.

Kasılırmış gülleri sinesinde
her şeyi tastamamcık beniz bet
Gül gibi geçinirmiş şayet havasındaysa
Aman cânâ beni şâd et
Gözümle gördümdü bir keresinde
Sütlaç tenine giden
kolyesi yana kaysa
Erinivermiş suya bansın boynunu
örtüsünü sıyırırken bir bakaydın
bir göreydin o periler soyunu
yârin yer yatağı serin
içerisi çifter gözlü kadın
içerisi yosun
bir ırmaktır tez elden girilsin
öte yandan her şey kahrolsun

umrumuzda değil artık
o kıpır tenhâlıkları
o bildiğimiz kızlardan olmayan kızların
bizi bazı yutkunduran o yatık
gümüş bir ırmaktır kolları
ah ki ne atları huylandıran
havadaki elektirik
ne gözlerindeki sis
ne Beyoğlu ne haseki
ne de gloria jeans
tabanı mermer evlerden kalan hüzün
akşam akşam bizi ağlamsı bırakan bu yenilgi
halimi hatrımı sormuş dün
iyi diyelim iyi olsun
öte yandan her şey kahrolsun

bir yandan dellenmiş bir çiçekle
çarpıştığımdan çenem mos çenem mor
kes daha sen beni gözüne zırt pırt
kinle sıvış
kinle göz kırp
kinle bekle
kestiğin meyva durmadan
ikiye ortasından kanayor
sabahın köründe incecik bir gömlekle,
öyle tersi dönmüş
öyle bikes
aman cânâ beni şok et
bin körpe kurbân olsun
toprağına kumuna
öte yandan her şey kahrolsun

kolayında olsun için beni hatırlamak
açılsın için gözlerin faltaşı gibi
aha buraya yazıyorum
saçların fazlaca kullanılmış
kirpiklerin kelepir
demedi deme sonra ahmak
ölüm aşkın işine gelir
kakma başıma sonra güzel havaları
başlatma şimdi avrupasına
başlatma ittihâdına anasına arvadına
al sonra başına çal shostakovich plağını
pardon ama basbayağı delilik be bu
yani sevişirken gözlerini açıyorsun kalaba
açıyorsun asmalarda üzüm
açıyorsun sokak
ama ey sen
yani benim güzel katilim
kanımı seyreylerken gözlerini kapama

galiba gene ağır konuştum
ve suya verilen ceza
bana da verilsindi
beni bir de toprağa bakarken gör
dünyaya ellerken gör
tuğla örerken gör
karıp sıcak şarapla beni
aç karna tadımlık bir yudum al
hem sonra bir saniye bir saniye
her yanın Çerkes olsa kaç yazar
bunları boş verin de siz anam
şehri çileden çıkaran
güzelliğimize
üşenmeden bakın bakın sevaptır
ve yüzümüzü gözümüzü çekinmeden
öpün öpün şifadır
vurduklarımız önümüzde
yaraladıklarımız te şurdalar
tepeledik hepsini çukurdalar
çıkarmazız zırhımızı yatarken dahi
gıcırdasın da kaçsın uykusu için yarin
korkmazız güllenirse şakağımızdaki yara
sızlanmazız burun kıvırdı için yaşamak
keskin bir kokudur berimizde
fink atsın gözlerimizi sürmeli kılan ölüm
yokmuş diyecek endamına
öve öve bitiremezlermiş seni
şöyleymiş cânım boyun
yok böyleymiş cici huyun
aman istemez kalsın
sahibine bağışlasın Allah kuzum
Öte yandan bu minvâl üzre
Her şey kahrolsun

Bak aklıma ne geldi
diyorum sende gıdım yürek varsa
Yıkıp beni yerime
Yağmuru koy
Bak bakayım olacak mı
çüş yani okur gibi
nikahta âyât-i talak
bana maval okuma
Göğü kaldır yerine
Kara bir muşamba çek
Bak bakayım olucak mı
Bir ikisini sallandır
Fıstık gibi olur memleket
Sonra acımayacaksan böylelerine
revaniye unutma vanilya bir ölçek
biraz keserle vur konserveler pıs
naftalin ek de haşeratın kökü kurusun
Onu bunu siktiret nazeninim
gözü kalan tâhâ kulun olsun
öte yandan biliyorsun
her şey
kahrolsun

tamam derdim dünya kirli
bulaşık ve leğen gibi ferci
ama hadi varsayalım
alındı öcümüz
yanına kâr komadılar
sen misin bunu yapan
sonra uzandık lavanta kokan çarşaflara
bastırdık bizi altetmeye kararlı ifriti
yetti gücümüz çullanan karabasana gece
düşmanımıza vay bee dedirttik
sonra olmuşken bir punduna getirip
işedik leşlerine gevur eniklerinin
ama ya bu yazı ansıtan rüzgar
bu hançeremizde boğulup boğulup duran harf
ya yüzümüzdeki bu akşam çürükleri
onları kime açıklasak
bize hak vermeyecek
bu diyorum sana ders olsun
öte yandan her şey kahrolsun

soğuk bir yanılgıdır
sular düpedüz bir kandırmaca
üstümüzde baskısı o saydam bakışların
o latif kollarını beni sarmalarken çemre
beni bir defasında unut da gebereyim
alıştık da ne oldu bunaltan inceliğine
kendinden söz ederken aman ha beni es geç
ben ki o hikayenin hep mi eksik kısmıyım
bir briketim ki çukurda daha kırık
elmacık kemiklerim çıkık
tırnaklarımı yerken hırslı
ama canım bu kadar da olmaz ki
yani elmalar biraz daha bulanık
biraz daha mayhoş tatları ısırırken
biraz daha manidar yatarken el şakaların
höt deyince pus
ö deyince iğren
şu haline bak efendim
midenizde ülser başınızda migren
felaket de sadesin
çiçeği burnunda sen bir gelinsin henüz
avcunda papatyalar patlamalıydı daha
tomur tomur olmalıydı
oranda
o sevgili şeylerin
kütür kütür olmalı her yanın yürürken
ah korkuttun gene
beni katleder gibi yapışına şakara
huyun kurusun
öte yandan
her şey kahrolsun

hassiktirsin ordan nazım
kısa sürermiş 20.yüzyılmış daha neler
onu gel sen külahıma anlat
ne ki herkeslerin yüzüyle arasında
kurduğu ünsiyetten bana ne
bana ne terli terli içilmeyen sulardan
destursuz bağa girmiş bulunduk bir kez
sor bakayım ne işi varmış burda
haberdar mıymış linyitin
nerede çıkartıldığından
sonra nasıl çıkarmış ketçap lekesi
bir de şehir görmüş adammış
yazları sıcak ve kurak
kışları ılık ve yağışlı
deyince her türk evlâdı
bilir hocanın akdenizi kastettiğini
sonra isimden isim yapan
yalama yapmış cı eki
gözlükten gözlükçü
nerden nereye
sonra düşürülür ama
neden mesire yerlerinde mendil
bir boy versin bakalım
dediği kadar var mıymış
ulan püf desek yıkılacak
ellemeyin allahından bulsun
oldu mu şimdi çok ayıp
hem haydin kurtuluşa
kurtuluşta aile
kurtuluşta rum
neyse nerde kalmıştık
öte yandan her şey kahrolsun

, 30 Ocak
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi