.

Sinema için senaryo gerçekten gerekli mi bilmiyorum. Edebi bir ürün. Uzun bir yolda kaybolmamak için bir harita gerekli elbet.

Konvansiyonel tiyatronun sıkıcılığının sebebi bu olsa  gerek. Yazılmış bir edebi eserin sahnelenmesi. Okuduğunuz bir kitabın canlandırılışını seyretmek. Oysa hem tiyatro hem sinema bundan kurtuldukça  daha bir kendi oluyor sanki. İyi bir film yalnızca sinematografiyle ifade edilebilecek şeyler i varedebilmekle mümkün belki de.

Şöyle diyor Godard:

”Diğer sanatlara göre sinemada iyi olan şey -ve bu beni hep şaşırtmıştır- bir hiçten yola çıkabilme olanağıdır. Kaç satır laf edeceklerini, ne yapacaklarını öğrenmek için şurasından burasından okuyan oyuncuların dışında hiç kimsenin okumadığı senaryoları insanlar neden oturup yazarlar anlamam. Sinemada insanın hoşuna giden şey, işe bir kıyısından dalıverme olanağıdır.”

Béla Tarr ise senaryoları yalnızca yapımcılar ve dağıtımcılar için yazdığını, çekimlerde hiç bakmadığını söylüyor. Doğrudur bir bakıma. Sermayedar hayal kurana,  hayal kurmaya inanmaz. Önüne konacak yazılı belgeye bakar.

, 19 Mart
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi