.

• Pekâlâ, namuslular da namussuzlar kadar cesur olsun ama haklılar haksızlar kadar çirkef olmasın.

• En kötü el yazısının doktorlarınki olduğuna inanmıyorum. Çünkü ve aslında bunun için elimizde yeterli veri yok. Sade vatandaşla en sık ve en geniş alanda muhatap olan el yazısı doktorların el yazısı olduğu için böyle bir efsane var. Örneğin pazarlama müdürleri elemanlarına yazdığı notları, sokaktaki insana ve günde yüz kere yazmak zorunda kalsaydı dünyanın en çirkin yazısı pazarlama müdürlerinin yazısı olurdu. Yahut kapıya not bırakan kargocular, doktorlar kadar kalabalık bir sosyal yapı oluşturabilseydi şimdi ‘Kargocuların el yazıları kusmuk gibi, sindirilmiş mi sindirilmemiş mi emin olamıyorsun’ gibi espriler yapılıyor olacaktı. Biz doktorları görüyoruz ama belediye işçilerinin yahut cumhurbaşkanının el yazısıyla pek karşılaşmıyoruz. Doktorların bir günde yazdığı el yazısının toplam hacmi yeni evli bir çiftin yarım günde yazdığı buzdolabı notlarından fazla değil. Ama doktorların ekşi kaderi; o yağlı kâğıtları her gün boğazı şişmiş, ortakulak iltihabı çeken veya çeşitli sebeplerle hücrelerindeki aşırı su kaybından ötürü bilinci seyrelmiş ve morali çökmüş kimselere vermek durumunda olmaları.  

• Mobilya Meslek Liselerinde okutulan “Salon Vitrinine Giriş” ders kitabı şu sözlerle başlar: “Ana Britannika 22, Meydan Larousse ise 15 cilttir.”

• Simetri hastası bir adamın bir kızı, ardından bir oğlu olsa o adam ve karısı için zor yıllar başlamış demektir. Sonraki çocuğun oğlan, diğerininse kız olması gerekir. (bkz. kız-oğlan-oğlan-kız) Diyelim ki yanlışlıkla dördüncü çocuğu da oğlan oldu. O zaman işler karışıyor. Dengeyi sağlamak için çocuk sayısı iki artmalı. Sonrakiler oğlan-kız şeklinde devam ederse (bkz. kız-oğlan-oğlan-oğlan-oğlan-kız) durum kurtarılabilir. Altıncı yerine beşincisinin kız olma ihtimalini düşünmek bile istemem.

• Bence badminton oynayanlar deli. Etekli bir top var. Raket, sportif bir sineklik. File, voleyboldan intihal. Oyuncular, tenis kursuna başlayıp burada kaybolmuş ve ne kadar vursalar da ölmeyen bir sinekle meselesi olan beyaz giyinmiş çaresizler gibi görünüyor.

• Atmosfer beş ana katmandan oluşur. Troposfer, en alt katmandır. Burada konserler yapılır, tiyatrolar oynanır ve sempozyumlar düzenlenir. İkinci katman Stratosferin, adını Sokrates’in makine mühendisi yeğeni Stratos’tan aldığı söylenegelir. Öte yandan beyaz eşya köpüklerinin duvara sürtüldükçe çıkardığı ‘stratos, stratos’ sesleri konu ile ilgili bir başka efsanedir. Belki de bu yüzden bu bölümde sürtünme çoktur. Olay, kavga, polemik hiç bitmez. Mezosfer, kapı kulu süvarilerinin yaşadığı alandır. Gelenden geçenden haraç alırlar, bu nedenle top atışlarıyla yok edilmesi gündemdedir. Termosfer ise piknik alanıdır. Bu katmanda şofben kiralamak mümkün olup, fantanızı kırk sekiz saate kadar sıcak tutabilen teknolojiler gelişiktir. Ekzosfer ise bildiğiniz gibi ikinci el oto pazarıdır. Gitmesi zor olsa da özellikle yerli otoda piyasanın oldukça düşük olduğu belirtilmektedir. LPG’li araçlar giremez. Atmosferin yeryüzü açısından önemi çok önemlidir. İklim olayları meydana geldiğinden güvenlik güçleri her an tetikte olup, canlı yaşamı için gerekli gazları tedarik eder. Mesela bu gazlar; tüpgaz ve milangazdır. Atmosfer, Güneş’ten gelen zararlı ideolojileri tutar. Salmaz. Dünyamız ile birlikte dönerek empati kurar. Uzaydan gelen uzaylıları parçalar ve onları bir kavanozda bekletir. Güneş ışınlarının dağılmasını sağlar. Işınlar inat ederse velilerini çağırır. Sesi, sıcaklığı ve elektriği geçirir ve iletilmesini sağlar, faturalandırır. Hava akımlarını besler, yemez yedirir, içmez içirir. Akımları evlendirir. 

Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi