.

(1908 Kalem Dergisi) Özgürlük ve eşitlik sloganlarıyla gerçekleştirilen II. Meşrutiyet, kadınların beklentilerine yanıt veremedi. Hatta onların beklenti ve istekleri karikatürlere de yansıdı. 1908’de Kalem dergisinde yayımlanan bu karikatürde sanki “Korkarız yakında siz uçarsınız da” der gibi…

Yalnız ülkenin yalnız insanlarının toplumsal mücadeleleri de yalnızlık içinde geçer. Takdir edileceği üzere, bu yalnız ülkede yaşıyor olmak ve özellikle de kadın olmak hiç de kolay değildir. Bakmayın siz, şimdi biz türbanı rahat rahat tartışıyoruz ama vakti zamanında kadınlarımız “artık bizde varız” diyebilmek için yüzlerinin açık fotoğrafını çektirebilmek için bile ciddi mücadeleler vermişlerdi. Günümüz kadınları bunları çok fazla bilmez ama kadınların mücadele tarihinde “şu fotoğraf konusu” önemli bir yet teşkil eder. Biraz sonra size onlardan birinin öyküsünü anlatacağım ama önce adettendir genel bir giriş yapmakta fayda var.

Bir asır önce kadınlar da, erkekler gibi, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik ilkeleriyle yola çıkılan II.Meşrutiyeti, büyük bir sevinçle karşılamıştı. Çünkü meşrutiyetin gelmesiyle kendileri için büyük bir atılımın yapılacağını düşünüyorlardı. Öyle ki, 1908 Meşrutiyet’in ilanı nedeniyle Selanik’te sokak gösterileri sırasında ilk olarak peçesiz bir kadın da nutuk vermişti. İlerleyen günlerde kadınların sesi daha da yüksek perdeden çıkmaya başladı. 26 Temmuz günü İkdam’da İsmet Hanım (Hakkı) imzasıyla çıkan “Ya Biz Ne Olacağız?” başlıklı yazısı
geniş bir tepki uyandırdı. İsmet Hanım’ın bu yazısı kadınların mücadele tarihi açısından bir milattır. Çünkü bu yazı Türk kadınının erkeklerle eşit hak istediği ilk yazılardan biriydi. Yazının yayınlanması üzerine, ortalık bir anda karıştı. Tartışmalardan anlıyoruz ki, erkekler kadınlara istedikleri hakları vermeye pek de hazır değillerdi. Edindiğimiz izlenim, kadınlar için durum eskisinden pek de farklı olmayacaktı. O günün havası içinde, kadınların böylece ortalığa atılışlarını beğenmeyenler, ‘Ne mi olacaksınız? Evinizde oturacaksınız, ev işleriyle uğraşacaksınız, çocuklarınıza bakacaksınız,’ şeklinde yazılar kaleme alıyorlardı. Kadınların hevesleri kursaklarında kalmıştı. Kendilerine vaad edilen hakların hiçbiri verilmemişti. Tabii ki bu durum onları örgütlenmeye yöneltti.

Bu sırada I. Dünya Savaşı, kadın örgütlenmelerini de hızlandırdı ve kadınlar o döneme göre epey radikal ilk tepkisel eylemlerini gerçekleştirdiler. 1913’te Nuriye Ulviye Meylan’ın kurduğu Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-ı Nisvan Cemiyeti’nin yayın organı Kadınlar Dünyası’nda üyelerin peçesiz fotoğrafları yayınlanmaya başladı. Yayımlanan ilk fotoğrafın sahibi şair Yaşar Nezihe (Bükülmez) hanımdı. Osmanlı kadınlarının peçelerini atarak kendilerini basın yoluyla tanıtmaları büyük yankı uyandırırken yine bu derneğin üyelerinden Belkıs Şevket, kadınların erkeklerce yapılan her şeyi yapabileceklerini kanıtlamak amacıyla ilk defa uçağa binen ve uçan kadın oldu.

Toplumsal sorunları şiirlerine konu eden ilk kadın şair olan Yaşar Nezihe, genç yaşında bir dergide gördüğü şiirlere özenerek şiir yazmaya başlamıştı. İlk şiir kitabı Bir Demet Menekşe’’nin 1915’te çıkmasının ardından çeşitli dergilerde şiirleri yayınlandı. 1919’da Nazikter’in 20. sayısında çıkan “Ekmek ve Kömür İhtiyacı,” şiiri dönemin yaşanan sıkıntılarını dile getiriyordu:

“Mahalleden iki gündür verilmiyor ekmek
Kolay değil gece gündüz bu açlığı çekmek
Zavallı milletin aç karnı dört buçuk senedir
İaşe meselesi hallonulmuyor bu nedir…”

(Yaşar Nezihe) Türk basınında peçesiz il fotoğrafı yayınlanan fotoğrafın sahibi şair Yaşar Nezihe (Bükülmez) hanımdı. Onun zorlu bir hayat mücadelesi oldu.

1 Mayıs ve grev şiirleri yazdığı için şiirlerine el konulan ilk kadın şair olarak da tarihe geçen Yaşar Nezihe’nin hayatı sıkıntılar üzerine kuruldu. Kendi emeği ve babasından kalan küçük bir maaşla geçinmeye çalışan Yaşar Nezihe Hanım’ın 1925 yılında yürürlüğe giren Takrir-i Sükun Kanunu’na göre gözaltına alınması, üstelik kendisinden ve yazılarından bir daha haber alınamaması onun ölmüş olduğu kanısını uyandırdı. Oysa o, 1934 yılında Soyadı Kanunu çıktığında “Bükülmez” soyadını almış ve oğlunu büyütmeye çalışıyordu. Sağ olduğunun öğrenilmesinden sonra da şiiri yayınlanmadı.. 1971 yılında ölen Yaşar Nezihe için Bekir Yıldız’ın yazdığı Ölü Soğumadan adlı öykü soruşturmaya uğrar. 1974 affı ile yazar serbest, öykü tutuklu kaldı.

, 7 Kasım
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi