.

-Münire Coşkun’un anısına.

bosna_muniresini_kaybetti13813065790_h1083359

“Bosna unutturuluyor. Hatırlamalara ambargolar konuluyor. Savaş suçluları elini kolunu dolaşarak geziyor. Tecavüze uğrayan genç kızlar o günlerin taptaze acısıyla yaşamaya çalışıyor.”
Savaşta Hürriyet’in Bosna temsilciliğini yapan Münire Coşkun mektubunda yazmış bunları.
Saraybosna’dayım. Her şeyin burada başladığını biliyorum:
Uygarlıklar çatışmasının kıvılcımı 11 Eylül’den yıllar önce burada çakıldı. Farklı dinlerin barış içerisinde yaşayabileceğine dair umutlar burada bitti.
Yeni yüzyılın getireceklerini kavramak için Saraybosna’yı anlamak şart. Buraya ondan geldim.

***

Savaşta yakılmış kütüphanenin (daha doğrusu, ondan geriye kalanların) önünde, ak sakallı bir Almanla duruyoruz.
Yaşlı adam üç yıl önce Bavyera’da çıkan bir başka kitaplık yangınını anlatıyor. Sonra arkamızı dönüp Miljacka Nehri’ni süsleyen köprülere bakıyoruz. Lise öğrencilerinden oluşan kalabalık bir grup hep birlikte bu tarafa geçiyor.
“So…” diyor Alman arkadaşım: “Life goes on…”

***

Bu yıl Amerikalı araştırmacı John R. Schindler’in “Unholy Terror” adlı ilginç kitabı yayımlandı. Schindler, savaşta çizilen mazlum Müslüman-zalim Hıristiyan resminin televizyon tarafından dayatılan tek yanlı bir görüntü olduğunu savunuyor.
Dediğine göre Srebrenica katliamı da Boşnakların daha önce aynı kentteki Hıristiyanlara yaptığı zulme bir tepkiymiş falan.
Dahası, 11 Eylül saldırısını yapan El Kaide militanlarının savaş sırasında Bosna ordusunda yetiştiklerini söylüyor Schindler. Bir soykırıma sessiz kalan batı dünyası, gece rahat uyuyabilmek için aradığı bahaneyi bulmuş oluyor böylece.

***

Schindler’e en güzel yanıtı, yine Münire Coşkun’un mektubundaki sözler veriyor belki de:
“Bosna’da savaş bitti diyorlar. Yalan. Bosna’da her şey güllük gülistanlık diyorlar. Doğru değil… Başçarşı ve Mostar köprüsünün göz alıcı görüntüsü gerçekleri yansıtmıyor.
Mutsuz insanların, acıları ile yaşayan insanların yoğun olduğu ülkede savaş bitmedi. Sadece silahlar sustu. Silahların olmadığı, çaresizlik savaşı yaşanıyor.
O alımlı genç kızlar, o delikanlılar var ya… Derileri dişlense içerlerindeki zehir canlar alır.”
Hoşçakal Saraybosna… Yahya Kemal’in vaktiyle Üsküp için dediği gibi. “Çok sürse de ayrılık, aradan geçse çok sene, sen bizde olmasan da biz sendeyiz yine.”

-Saraybosna, Kasım 2007

, 11 Temmuz
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi