.

Kanırtılmış bir etin tende sancıdığı dem
Bir sarsıntıyla hüzne bandırılmış yatak
Toz pembe şarkılarla sesimizi kısarak
Her canlı cimadan sonra sakardır madem

Öpüşmeler ve baygın ve işlek ve kostak
Gülüştükçe enginden yeşiliz sen ve ben
Ayrışırken buluyoruz bizi bir puta tapınırken
ben ve seni bir enlem gibi bölüyor o kıstak

çarşaf şimdi tenha ve ter ve muzlim ve beden
bir şeye saplanıyor bir şeyin akordunu bozarak
dünyaya sataştığımız o hey günlerli o ıslak
yaz günleri bir kız yüzükoyun siftahsız bir sütyen

ekşi elmalar yuvar yuvar ellerimiz yatalak
yavan bir yemişten arta kalan nem
gidemem mor kirpiklerinle sürgülü her yörem
oraların mütemadiyen engebe ve pıtrak

ne uzak fikri cazip ne yakınlar sevecen
her şey birbirinden kopuk birbirinden muallak
ki kumpaslarla inilen gövdede gergin tuzak
değdikçe birbirine değişen genşeyen gen

kara bir çalılıktır o dikenlerle gür ve dağınık
ezilen böğürtlenlerle bağırda bas bas tepinen
ölü bir dilde inleyen denizler heceleyen
çürüklerini toplar sonra yüzü eğik bir çocuk

gecenin bize güttüğü bu kindir güce giden
bir sevişmeden arta kalan o kaşlardır ki çatık
o tartışmalı omzun bükülü o dudak
bizi sütüyle besleyen azarlarla eğiten

, 25 Temmuz
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi