.

Malign Narsisizm, narsisizmin bir insanda, her insanda olması makul kabul edilen düzeylerin çok üzerinde bulunmasıyla ilgili bir terim. Bir nevi benlik obesitesi. Kibrin Everest hali. Aslında bariz bir ruhsal sorun olmakla birlikte günümüz dünyasında bu sorundan mustarip kişiler genelde oldukça meşhur ve muteber. Ve kendilerine ülkemizin siyaset, sanat, medya, spor ve iş alemlerinde mebzul miktarda rastlamak mümkün.

Nedir bu hal kısaca? Diyelim biri kahveye giriyor. Kahvedeki yüz kişiden doksan dokuzu büyük bir coşkuyla yerlerinden kalkıp ona alkış, kıyamet tezahürat yapmaya başlıyor. Kahvedeki yüzüncü kişi ise bir köşede bütün bunlarla ilgilenmeksizin, sessiz bir şekilde oturuyor. İçeri giren kişi eğer kendisine yapılan tezahürattan hiç rahatsız olmaksızın büyük bir memnuniyetle konuşmaya başlar ve konuşmasının ilerleyen dakikalarında köşede sessiz ve umursamadan oturan yüzüncüyü fark ederek dikkati dağılmaya, duraklamaya, teklemeye başlarsa ve konuşmasını keserek köşedeki umursamaza yönelirse işte o kişiye biz cümle içinde Malign Narsisist diyoruz.

Bu örneğimizden devam edelim. Malign Narsisist eğer ortalama zekalı ve engellenmeye dayanma gücü hiç gelişmemiş bir alt gruptan ise köşedeki umursamaza muhtemelen şunu der:”Sen kim oluyorsun da benim gibi birine burada sırtını dönüp oturabiliyorsun? Edepsiz, terbiyesiz, bölücü seni!” ve umursamazı tutup kolundan dışarı attırır. Konumu ve mesleği elveriyorsa hatta hapse de attırır.

Eğer Malign Narsisistimiz biraz daha zeki ve engellenmeye dayanma gücü daha gelişmiş olan bir başka alt gruptan ise onun da davranışını şu şekilde görmek mümkün: Kapıdan girer. Yüz kişiden doksan dokuzunun yaptığı tezahürattan son derece memnun bir şekilde konuşmasına başlar. Ardından gözü köşedeki yüzüncüye takılır.Keyfi kaçar. Duralar.Teklemeye başlar. Bir süre göz ucuyla köşedekini izler.Sonra konuşmasını keserek oraya yönelir. Bir sandalye çekerek umursamazın yanına oturur. “Haklısın.”diye hemen söze başlar.“Kim ki bunlar!Sürü hepsi.Senin yerinde ben de olsam aynı şekilde davranırdım.Sen çok cesur birisin.Sevdim seni.”Bu konuşma sırasında kurduğu her cümleyi noktalarken es vererek umursamazın yüz hatlarını yoklamaktadır bir yandan. Onu ikna edip kendisini dinleyenlerin arasına kattığı anda bu sürek avı biter. İkna edemezse dışarıya ya da hapse attırmaz belki, ama göz hapsine aldırır.Ve mesleği ,konumu elveriyorsa da tecrit eder.

İlk Malign Narsisist örneğimize genelikle doğu toplumlarında, ikinci örneğimize ise genellikle batı toplumlarında rastlanır. Benlik aynı obesliktedir, aralarında zeka ve engellenmeye dayanma güçleri bakımından bazı farklılıklar vardır sadece.

Bu ruhsal yapı dünyaya yüz yıldan fazladır tam anlamıyla egemen.En yakınındakiler üzerinde neredeyse her zaman onulmaz yaralara sebep olmaktayken daha uzağındakiler üzerinde hem olumlu hem olumsuz anlamıyla eserler de bırakabilen bu yapı şimdilerde ise artık dünyadan usul usul çekilerek yerini yeni insanlara bırakıyor istemeye istemeye.

Dünyaya yeni gelenler narsisizm sonrası dönemin insanları. Böyle birinin aynı kahveye girişini ele alalım. Açtı kapıyı. Yüz kişinin doksan dokuzunun kendisi için ayağa fırladığını gördü. Ortalık alkış, kıyamet . Ya kapıyı ürkerek kapatarak can havliyle gerisin geri kaçmaya başlar ya da o anda içeri girmiş bulunduysa kalabalığı yararak içeride kendisine en yakın kişi olarak hissettiği köşedeki sessiz adama ulaşarak şaşkınlık içinde şöyle dert yanar: “Niye benim için bağrışıp duruyorlar? Bunlar manyak mı?”

Yaklaşan seçimler için Gezi ruhuna acele beden bulma arayışları var bir kısım medyada. Yandaşıyla, merkeziyle kitle medyasının tamamının, yerini daha tekil medya biçimlerine bırakarak tarihe karışmakta olduğunun, siyasi figürleri süpüren bu tarihi dip dalgasının medyada da sanatta da, iş ve spor dünyasında da benzer etkiler yaratacağının farkında değiller. “Hadi artık size bir lider bulalım da oyunumuza dahil olun.”havasındalar.

Kırmızılı Kadın, Duran Adam, Çarşı, Taksim Dayanışma gibi şahsileştirilerek klasik narsisistik dile tercüme edilemeyen sembolleri olan; forumlar, yeryüzü iftarları gibi gene sahşileştirilemediği için eskimiş malign narsisistik ruhlar tarafından çabucak anlaşılıp tüketilemeyen yeni biçimler üretebilen bir süreç bu. Ve devam ediyor dünyaya yayılarak.

Günümüzden sonrasının dünyasına, Narsisizm çağının kalan son artıklarının da silineceği daha kolektif bir dünyaya doğru bir adım daha yaklaşıldı Gezi ile. Beden çağının bitişine dair tarihi bir sıçrama gerçekleşti. Dolayısıyla bu ruh artık kalıcı.

, 26 Temmuz
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi