.

Abbas Kiarostami- Aki Kaurismaki

Annemin en güzel telaffuz ettiği yönetmenler; biri İranlı, diğeri Finlandiyalı. Şöyle bir öyküleri de var:

11 Eylül sonrasında Amerika’da düzenlenen bir festivale davetlidir Abbas Kiarostami. Lâkin Amerikan Devleti vize vermez Kiarostami’ye, İranlı diye. Ortadoğulu herkes –tanınmış bir yönetmen dahi olsa- potansiyel teröristtir Amerika’nın gözünde. Aynı festivale Kaurismaki de davetlidir. O vizesini almıştır tabi. Ama Kiarostami’ye vize verilmediğini öğrenir. Havalanına kadar gider ama uçağa binip Amerika’ya gitmeye gönlü razı olmaz. Festivale katılmayıp şöyle bir açıklama yapar: ‘‘Birleşik Devletler Hükümeti  İranlı bir yönetmeni istemiyorsa, Finli bir yönetmeni de istemez dedim. İstenmediğim yere de asla gitmem.”

Çarşı İzni

Cumartesi, pazar günleri dörderli gruplar halinde geziyorlar. Üç numara saçları, sinekkaydı tıraşları. Dördü yan yana yürüyor. Çünkü askerde önce ‘‘dörtlü’’ yapmak öğretilir. Çarşıda da bozmuyorlar sıralarını. Kapüşonlu montları, spor ayakkabıları var. Sık sık saatlerine bakıyorlar. Gelip geçen kızları kesip, şafak hesabı yapıyorlar aralarında.

Melahat’in Memleketinde

Melahat’in memleketinde rüzgârın  ıslığını dinlemek mümkün bugünlerde. Yağmur da eksik olmuyor. Şair Ece Ayhan Sokağı var, feribot iskelesine yakın. Sokak tabelasının yanında özgeçmişi, eserleri yazılı. Bir de belediye otobüslerinde 2010 yılında düzenlenen kültür etkinliklerinin sloganı duruyor hâlâ: Kültürümüz budur abiler.

, 7 Ocak
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi