.

Adını unutturan ırmağın kıyısındaki uzun sessizliği şair bozdu:
«Derin
taş zindanın
müebbed mahpusu
iki testi su
birkaç parça et
ve gardiyanın böldüğü karanlıklarda
o ilk ve son sözü anımsamakla mükellef kıldı nefsini.

Gölgesiz bir saatte
aralandı
tepelerdeki kapak
ve ışık oldu!1
Gördü
piramidin büyücüsü
yanı başındaki hücrede
kaderini paylaşan jaguarın
vahşi derisine kazınmış
kırk hece
ve on dört kelimeyle mukayyet
muhkem
bir ayet.

Sular akıştı
o an
akışın gözünde
vahdet içinde
kesreti gördü
ya da tam tersini.

Ne kendine söyledi
ne de başka bir faniye okudu.
Bir ben duydum
-bir önceki düşe uyandığımız
düşler labirentinde-
kara bir düşün sıkıntısıyla
sayıklarken
onu.»2

Bilge de sıkıntısını gizlemedi, ama sözünün sonuna kadar şairi dinledi: «Bu hikayeyi sana, şu meczub “yarasa”3 anlattı değil mi?» Şairin yanıtını beklemeden devam etti: «Evet, o olmalı. Potala ve Tikse’de de bu yalanı söylemiş ve onların gözlerini de bağlamayı becermiş. O adam burnunun ucunu dahi göremeyecek kadar şaşıdır,»4 dedi, gülerek. «“Birlik içinde çokluk” derken kastettiği ise bu şaşkın görüsünden başka bir şey değildir. Ve şaşı bakmak ancak aylakların işidir.»5
Sesinin rengini değiştirmek için kısa bir süre durakladı. Bu süre, alaycılıktan şefkate geçmeye yetti: «Halini anlıyorum,» dedi. «Senin işin bu: Hayret! Yaratılanı izle [ki onlar gerçekten de Tanrının birer ayetidir] ve hayranlıkla anlat. Bize “şen olandan” ve “neşe”nin6 kendisinden bahset! Ama seni tanımadığın bu tekinsiz bozkırda başıboş dolaştıran küfür7 atını tekmele, gitsin! Söylediğin yalandaki belagat, sana ancak cehennemde seçkinlik kazandırabilir. Ama unutma ki ateş yaktığı her şeyi sıradanlaştırır.»

Bilge daha pek çok şey söyledi. Eskilerin hikayelerini tekrar etti durdu. Ama geri kalanını ne şair hatırlayacak ne de ben. Bu unutuşa cehennem ve onun eşitleyici ateşinin korkusu mu neden oldu, yoksa ırmak mı, hatırlamıyorum.


Mütercimin notu:


[*] Fernandez, M. “El Tigre y El Brujo”. Otras Historias.
[1] Et facta est lux.
[2] Bu bölüm Borges’in La Escritura de Dios (Tanrının Elyazısı) hikâyesinin manzum bir özeti gibidir.
[3] “Tzinacán” Tolteclerin dili olan Nahuatl’da “yarasa”nın karşılığıdır. La Escritura de Dios’da “Piramidin Büyücüsü”nün adı da budur.
[4] “Şaşı bakma” Toltec büyücülerinin bilinen bir tekniğidir.
[5] Mantık Al-Tayr, Ferideddin-i Attar.
[6] Orijinal metinde Almanca olmaları, Hölderlin göndermesine işaret ediyor.
[7] “Adını unutturan ırmak” (Lethe) ve “küfür” (letheia) geçişi için de Hölderlin’in adı anılabilir. “Letheia”yı “gerçeğin üstünü örtmek” anlamında “küfür” olarak tercüme ettim.

Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi