.

Bir memlekette, okul çağında bir çocuk asılırken, buna sebep olan zalimlerin adları okullara veriliyorsa, orada çocukların huzur içinde büyüdüğünü nasıl düşünebiliriz? Nasıl salabiliriz o çocukları sokaklara, top oynasınlar, ip atlasınlar, kavga etsinler, gülüşsünler, ağaçlara dalsınlar, arabaların lastiklerine çiviler koysunlar diye? Üstlerini örtüp, ışıklarını söndürdüğümüzde odalarımıza nasıl huzurla dönebiliriz?

Çocuktan korkacak kadar zalim olmanın, çocuk canına kıymanın sığabildiği bir vicdan neyden yapılmıştır? Çelikten mi, tunçtan mı, betondan mı? Onun bile eridiği, kırıldığı, yenildiği yer var. Bu hangi dünyanın hırsı bu kadar? Çocuğa ölmek olur mu, yakışır mı?

Kardeşim Erdal, bak hala genceciksin öyle, on yedi yaşındasın. Öyle kal hep, inat değil mi anasını. Çünkü biz ne zaman hatırlasak seni, yaşımız çok olsun on altı-on yedi.

, 13 Aralık
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi