.

Dedektif ve filozof karışımı bir şair

Dün, Orhan Veli’nin doğum günüydü. Yaşasaydı, 96 yaşında olacaktı. 

1950 senesinin Kasım ayında bir haftalığına geldiği Ankara’da belediyenin kazdığı bir çukura düştü ve başından hafifçe yaralandı. İki gün sonra İstanbul’a döndü. 14 Kasım günü bir arkadaşının evinde öğle yemeği yerken fenalık geçirdi ve hastaneye kaldırıldı. Beyinde damar çatlaması yüzünden başlayan rahatsızlığın sebebi doktor tarafından anlaşılamadı ve Orhan Veli’ye alkol zehirlenmesine karşı tedavi uygulandı. Aynı akşam sekiz sularında komaya giren şair gece 23.20’de komadan çıkamayarak Cerrahpaşa Hastanesi’nde hayata veda etti. 

Lisedeki edebiyat hocası Ahmet Hamdi Tanpınar, Orhan Veli’yi hastanede ziyaret etmiş ve bu olayı Edebiyat Üzerine Makaleler kitabında şöyle anlatmıştır:
“Daha orta mektebin birinci sınıfında talebem olan Orhan’ı Cerrahpaşa Hastanesi’nde son defa oksijen çadırının altında yarı çıplak, güçlükle nefes alır ve o kadar güzel hayalleri yakaladığı dünyamızın yalnız akı görünen gözlerinden boşanırken gördüğüm günü hiçbir zaman unutamam. Şiirimize tatlı anlaşmazlığı ve lezzeti getiren zeka, kendisi olmaktan çıkmıştı.” 

Müşfik Kenter’in harikulade yorumuyla, bir Orhan Veli şiiri geliyor… 

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.

Orhan Veli'nin elyazısıyla, bir küçük şiiri

 

, 16 Nisan
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi