.

Tarak savaşa katıldı. Sakat döndü. Kuaför onu tanımadı, kovdu.

*

Savaş çok barutlu, yoğun kanlı. Onlarca tarak, fırça, flüt, kumanda oradan başka biri olarak çıktı. Birçoğu yuvasında yara sardıktan sonra sokaklara düştü. Kapaksız bir kumandayı, son notası noksan bir flütü, dişi kayıp bir tarağı bağıra basmak zordur.

*

Makas mırıldandı: “Duyduklarıma inanamıyorum” Çırak yanıtladı: “İki kulağın var inan, yoldaşımız tarak şu an gazi, işsiz.” Makas üzüldü. Aklındaki fikir tavır koymaktı. Çırak soğukkanlıydı, fısıltıyla konuştu: “Sigortamız yatıyor, uslu dur.”

*

Ağzında dişi kalmamış bir kuaför hatasından pişman olur mu? Aynaya bakıp da tarağa haksızlık yaptığını hatırlar mı?

*

Harp malulü bir tarağı olduğu gibi kucaklayacak biricik kişi kabak kafalı fırıncı olmalı. Fırıncı bütün garibanı sokaktan topladı, iş-aş sağladı. Flütü çaldı, fırçayla un süpürdü, tarağı sırt kaşıyıcısı yaptı. Kapağı olmayan kumandayı da bantla sararak yüzyıllık alışkanlığı başlattı.

*

Tarak rüyasında savaşta olduğunu gördü. Rüyaya bak; sapasağlam dönüyor, kuaförün camından bakıp gülümsüyordu. Kuaför ona sarılıyordu: “Yihuu! Hayattasın.” diyordu. Kabak kafalı fırıncının sırtı kaşınınca rüya bitti.

*

Sadakatsiz kuaför sararmış rüyalar görür mü? Hayır. Sadakatsizin nostaljisi yoktur.

*

Kabak kafalı fırıncı tarağa çocukluğunu sordu. Tarak hatırlayamadı. Patlamalar ortasında kuru sis yayılınca hafıza küçülür. Ayrıca niçin hatırlasın? Noksanlığını unutmadı ki.

*

Makas ara sıra tarağı özlüyor. Çırak soğukkanlı, çünkü usta olmadan duygularını açığa vurmamalıdır. “Şu saçları sil çırak, ağlama ulan.”

(*) e harfi kullanılmadan yazılmıştır.

Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi