırmızı çünkü.<br />
Gizli kal.. Sineğe bile açma kararlarını<br />
Bilgisiz kal.. Ne zinaya ortak ol, ne yazmaya<br />
Yazmak suçundan ehvendir zina çağımızda..</p>
<p>3<br />
Düşünme, yurdun kuşlarını<br />
Ağaçlarını, ırmaklarını ve haberlerini<br />
Düşünme yurdun güneşine saldıranları<br />
Nasılsa gelir zorun kılıcı sabahleyin<br />
Gazete başlıklarında<br />
Manzume vezinlerinde<br />
Kahvenin telvesinde<br />
Karının kollarında uyuma<br />
Kanapenmin altında bulurlar çünkü<br />
Tan ağarırken ziyaretçilerin..</p>
<p>4<br />
Eleştiri yahut felsefe kitaplarına dalma<br />
Tan ağarırken gelen ziyaretçilerin<br />
Güve gibi yayılırlar kitap raflarına<br />
Karınca, sivrisinek ve süprüntü dolu fıçında kal<br />
Ayaklarından asılı kal kıyamete kadar<br />
Sesinden asılı kal kıyamete kadar<br />
Aklından asılı kal kıyamete kadar<br />
Fıçının içinde kal ki görmeyesin<br />
Şu tecavüze uğramış toplumun yüzünü..</p>
<p>5<br />
Sultana gitmeye kalkışırsan<br />
Yahut karısına yahut da<br />
Kölelerin etini yer gibi<br />
Balık, elma, çocuk yiyen<br />
Ülke güvenliğinden sorumlu hısmına<br />
Işığı kırmızı bulacaksın mutlaka..</p>
<p>6<br />
Bir gün okumaya kalkışırsan<br />
Hava durumunu, ölenlerin adlarını, suç haberlerini<br />
Işığı kırmızı bulacaksın mutlaka..<br />
Sormaya kalkışırsan fiyatını astım ilacının<br />
Çocuk ayakkabısının, domatesin fiyatını<br />
Işığı kırmızı bulacaksın mutlaka..<br />
Burç köşesini okumaya kalkışırsan bir gün<br />
Talihini öğrenmek için<br />
Petrolden önceki ya da petrolden sonraki<br />
Işığı kırmızı bulacaksın mutlaka..</p>
<p>7<br />
Sığınacak bir ev aramaya kalkışırsan kartondan<br />
Yahut savaştan kalma bir kadın, seni avutmaya razı<br />
Bir çift sarkık göğüs, kullanılmış buzdolabı<br />
Işığı kırmızı bulacaksın mutlaka..<br />
Sınıf öğretmenine sormaya kalkışırsan, Neden<br />
Arapları avutuyor bugün bozgun haberleri?<br />
Neden üst üste camlar gibi kırılıyor Araplar bugün?<br />
Işığı kırmızı bulacaksın mutlaka..</p>
<p>8<br />
Arap pasaportuyla yola çıkma<br />
Bir daha yolculuk yapma Avrupa&#8217;ya<br />
Biliyorsun Avrupa dar geliyor tüm düşkünlere<br />
Ey itilmiş, şüpheli, tüm haritalardan kovulan<br />
Ey büyük yaralar almış horoz<br />
Ey savaşmadan öldürülen<br />
Ey kanı akmadan boğazlanan<br />
Allah&#8217;ın ülkelerine yola çıkma, çünkü<br />
Korkakları görmekten hoşlanmaz Allah..</p>
<p>9<br />
Arap pasaportuyla yola çıkma<br />
Sıçan gibi bekle her havalimanında<br />
Çünkü ışık kırmızı<br />
High-roads&#8217;daki kumral satıcı kadına<br />
Düzgün bir dille<br />
Ben Mervan&#8217;ım, Adnan&#8217;ım, Sahban&#8217;ım deme<br />
Çünkü bu ad bir şey söylemez ona<br />
Çünkü senin tarihin, efendim, sahte bir tarih..</p>
<p>10<br />
Libidoya ilişkin kahramanlıklarınla şişinme<br />
Ne Susan, ne Jeanine, ne Colette<br />
Ne binlerce Fransız kadın bugün<br />
Okumuş değiller Zir ile Anter&#8217;in öyküsünü!<br />
Paris gecesinde gülerek görünme<br />
Hemen oteline dön.. Çünkü ışık kırmızı..</p>
<p>11<br />
Arap pasaportuyla yola çıkma<br />
Arap mahallelerinde üç kuruş için öldürürler seni<br />
Akşam acıkınca yerler seni<br />
Hâtem Tâi&#8217;ye konuk olma sakın<br />
Yalancıdır o, dolandırıcıdır<br />
Aldatmasın seni binlerce şaşkın<br />
Ve sandık sandık altın..</p>
<p>12<br />
Dostum<br />
Geceleyin tek başına dolaşma<br />
Arab&#8217;ın köpekdişleri arasında<br />
Sen evinde oturmakla kısıtlısın<br />
Soyu belirsiz birisin kendi toplumunda<br />
Dostum<br />
Allah Araplara rahmet etsin!!!</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Nizar Kabbani</p>
<p>Türkçesi: İbrahim Demirci<a href="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/06/nizar_kabbani_-_1944.jpg" rel="lightbox[6199]"><img class="aligncenter size-full wp-image-6198" src="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/06/nizar_kabbani_-_1944.jpg" alt="" width="305" height="340" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.afilifilintalar.com/index.php/kirmizi-kirmizi-kirmizi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>okuyalım okutalım&#8230; sungur savran! dolanık dimağlara birebir&#8230;</title>
		<link>http://www.afilifilintalar.com/index.php/okuyalim-okutalim-sungur-savran-dolanik-dimaglara-birebir</link>
		<comments>http://www.afilifilintalar.com/index.php/okuyalim-okutalim-sungur-savran-dolanik-dimaglara-birebir#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 20:40:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Uyurkulak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.afilifilintalar.com/index.php/okuyalim-okutalim-sungur-savran-dolanik-dimaglara-birebir</guid>
		<description><![CDATA[
türkiye&#8217;de sınıf mücadeleleri (1908-1980)- yordam kitap &#8211; 2010 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/06/savran.jpg" rel="lightbox[6197]"><img src="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/06/savran.jpg" alt="" width="270" height="390" class="aligncenter size-full wp-image-6196" /></a><br />
türkiye&#8217;de sınıf mücadeleleri (1908-1980)- yordam kitap &#8211; 2010 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.afilifilintalar.com/index.php/okuyalim-okutalim-sungur-savran-dolanik-dimaglara-birebir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erinaki&#8230;</title>
		<link>http://www.afilifilintalar.com/index.php/erinaki</link>
		<comments>http://www.afilifilintalar.com/index.php/erinaki#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Jun 2010 04:44:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Uyurkulak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.afilifilintalar.com/index.php/erinaki</guid>
		<description><![CDATA[09 &#8211; Track  9
(Rembetiko &#8211; Kostas Ferris &#8211; 1983)
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/06/09-Track-91.mp3">09 &#8211; Track  9</a><a href="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/06/rembetiko-ferris.jpg" rel="lightbox[5789]"><img class="aligncenter size-full wp-image-5788" src="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/06/rembetiko-ferris.jpg" alt="" width="622" height="268" /></a><br />
(Rembetiko &#8211; Kostas Ferris &#8211; 1983)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.afilifilintalar.com/index.php/erinaki/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://www.afilifilintalar.com/af/depo/2010/06/09-Track-91.mp3" length="2987120" type="audio/mpeg" />
		</item>
	</channel>
</rss>
