.

 

Bulaşıkları yıkayayım bari, dedim. Belki bi faydası olur. Fakat şu dakkaya kadar yıka yıka herhangi bir faydasını göremedim. Bi de çay koyayım. Bak bu güzel bi düşünce. Bu güzel bi düşünce de bana ne faydası olacak anlamadım. Durumum feci. Bunlar akşam ıspanak yemişler. Yanına da erişte yapmış. Bütün gün çalış, sonra git oğlanı okuldan al, gel evde yemek pişir, yedir, çamaşırları yıka, bir kısmını hemen ütüle, kocan bu arada meyhanelerde sürtsün. İsyan yaklaşıyor belli, az sonra şu kapıdan girecek. Karının üstüne yıktın bütün işleri İsmail. Farkında mısın? Napıyım abi, çocuk eşek kadar oldu. Bakıcıdan tasarruf ettik. Gülcanın işi, okulun yolunun üstü, hem saatler de uyuyor. Servisten tasarruf ettik. Aytekin adisi akşam müjdeyi verdi, gelecek bitti. Birazdan da hayattan tasarruf edicez anasını satayım. Ben böyle anayı çok önceleri satmalıymışım çok önceleri. Eller kazansın sen ye, he! Vay be!  Benim beşiği de herhalde “Kerizsin sen keriz kal. Giy dedim tulumları!” diyerek sallıyordu. O da salladıysa. Orası daha beter. Hiç açmayayım.    Tatlı da yapmış galiba. Kabak tatlısı. Onu ne zaman yaptı, iki taş arasında? Akşamdan koydu kabakları herhalde. Karın hamarat oğlum, kıymetini bil. Bilmiyo muyuz! Karımızın kıymetini biliyoruz da kendi kıymetimizi bilmiyoruz. Çünkü benim bi kıymetim yok abi. Bulundurmuyorum üstümde.

 Şimdi İsmail kırkına giriyosun neredeyse. Niye giriyosun?  Girsen ne olur, girmesen ne olur?  Daha önceki yaşlarına girdiğinde ne olduğunu gördük. Kırkına niye giriyosun? Hakikaten kırk yıldır olanlar ortada. Bundan sonra ben niye yaşayacağım ya? Amacım ne? Valla zahmetine değmez. Şartlarım uygun görünüyor, acaba depresyona mı girsem? Lafa bak! Böyle depresyona mı girilir be kardeşim? Ya ne bileyim, konuşuyorum işte öylesine. Yav bu kız bunları çalkalayıp bırakmış galiba be, bulaşık makinesine koymak için. Biz hepsini yeni baştan yıkadık. Oldu artık. Gülcan gelene kadar kendimi toplamam lazım. Bi ara Erçin ağabeyle de  konuşmam şart. Bundan sonraki hayatıma bir mana bulmam lazım. İyi de bundan önceki de sakata girdi be abi! Gideyim pederle konuşayım. Anlattırayım abi adama, ötsün bakalım. Var mı başka kardeşim? Söyle ulan Talat dikiş makinesi. Aytekin enteresan adam aslında. Kendine iyi kötü bir yol çizmiş herif. Bilinçli yani hasbel kader değil. İntikam alıyodu belki de. Kim bilir bana ne acıyodu?  Bütün bunlardan habersiz geçti yılların be İsmail. Acı hayat. Hayır valla salağım. Ya  İsmail senin varlığından kim rahatsız lan şu anda?  Ben söyleyeyim; kimse. Hiç kimseye zararım yok benim. Varlığımdan etkilenen kimse olmadığına göre yani aslında lüzumsuz bir herifim. Benim bi ederim yok. Bişey etmiyorum ben. Banka memuru İsmail. Dokuz yaşında bir erkek çocuk babası. Ee? Bir de eşi var. O da memur, hazine avukatı. Eee? Esi bu kadar işte. He bi de ikinci el bi arabası var, evi kira. Babası zampara, anası paragöz, kardeşi hem zampara hem üçkağıtçı hem paragöz. Ekibe bak! Olmasan ne olur be İsmail? Ölünce mezar taşına, “Verdiğim geçici rahatsızlık için özür dilerim.” yazdırsan yeri var. Geldik, yer kapladık, zamanınızı aldık. Tutmuşunuz kenarı, köşeyi sıkışa sıkışa yarım kıçlık bir yer anca verdiniz. Kan ter içinde bir ömür oldu sayenizde. Üstü kalsın abi. Ölünce görürsünüz. Bi öleyim göstericem size. İşte busun İsmail. Depresyona bile giremiyosun. Bittin sen. Diyorum acele etme bi durakla biraz depresyona gir sonra  zaten ölücen, bi de şu depresyonu tat. Yok hemen ölücem! Demin ben dedim gireyim diye sen dedin ya olmaz böyle mi girilir diye. Şimdi de bana hesap soruyo bi de. Hayatın bi manası kalmadı abi. Emekli ikramiyeme daha var bissürü sene. Zaten o parayla anca borçlarımı öderim. Çocuk da büyüyo boş durmuyo ki hergele. Onun üniversite, karı kız parası olur kalanı da. Piyango filan çıkmazsa gelecek dün akşam itibarıyla bitti, ikiledi gitti. Gülcanların da bişeyi yok. Zaten olandan da kayınbiraderle bacanaktan bana bişey düşmez. Kayınpeder ölmüyo ki oğlum ayrıca. Doğru bi de orası var. Hayır babam beni mafetti asıl. Konuşucam abi herifle. Çekicem ağzına sıçıcam. Kafam hala kazan ya! İki büyük indirdik akşam boru değil. Ben bi daha o mertebeye hayatta yükselemem. Mertebe de ne mertebe ha! Mertebeye bak. Ütü bilsem, kalanları da ütülüycem. Zira Gülcan’ın geliş saati yaklaşıyor. Sorgu başlayacak. Mutfak iyi oldu. Bi sakal tıraşı olayım. Temiz çıkayım karımın karşısına. Güzel bi düşünce. Bende güzel düşünce çok da bi işe yaramıyor. Paso güzel düşünce üretiyorum fakat piyasa değeri yok. Ben bu hayat sorusunu çözemedim abi! Zor geldi, uzun geldi, çetrefil geldi. Çaktık. Orası artık kesin. Bundan sonra inkitaları oynıycaz. Git gel, git gel, maaşı al dağıt, kayın pederlere oturmaya git, Gülcan’ın azarlarını işit, oğlan senle maytap geçsin her geçen gün daha fazla. Off! Kafam hala kazan. Bi ağrı kesici daha mı alsam? Bak bu da güzel bi düşünce İsmail. Tebrik ediyorum seni.

, 12 Nisan
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi