.

Yandaki masada büyüleyici güzelliğiyle sarışın bir kadın oturuyordu. Sürekli çekingen bakışlar atmaktan yorulan adam en sonunda cesaretini topladı ve kalkıp kadının yanına gitti, sesindeki titremeye engel olmaya çalışarak:

”Acayip derecede güzelsiniz…” dedi.

Kadın başta korktu. Sonra şaşırdı. Adam devam etti,

“Çok güzelsiniz. Sadece bunu söylemek istedim.” Kadın gülümsedi,

“Teşekkür ederim.” dedi. Bir sessizlik oldu. Adam orada ya çekip gitmeliydi ya da konuşacak birşey bulmalıydı. Bir türlü gidemiyordu ama aklına konuşacak birşey de gelmiyordu. Hayli heyecanlanmıştı, artık konuşmalıydı.

“Fazla güzelsiniz!” dedi. Sonra titreyen ellerinin tekini heyecanla kaldırarak arkadaki masada oturan esmer kadına yöneltti,

“Şu kadına bir bakın! O sizin gibi mi?” Esmer kadın, “Neler oluyor?” der gibi bir bakış fırlattı adama doğru. Adam duramıyordu,

“Siz özene bezene yaratılmışsınız! Ama bu sanki… Aceleye gelmiş!”

Heyecandan nefes nefese konuşan adam tam da “İyi gidiyorum!” diye düşündüğü sırada arkadan kafasına gelen çanta darbesiyle yere yıkıldı. Anlaşılan arkadaki kadın hayli öfkelenmişti.

“Bu mu güzel be!” diye çemkirdi esmer kadın devrilen adamın arkasından belirerek; “Sapsarı soluk surat!”

Soluk surat sözleriyle sarışın ve güzel olan kadının damarına basılmıştı. Lisedeyken Berrin isimli bir aşüfte de sınıfın ortasında kendisine böyle seslenmişti ve ona karşı hiçbir şey yapamamıştı. Kan beynine sıçradı.

“Senin ağzını yırtarım!” diye çemkirdi. Sanki sarışın kadın o kadar da güzel değildi. Esmer kadın,

“Bunu mu beğendin be!” diye bağırdı yerde kendinden geçmiş vaziyette yatan adama. Kadınlar sanki adamı paylaşamıyormuş gibi davranıyorlardı.

“Beni beğendi tabi! Seni mi beğenicekti?!” diye çıkıştı sarışın.

“Hahayt! Soluk surat! Git pekmez ye de renk gelsin suratına!” dedi esmer. Soluk surat ha? Damarına bir kez daha basılan sarışın iyice şirretleşerek:

“Ulan asıl ben senin beyninin pekmezini akıtıp sana içiririm!” diye cırlayarak hızla esmer olanın üzerine sıçradı. İki kadın kafenin orta yerinde saç saça baş başa girdiler.

Bu sırada kendine gelmekte olan adam gözlerini açınca gözlerine inanamadı. Bunun sebebi iki kadının kavga ediyor oluşu değildi. Arkadaki barın üzerinde dans etmekte olan ördek de değildi. Bunun sebebi kafasına çantayla vuran esmer kadının inanılmaz derecede güzelleşmiş oluşuydu.

Yüzü aydınlanmıştı. Yanaklarına renk gelmişti. Saçları saçılmıştı. Göğüsleri kabarmıştı. Kalçası belirginleşmişti. Yırtılan gömleğinin arasından göğüs dekoltesi ortaya çıkmıştı. Bir abide gibi sarışın olanın üzerinde yükseliyordu.

Esmer kadın burnundan solurken adam kadının omzuna dokundu,

“Fikrimi değiştirdim. Çok yanılmışım. Siz bu yerde yatan kadından daha güzelsiniz.” dedi.

“Gör! Bak da gör!” dedi kadın yerde yatmakta olan ruju suratına bulanmış, saçı başı dağılmış enkaza.

“Benimlen evlenir misiniz?” dedi adam esmer kadına. Kadın hiç tereddüt etmeden bir zafer edasıyla:

“Evlenirim!” dedi. Adam kadını koluna taktı ve oradan uzaklaştılar.

Sarışın kadın üzgün biçimde kalktı. Üzerini silkindi ve barın üzerinde çılgınca dans etmekte olan ördeğe doğru kırılmış olan topuklusuyla dolu gözlerle yürüdü. Ördeğe sordu:

“Söyle ördek, sence hayat neden böyle?”

Oysa ördek hiç oralı değildi. O sadece dans ediyordu. Sadece dans…

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.

, 15 Temmuz
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi