.

Küçük burjuva sol radikalizmin [anlatmaktan bıkmadığı ve bizleri de kabule zorladığı] mitolojik öz-tarihine farklı bir bakış atmak için, eski yoldaşlarımdan Sinan Dervişoğlu’nun Fabrika dergisinin 51. sayısında, Aralık 2001 tarihinde yayımlanan mükemmel analizini hatırlatmak istedim.

Tarihi boyunca devletin bir kanadıyla işbirliği içinde olmaktan utanmayıp, siyasi iktidarı demokratikleşme meselesinde hizada tutmaya çalışan Marksist entelektüelleri işbirlikçilik ithamıyla linç etmeye kalkışan bu çizginin tarihine bugün yeniden bakmak, geldiği noktayı anlamayı da kolaylaştırıyor: Küçük burjuva solun Kemalizmle bir türlü kopmayan bağını, sınıfa mesafesini ve her dönem yeniden üstlenmekten bıkmadığı “sağ-popülist iktidarlara karşı devletin bir kanadının sokak aktivistliği” vazifesini tarihi macerası içinde takip edebilmek için, Dervişoğlu’nun makalesi biçilmiş kaftan olacaktır.

Ölümü vesilesiyle MDD tartışmasını yeniden canlandıran Mihri Belli’yi de hakkıyla anmak ve “uğurlamak” için, buyrun cenaze namazına.

MDD: Bir Provokasyonu Yeniden Düşünmek

Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi