.

Yanılıyor olamazdı!
“O sendin!” dedi yolcu taksiciye.
“Hayır” dedi taksici kaşlarını çatarak. Israrla reddediyordu.
“Hani soldaki sokağa gir demiştim. Sen de orası ters yön demiştin?” Oydu. Biliyordu! Sesi, tipi bir kenara; aynasında sallanan süslerden, renkli kumaşındaki temizlenmesine rağmen kalmış koyu lekeden… Yolcu üsteleyerek tekrarladı:
“Sen o taksicisin!”
İnkâr etmenin bir anlamı yoktu. Taksici sonunda kabul etti:
“Evet. O bendim. Seni arabaya tekrar almamam gerekliydi biliyorum. Ama bunu yaptım. Kahretsin!”
Yolcu tebessümle yâd etti:
“Geçirdiğimiz o yolculuk çok güzeldi…”
“Evet” dedi taksici, çok eğlenceliydi… Ondan sonra hep seni aradım. Biri el kaldırdığında hep onu sana benzettim. Hep biri inerken senin gibi ‘Üstü kalsın’ sözlerini duymayı bekledim…”
Yolcunun yüzü kızardı, taksici teessürle vah etti:
“Sen rastladığım en iyi yolcuydun!”
Yolcunun mahcubiyetten kaçırmaya çalıştığı bakışları, taksicinin dikiz aynasından yansıyan dolu gözleriyle buluştu. Sanki o an taksimetre büyülenmişti. Bir o yana bir bu yana sallanan süsler pür dikkat kesilmişti. Arabanın farları merakla parlıyordu; motor susmuş, onları dinliyordu.
Belli ki her ikisinin de söyleyecek sözü vardı. Fakat tek kelime bile etmediler.
“Burası” dedi yolcu başını dışarı çevirerek: “Ben sağda ineyim…”
“İn!” diye inledi taksici, “Lütfen bir daha bu arabaya binme. Yüzünü görmek istemiyorum!” Yolcu yutkundu.
“Emin ol bir daha beni görmeyeceksin” dedi, “Artık benim bir arabam var”
“Biliyordum!” dedi taksici gözyaşlarına boğularak.
Dışarıda çisil çisil yağmur yağıyordu. Kayboldu yolcu karanlıkta…

, 21 Kasım
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi