.

İçimizdeki hıncı ve nefret hissini kendi başımıza nasıl durdururuz? Çünkü bu his karşıt görüneni alt etmekle geçmiyor. Daha da yayılıyor. Bir kalp krizi, bir trafik kazası, bir kanser hastalığı ya da tek kelimeyle ecel onu durdurup topraklamadıkça geçmesi de pek mümkün olmuyor ne yazık ki! Olabilmeliydi.
Zulme uğradığına inanan ve ezile ezile ve her yeni zorluğa yeni bir mukavemet geliştirerek iktidara uzananların zulme tenezzül etmemeleri gerekir. Adalet, insaniyet, vicdan, şefkat, alicenaplık adına değil. Bu dünyada bunlardan hiçbirinden tarihin hiçbir döneminde fazla miktarda bulunmadı.
Doğrudan rasyonel, pragmatik bir akıl yürütmeyle, varoluş sorunları adına zulümden uzak durmak gerekir.
İktidara uzanan dini örgütlenmelerin yekpare olmadıkları biliniyor. İktidar onlardaki renk ayrımını azalttı. Eğer bir iktidar tek parti rejimi kurup hüküm sürmek istiyorsa bu topraklarda bunun ortalama süresi maksimum 30-40 yıl arası ve buradan Hayallerin Osmanlısı’na ulaşılamayacağı açık.
İktidarlar kendi iktidarlarını tahkim etmek ve uzun süreli kılmak istiyorlarsa dışarıda bıraktıklarının mevcudiyetine mecburlar.
Eğer kendin çok parçalıysan varlığını da dışarıda tuttuğuna bağlı olarak sürekli kılma yoluna gitmişsen, dışarıda hasımlaştırdığının bir süre sonra boynunu devirebilirsin, ama binaya su da tam oradan yürümeye başlar. İktidarın birleştirdiği gruplar dışarıda bıraktıkları azaldıkça içerde açığa çıkmaya başlar. Sanıyorum bu kaçınılmaz sürece giriliyor. Kaçınılabilir miydi? En azından bu topraklardaki intikam cinnetinin önünü kesmek; bu yıkıcı, bitirici, fikri ve insani tekamülü berhava edici illetin bünyemizden sökülüp atılması için son bir şans vardı. Olmadı. Türkiye teyel yerlerinden sökülmeye başladı.

Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi