.

• “Bende jonglöre verilecek kız yok” dedi manav. Jonglör boynunu büktü: “Peki madem… Bari şuradan üç portakal verin de elim boş gitmeyeyim.”

• Nasrettin Hocanın ‘ipe un sermek’ fıkrasını her duyduğunuzda hayalinizde arka balkondaki naylon çamaşır iplerinin üstünde uzanan minnacık un sıradağları canlanıyorsa siz de benim gibi bunun mümkün olabileceğine inanıyorsunuz bence.

• Bazı kelimeler herkeste ve her durumda benzer bir çağrışım yaparken kimi kelimelerin anlam yelpazesi oldukça geniş oluyor. Örneğin, ‘aşk’ veya ‘ölüm’ çok değişmeyen duygulara karşılık gelir, ‘dolu’ kelimesi ise telefonumuzun şarjı söz konusu olduğunda pozitif bir enerji verirken umumi tuvalette işittiğimizde moral bozucudur.

• Sonuçta adalet kontrol kalemi gibi değil mi, herkese bir gün mutlaka…

• Doğada hiçbir şey yoktan var olmaz, varken komple uçup gitmez. Sadece dönüşür. Tohumlar fidan, fidanlar ağaç, sütler yoğurt ve tişörtler pijama olur.

• Sanat ödüllendirilemez dedim ayol… Tabi, bozuldu kaldı… Yok dedim, sanatçı bağımsızdır dedim… Nası bakıyo… Bi dakka momoşum diğer hattan arıyolar… Alo?… Buyurun kendisiyim… Demeyin! Aa yalan yapıyorsunuz?… İnanmıyorum!.. Oo çok sevindim, harika bir haber bu, çok teşekkür ederim… Ayy, elim ayağım dolaştı şu saniyede… Ayy… Peki bir şey sorabilir miyim? Tuvaletimi Dior’a mı Mayruk’a mı yaptırayım?.. Işıklar çok mu olucek?.. Hımm, o zaman ona göre şeaapiyim…

• İkinci sınıftaki İtalyanca dersinde yeni öğrendikleri ‘usta’ yı cümle içinde kullanırken bütün sınıf, “Duran topların usta ismi’ dediklerinde aklıma statükodan başka bir şey gelmiyor.” demişti küçük Guiseppe ve öğretmeni velisini çağırmıştı.

• Zil, şal ve gül; Yahya Kemal. Pil, fal ve dul; komşum Naciye Abla.

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.

Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi