.

90’ların hemen başı, orta 1’e başladıktan birkaç ay sonra sınıf öğretmeni [aynı zamanda Almanca hocamızdı ama Futur yani gelecek zamanı yanlış çekiyordu kulakları çınlasın] ulufe dağıtır gibi herkese bir kol verdi. Bana Sivil Savunma Kolu düştü. Ne yapar bu sivili savunma kolu, ne işe yarar? Soruyorum bir bilgi olsun yok. Derken Körfez Savaşı patlıyor. Okulda saçma sapan, çerçeveli 3 tip siren sesi posteri var, bunu ezberliyorum:

1- Sarı ikaz: 3 dakika düz siren; saldırı ihtimali [küfür et], 2- Kırmızı ikaz: 3 dakika dalgalı siren; saldırı tehlikesi [dua et], 3- Radyoaktif serpinti ikazı: 3 dakika kesik kesik; patlattılar bombayı [kaç].

Sonra bir sabah müdür içtima alanına hepimizi dizdi ve tatbikat planını anlattı. Kağıt üzerinde mükemmel bir plan. Dersin ortasında zil çaldı bahçeye koşturduk; güya her sınıf ve kat sırayla çıkacaktı, izdiham olmayacaktı. Merdivenler mahşer gibi oldu ve erkekler kızlara pandik ata ata bahçeye indi.

Bu da yetmedi, hoca birgün bana bir top fotokopi verdi, sınıfa dağıtayım diye. Baktım Sivil Savunma Yönergesi gibi bir şey. Herkese dağıttım. Yönergeye göre bunları okuyacak, ailemize götürecek, muhtarla paylaşacaktık, komşularımıza anlatacaktık. Dediğim gibi kelimenin tam anlamıyla her şey kağıt üstünde mükemmeldi.

Yönerge, hepimizin dört başı mamur, sığınaklı, elektrik su gibi tesisatları nizamî olan apartmanlarda oturduğumuzu varsayıyordu. Müstakil evler, gecekondular ne yapacak yönergede yoktu. Hatta devlet yiyeceklerin miktarlarını ve saklama koşullarını da anlatıyordu. Lakin şöyle bir sorun vardı: kimse apartmanda yaşamıyordu ve kimsenin istif yapacak bir hali bir birikimi yoktu. Zaten bizimkilerin sivil savunma anlayışı “sen bombaları bizden uzak tut ya Rabbi” şeklindeydi ve şüphesiz o fotokopiye göre daha güven vericiydi.

Devletin verdiği fotokopiyle, çaldığı sirenle sivil savunma bu kadar olur işte. Ölmemek için önce apartmana yerleş. 19 sene geçti aklımda sadece işte bu sirenlerin adı kaldı. Bir de o merdivende yaptığımız ergen tacizleri. Hele sınıfın en güzelini sıkıştıran 149 Erhan vardı, “örtmenim yarın da tatbikat var mı” demişti. Böyle sümüklü sümüklü.

Tıpkı Yerli Malı Haftası’nda olduğu gibi bunun arkasında da ABD vardı. Körfez Savaşı boyunca bu telaş devam etti. Sonra da sivil savunma kolu haritadan silindi. Ben de son iki sene sınıf başkanı olup karne parası topladım. Kendimden iğrendim.

, 1 Kasım
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi