.

Industrial_City_by_JJasso
İstanbul Boğazı’na, İzmit Körfezi’ne ve Çanakkale Boğazı’na birer adet köprü düşünülüyormuş. Marmara Denizi’nin üstüne üç beton ip daha gerecekler.Hava yerine suya beton dökülerek bu önemli sorun kökünden çözümlenmeli.Betonun canı var.İzmir betonu Balıkesir’e,Balıkesir betonu Bursa’ya, Bursa betonu İzmit ve İstanbul’a,İstanbul betonu da Çanakkale’ye hasret.Betonlar birbirine kavuşmak için dört koldan deli danalar gibi hıza ilerlerken aralarına giren sulu şey onların emellerine ulaşmalarını engelliyor. Hoş değil!Sevenleri ayrmayacaksın.Bu denizi buraya zamanın birinde kim koymuşsa düşüncesizlik etmiş.Burada bu deniz olmaz kardeşim!Yeni bir yüzyıla girerken bu yanlışın ortadan kaldırılmasının zamanıdır.Türkiye betonda dünyanın en ileri ülkelerinden biri mi?Biri.Güzel inşaat firmalarımız var mı, kalite belgeli? Var.Onlara konsorsiyum kurdurup döktüreceksin betonu. Beton dökmekle biter mi?Bitmez.N’apar?Daha yeni başlar.

Binlerce dönüm yeni imar alanı kazanmışsın.Şehir planlaması ile başlayacaksın.Otoyollar yapılacak sonra.Eski Marmara Denizi Otoyolu(EMD).İstanbul-Bursa arabayla bir buçuk saate inecek. İstanbul’dan öğleden sonra çıkıp akşamüstü Uludağ’da kayaktasın,akşam da eğer dönerken yolda ölmezsen İstanbul’da evdesin.Adalardan birini hemen vilayet yapıp ötekileri ona bağlayacaksın.Çok sayıda uydu(ruk) kent ister.Bir misalle izah edelim:Büyükada vilayeti ile Yalova arasında Truman City. Özel güvenlikçilerin ve kameraların kontrolünde steril bir ortam.Uçan kuş bile izne tabi.İçinde beş katlı,bahçeli,müstakildenbeter villalar.Alt kat hizmetçi,bakıcı,animatör,özel öğretmen katı; ikinci kat çocuk ve oyuncak odaları; orta katta ana televizyon, merkezi müzik sistemi ve internet kabloları; üst katta banyolar ve yatak odaları.Ortaya şöyle dört yüz bin kişilik güzel bir alışveriş merkezi yaptıracaksın.Her yanı cam.Cam da değil ayna.Dışarıdan bakınca seni içine almıyor seni sana geri püskürtüyor.İçinde tropikal bitkiler,sincaplar,su samurları,kangurular ve mağazalar,mağazalar, mağazalar. Bu asri zaman tapınağına her hafta insanlar akın ederek orada McDonalds’ın kutsal ekmeği ile Coca Cola’nın kutsal şarabından içecekler,ellerindeki alışveriş torbalarını göz hizalarına bırakıp.Ayrıca çocuklar için oyun parkları,yeşil alanlar.Yeşillik konusunda sorun yok.Zaten biraz kazsan su çıkıyor!Adım başı fıskiye güzel durur.Balık tutmak için göletler.Göletler mühim; bir tanesine mutlaka vapur koyacaksın. Nostaljik vapur. İki iskele arasında iki gölet mili mesafesinde gidip gelecek.Truman City’nin gürbüz çocukları kaptan amcalarının şapkasıyla oynayabilir.Serbest.Martı ve dalga efektleri unutulmamalı.Bir de Kız Kulesi mutlaka.Burgaz,Heybeliada gibi adalar da artık tepe haline gelecekleri için buraları manzara yerleri olarak düşünülmeli.Ve dev perdelerden yansıtılan eski İstanbul görüntüleri,ses ve ışık gösterileri eşliğinde buralarda akşamları çekirdek çitlenmeli.Heybelitepe’de nostaljik çekirdek çitleme…

Eski şehirler yerlerini yeni yerleşim merkezlerine bırakıyor.Onlara büyükşehir,megapol filan deniyor şimdilik.İzmir’den başlayıp Eski Marmara Denizi Otoyolu üzerinden İstanbul’a bağlanan bir betona sie bu yavan adlardan hiçbiri verilemez.Nötronya’yı öneriyoruz.Eski yüzyılın şehirleri bir yandan megapol öte yandan da uydukent adı altında iki ayrı evrim aşamasında kanımızca.Eğer evrimleşme sadece uydukent aşamasıyla sırınrlı kalsaydı bunun ucunun Truman City’lere uzanacağını ve her şeyin güllük gülistanlık! olacağını söyleyebilirdik.Fakat işin bir de öteki yanı var.Dışarıda kalanlar.Megapollerin çamurlu tepelerinde bir göz odada oturup günde üç vesayitle işe gidip gelenler.Hani eskiden ‘işçi sınıfı’ şimdilerde ‘kent yoksulu’ adıyla anılan ve çığ gibi büyüyenler.Şimdilik uydukent dışarıda bıraktıklarıyla olan sınırını duvarlar,güvenlik noktaları,kameralar ve güvenlik elemanlarıyla koyabiliyor.Rum ateşi,mayın tarlaları,siperler ya da enfrarujlu radarlar gibi da daha teknololjik yöntemler de düşünülebilir.Sitelerinde demokratik biçimde alışverişlerini yapan yurttaşlar ve duvarların dışında kalan açlar.Hikaye başa sarıyor gibi.

(1999)

, 18 Nisan
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi