.

‘Kültür mükemmelliği tetkik etmektir. Toplumdaki sınıfların varlığına son verip şimdiye kadar düşünülmüş ve öğrenilmiş en iyi ne varsa onu tüm dünyada hakim kılmaktır. İnsanların hoşluk ve aydınlık içinde yaşamasını sağlamaktır.’

(Matthew Arnold, Kültür ve Anarşi, 1869.) Zamanında üniversitelerde filoloji, edebiyat ve sanat tarihi bölümleri açan, halk plajlara akın edince denize giremeyenlere yurttaşlık ve insanlık öğreten kültür. Sınıfsız, zümresiz. Bir nevi müze.

‘Ne zaman kültür kelimesini duysam tabancamın emniyetini açarım.’

(Nazi oyun yazarı Hanns Johst’un 1933’te yazdığı Schlageter oyunundan.) Elitist, burjuva, Yahudi, Bolşevik, işbirlikçi, hain ve daha başka bir sürü şey olduğu için milli olmayan kültür. Panzehiri de farazi, otantik bir volk kültürü. Yine sınıfsız, zümresiz. Bir nevi mermer.

‘Ne zaman kültür kelimesini duysam elimi çek defterime atarım.’

(Jean-Luc Godard’ın 1963 tarihli Le Mepris filmindeki Amerikalı film yapımcısının yönetmen Fritz Lang’a söylediği söz.) Ne elitist ne otantikçi, halkı, sınıfı geçmiş, piyasaya seri şekilde sürdüğü ürünleri aynı serilikte tüketecek kitleler arayan, şirket olmuş kültür. Genelleşmiş meta üretiminin eğlenceli parçası.

11 Eylül (1903) aynı zamanda Frankfurt Okulu’nun kurucularından, kültür endüstrisinin azılı eleştirmeni Theodor Adorno’nun doğumgünü. Malum, kendisinin burada bahsi geçen kültür halleriyle meselesi çok derindi. Bu vesileyle kendisini anıyorum.

, 10 Eylül
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi