.

Trafikteyim. “Neredesin? Geldin mi?”, “Yok, ben hala trafikteyim.” Böyle bir laf var.
“Valla günümün en az iki, üç saati trafikte geçiyor şekerim. İnan yani!” Böyle de bir laf var.
“Geçen bi kamyon mu devrilmiş ne? Bi trafik. On dakikalık yolu üç saatte aldık Allah seni inandırsın.” Böyle de bir laf var. Laf çok.
Trafik semt olarak düşünülmüş olmalı İstanbul tarafımızdan yapılırken. Çok güzel bir düşünce. Trafik, İstanbul’un en kalabalık semti valla bana soran olursa. Aytekin adisi ile meyhanede kozlarımızı paylaşıcaz, ama bakalım gidebilirsem.
Karşı yönden geçip duran arabalara hasetle bakıyorum yarım saattir. Süslü tenekelerin içinde oturup duruyoruz bizim tarafta. Şu arabalara oturup trafikte bekleşmek için ne paralar harcıyoruz be kardeşim! İlerde bi kaza olmuş olabilir, kaza yapanlara bakmak için yavaşlayan güzel insanlar olabilir, yağmur yağmış böyle olmuş olabilir, yol ya da kazı çalışması olabilir, büyükbaşlardan biri geçiyor olabilir, iş çıkışı olabilir, okul dağılışı olabilir, olabilir oğlu olabilir, her an her şey olabilir. Yan arabadaki ayıyla bakışıyoruz. Öylesine.
Ben ona baktığımı bile sanmıyorum. Niye bakayım? Herif de zaten bana bakarken kim bilir aklında ne var? Niye bana baksın? Benim hiç bir orjinalliğim yok ki abi! Araba da zaten ikinci el.
Bi zamanlar böyle birbiriyle süsüşen ineklerden biri diğerine “Ne bakıyosun lan? Açıkta bir şey mi gördün?” diye sorardı. Verilen cevaba göre de olaylar gelişirdi. Şimdi bu kadar lafa giren de kalmadı pek. Kuru bakışma, en fazla ‘Ne bakıyosun’ dan sonra çekip ‘dan dan’ vurma şeklinde uygulamalar var günümüzde. Aytekin şimdi rahat bi küçüğü bulmuştur. Hesabı bana ödetecek nasıl olsa, paso içiyodur adi!

 Ulan trafik, açıl da gidelim be bilader zarara giriyoruz . İşimiz var, gücümüz var. Daha doğrusu işimiz var, gücümüz yok. Hadi be bilader gözünün yağını yiyeyim. Aha! Kımıldadı. Açılacak galiba. Açılcak açılcak. Kımıldıyor valla. Oo! Çok güzel kımıldıyor. Hadi yavrum, hadi biraz daha kımılda. Ne hallere düştüm ben ya! Kımıldayan arabalara bakıp konuşuyorum, neredeyse kahkaha atıcam. Deliriyo muyum yoksa? Delirmişimdir belki!  Belki de çoktan delirdim de benim haberim olmadı. Zaten kim bana diyecek ki “Delirdin oğlum sen!” diye. Herkes benden beter sıyırmış. Hakkaten herkes kompile kafayı üşütmüş durumda. Ben de bu arada üşütmüş olmalıyım. Ne de olsa içlerinde geziyoruz. Gerçi delirsem bu trafikte işim ne kardeşim? Girmem bir, hasbelkader girmiş bulunsam bırakır arabayı çeker giderim, iki. Ne bekliycem burda? Arabayı bırakamıyosun oğlum İsmail. Malın kıymetli. Oturup bekliyosun işte içinde hıyar gibi. Kımıldayan arabaların kıçına bakıp tebessüm ediyosun. Demek ki delirmedin. Delirmedim tamam da normal de sayılmam ki abi ben! Delirmediğime göre, normal olmadığım da kesin olduğuna göre demek ki üçüncü bir hal daha var! Ben ondan olmuş olmalıyım.
Acaba ne oldum ben ya? Hayra alamet değil. Hiç değil.

Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi