.

Kadın dikmiş gözlerini bana bakıyor hala. Ürkmemek elde değil. Aytekin onun ağzına
lakerda tıkmakla meşgul.
Kalkayım dedim, gideyim tuvalete bi yüzüme su vurayım. Bayılıcam. Çok fenayım. Karı hala bana bakıyor. Birazdan suratına kusucam haberi yok. Kalkıcam da sendelemeyeyim, arkamdan alemi kendime güldürmeyeyim. Bir punduna getirmek lazım. Böyle de bir laf var. Öyle bir öğürtü geldi ki, punduna munduna bakacak halim kalmadı. Fırlamışım. Kalkmamla beraber dünya da benle beraber kalktı. Masaların arasından tuvalete bi gidiş gittim! Arkamdan epey eğlenmişlerdir herhalde. Herif içirdi bana ya dünyanın rakısını. Zehirlenmek üzereyim.
Tuvalete gittim. Pisuar dolu. Belki de bi kişi var ama ben çift gördüm onu. Bilmiyorum.
Klozetli yere girdim. Damlasını deliğe denk getirdiysem ne olayım! Duvara muvara işedim bütün. Kusayım, dedim. Yok çıkmıyor, zorlamamak en iyisi.
Çıktım yüzüme su vurayım, belki bi faydası olur, dedim, aynada baktım gözler kruvaze. Bu surat benim mi ki harbiden? Nefret ediyorum kendimden. Şu surata bak! Ulan Aytekin yedin bitirdin lan beni! Bu gece burda benim hayatım bitti abi. Sabaha çıksam nolcak çıkmasam nolcak? Fakat Aytekin adisi hala karıma telefonda ne dediğini söylemedi. Masaya geldim. Aytekin kadına patates yediriyor bu sefer. Kadın kendi yiyemiyor o yüzden hep bu ibne ona yediriyo diycem. O da saçma bişey. Aytekin yalakanın son perdesi. Kadın hilkat garibesinden hallice! Neler diyor kadına, sultanım diye bi başlıyor, neler neler. Yok yoksul gecelerimin lahmacunusun, yok bilmem ne! Dalga mı geçiyor, ciddi mi tam da karar veremedim. Kadın belli ki eski kevaşe. Ama epey eski. Biz bu herifle nasıl kardeş oluruz, inanamıyorum ya! İnanamıyorum.
E babası böyle olan adamsın oğlum sen, baban kim bilir neler söylüyodu karılara. Abin tabii ki armudun dibine düşecek. Sen niye aynı yere düşmedin de fırlayıp gittin Gülcan’ın ayaklarının altına?
Kadın gene dikti gözlerini bana ve birkaç saniyelik süzmeden sonra  “Otoparkınız var demek, bilmiyordum!” diye sormadı mı! Sordu. Ne otoparkı? “Yok öyle bişey!” demişim. Yok öyle bişey tabii ki! “Otoparkı kim kaybetmiş de ben bulayım yenganım? Hah hah!” diye kekeledim. Dedim diyemiyorum, çünkü ağzımdan çıkan sesleri duyuyorum parça parça çıkıyorlar. İçim parçalanıyor. Yenganım lafını duyunca ani bi gülme geldi kadına. Tutamadı yani kendini. Aytekin ile karşılıklı gülüşüyorlar. Ben de onlara bakıyorum, gözlerim kruvaze.
Aytekin aldı sazı, “Ulan parsel parsel satıp da zengin olma hayali kurduğun yerin, yeşil alan olarak kalacağını söylemedim mi sana ben?” dedi. “Öyleymiş. Az önce sayende öğrendim. Öyle bahtiyarım ki bildiğin gibi değil.” dedim. Aklımca Aytekin’e laf sokuyorum.
“E artık ilelebet senin parkın orası işte, otopark sayılır bir yerde. Otoparkına gidip otobiyografini yaz. Arada benden de bahset.  Bahset de nasıl edersen et.” diyor. Kahkaha atıyor. Adi bir herif. Hiç kuşkum yok. Dört dörtlük bir adi. Bundan zaten emindim. Fakat bu akşam babamın kucağına Neriman Teyze’yi de alıp kompile beni terk edeceğini bilemedim. Ani geldi. Hazırlıksız yakalandım.
Biraz daha aklım başımda olsa bu geceyi Aytekin planladı her şeyiyle diycem, ama enteresandır sarhoşken ayık olduğumdan daha az evhamlı oluyorum. Kıbrıs’ta kendine bu Mürvet Sim bakışlı kadınla yeni bir hayat kurmuş arkadaş, birlikte bir meyhane işletme fikirleri varmış. Abi dedim, tamam ya anladık yani. Ne dedin, benim hanıma. Kafam bi dünya, kayıtlar  silindi silinecek birazdan hadi söyle artık şunu.
Gülcan’a demiş ki, “Merak etme kocana bir iki kadeh rakı içirip göndericem, senden iki saat izin istiyorum.” O da “Tabi abi ne demek, içir de biraz gevşesin. Dükkan senin.” demiş. Dükkan senin demez benim karım biliyorum. Bilmez öyle lafları. Dememiş tabii ki, onu uyduran Aytekin adisi. “İyi de , bununla mı güldürdün o kadar onu?  Başka bişey demedin mi ?” diye sordum. Gülcan Aytekin’e “Abi oh valla keyfin hep yerinde. Allah bozmasın yani.”demiş ve “Nedir bunun sırrı?” diye sormuş ” Herif ayağa kalktı göbek atmaya başladı birden . Göbek atarken bir yandan da “Benim anam ben küçükken beşiğimi, eller kazansın  sen ye diye sallarmış,  dedim ona.” diyor
Göbek atıyor. Mürvet  gülmekten ölecek  halde,  “Ay! Aytekin. Çok güzel söylüyorsun hadi bi daha söyle.” diye inliyor.  Aytekin gaza gelerek masanın üstüne çıkmış, “Benim anam….ben küçükken….beşiğimi……… eller kazansın…. sen ye…. diye sallarmış….” diyerek göbek atıyor. Meyhane -garsonlar dahil- alkıştan yıkılıyor. Aynı kadın benim beşiğimi böyle sallamazdı biliyorum. Ulan Mürvet dangalağı hadi ben salağım ayrıca da zil gibi sarhoşum bu lafa gülüyorum.Sen niye gülüyorsun lan geri zekalı? Sen niye gülüyorsun?

Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi