.

• Haydi şişe çevirmece oynayalım. Ben başlıyorum: Bottle.

• Derdini anlatabilecek kadar Türkçe bilen tek kişi Neşet Ertaş.

• Televizyonda -annemden defalarca duyduğum- ibretlik bir sözü ‘anneannemin lafıdır’ diyerek alıntılayan bir şarkıcıya denk geldim, tüylerim diken diken oldu. Bu şarkıcı benim yeğenim miydi yoksa?

• Kaideleri sigortalayan şirketlerin poliçesinde ilk sırada ne var? İstisnalar.

• Birleşik kaplar prensibini anlamak için bulaşıklığa bak. Sırtını dönmüş küskün tencere ve balık istif bardaklar fiziğin gözyaşlarıdır.

• Yasalar veya toplum karşısında bazı adımları atmanız tek başına makbuldür, herhangi bir yere varmanız gerekmez. Mesela dilek ve şikâyet kutularının uygun noktalara asılması yeterlidir. İçine ne atılıyor, atılanlar okunuyor mu, okunsa da bir işe yarıyor mu diye sorulmaz. Zaten teorik olarak yazdığınız dilek veya şikâyetin hesabını gene aynı kutu aracılığıyla sormak durumundasınızdır. Ne yaparsanız yapın bir girdabın içinde döner durursunuz. İsteğinizi yazıp bir şeylerin değişmesini beklemek en isabetli yoldur. Bu konuda son zamanlarda yapılan bir araştırmaya göre bazı kutulardan Osmanlıca mektuplar çıkıyormuş. Bunun bir kötü bir de iyi anlamı var. Kötü olan; dilek ve şikâyet kutuları pek sık açılmıyor. İyi olansa; eninde sonunda bir şeyler değişiyor işte, alfabe gibi.

• Nasreddin Hoca ‘Parayı veren düdüğü çalar’ diyerek dünya gerçeğini özetlemişti. Fakat onun yerine ‘Çok iyi bir insan olduğum için hepinize birer düdük aldım. Artık her birinizin bana küçük, sevimli borçları var’ deseydi bankacılığı özetlemiş olurdu ve adı bankamatiklere filan verilirdi.

• Bence ‘piksel’ fikri sıcak bir yaz gecesi sivrisinekler tarafından kalleşçe ısırılan mühendisin ‘Allah’ım bu küçücük karelerden nasıl geçebiliyorlar?’ diye sinek teline kilitlenen çaresiz bakışları sırasında ortaya çıkmıştır.

• Taş makası kırar. Kâğıt taşı sarar. Makas kâğıdı keser. Kâğıt kucaklayıcıdır ama parçalara bölünmesi kaçınılmazdır. Taş güçlü ama ilkel ve ezicidir. Makas uygarlıktır ama uzlaşmacı değildir. Kâğıdı seçiyorum.

• Kumdan kale yapmaya meraklı bir çocuğa birkaç meslek yakıştırılabilir. İnşaat mühendisliği, mimarlık, heykeltıraşlık ve hatta tarihçilik. Ama asla müteahhitliği akıldan geçirmemeli.

•Başladıkları bir işin başından onu bitirmeden kalkan işçilerin hoşgörüldüğü tek yer kitap ayracı matbaası olmalı.

• Gölgelerin uzadığı yerde basket maçı var demektir.

• Dilimizde üst üste üç ünlü harf yan yana gelmez, burayı dinle evlaaadım!

•‘Beni günahsız sanıyorlar’ dedi Aleksi Pavloviç. ‘Çünkü gıdım çıkmasın diye başım dik yürüyorum.’

Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi