.

Sinemaya mı fotoğraf yüzünden ilgi gösterdim, fotoğrafa mı sinema yüzünden tam bilemiyorum. Belki ayrı ayrı şeylerdir ruhumda tuttukları yer bakımından. Ama yola çıkarken, “Film çekemedik, bari fotoğraf çekelim” dediğimi hatırlıyorum. Aslında fotoğrafa ilgim epeyce eski… Daha seksenli yıllarda sahaflardan yerli-yabancı fotoğraf dergileri toplar, uzun uzun fotoğrafları izlerdim. Sonra üniversitede seçmesiz olarak dersini de aldım, öyle etkinlik olsun filan diye değil. Tabii o zamanlar daha dijital makine yoktu henüz ortalıkta. Filmi tak, çekimi yap, filmi yıka, sonra da bas düzeni… Birer kere de olsa geçtik bu aşamalardan. Ama tembel bir adam için bunları arka arkaya yazmak bile zahmetli iş… Benim fotoğrafta izleyici olmaktan çıkıp kendi fotoğraflarını arayan adam olmaya geçişim bu yüzden gecikti sanıyorum. Muhtemel ki dijital makineler çıkmasa o gün hiç de gelmeyebilirdi. İşin bu kadar masrafsız ve pratik hale gelmesi her iki insanımızdan birini olduğu gibi beni de fotoğraf çekmeye yöneltti. Ama hakkımı yemeyeyim; bu süreçte ben hem bir parça tembelliğimi yendim, hem de epeyce yatırım yaptım bu işe…

Madem istediğimiz şeyi yükleyebildiğimiz böyle afili bir sitemiz var, fotoğraflarımın da bazılarını buraya yükleyeyim, insanlık görsün, diye düşündüm. Murat Menteş de teşvik etti biraz. İşin Ara Güler’i değiliz elbet, biraz insafla izlersiniz diye düşünüyorum. Maksat araya görsel bir şeyler katmak. Dedim ya her iki insandan biri fotoğraf çekiyor artık. Ben dünyanın çeken yarısındayım, bilginiz olsun bu sayede.

İlk parti, çekimlerinden ayrıca keyif aldığım bir gece serisinden oluşuyor, kitle olaya kitlenirse devamı da gelir elbet…

Serinin adı: GECE HİKAYELERİ
[nggallery id=8]

Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi