.

Richard Dawkins, “Ataların Hikayesi” kitabında, Ole Seehausen ve Jacques van Alphen’in Tanzanya ile Uganda arasında bulunan Victoria gölünde yaşayan iki farklı tür sihlid balığı üzerine yaptıkları bir deneyden bahseder (Tombul İngiltere kraliçesinin Afrika’nın göbeğinde ne işi var sorusu, başka bir hikayenin konusu).

Bu iki tür birbirlerine son derece benziyorlar, anatomileri hemen hemen aynı. Tek farkları renkleri. Biri kırmızıya yakın bir renkte, diğeri maviye yakın. Ve doğada hiç çiftleşmiyorlar. Dolayısıyla ayrı türler olarak kabul ediliyorlar. İki bilimadamı bu balıkları alıp monokromatik ışıkla aydınlatılmış bir akvaryuma koymuşlar. Bu ışık altında renkler seçilemiyor. Balıkların, renkleri göremediklerinde diğer türün üyeleriyle de çiftleştiğini gözlemlemişler. Dahası, yaptıkları yavruları gayet sağlıklı ve doğurgan olmuş.

Ama doğada, “her ihtimale karşı” kendi renklerindeki sihlidleri tercih ediyorlar. Bu balıklar, tam bizim yaşadığımız zamanda, türleşmenin kritik bir aşamasında tespit edilmişler. Aslında kritik aşama geçilmiş, türleşme gerçekleşmiş, ama henüz birbirleriyle yavru yapamayacak kadar farklılaşmamışlar. Elbette farklılaşacaklar, biz fani ömrümüzde göremeyecek olsak da. Bir türde ortaya çıkacak anlamlı bir mutasyon sadece o türün popülasyonuna yayılacak. Diğer tür için de aynı şey geçerli.

İlginç olan, bu balıkların, türleşmeyi destekler şekilde davranmaları. Gerçekte melezlemenin önemli avantajları vardır, bir tarafta bozulmuş bir gen, diğer taraftan gelen sağlam genle onarılır. Brezilyalıların tuhaf futbol yeteneklerini melezlemeye borçlu olduğunu düşünürüm mesela. Ama genetik farklılığın anlamlı olduğu bir eşik vardır, bundan sonra işler sakata biner.

Sakat (veya kısır) bir yavru doğurmak kadar korkunç bir şey olamaz. Gözle görülür bir fiziksel farklılık olduğunda (renk gibi), melezlemenin avantajları için göze alınamayacak kadar büyük bir risk vardır. Bu riski göze alanlar, belli ki değerli zamanlarını hilkat garibeleri doğurmak için harcamışlar, göze almayanlar kendi renklerindeki balıklardan üretmeye devam etmişler.

Peki ırkçılıkla ne ilgisi var?

Doğrusu, bana, klavyeyi incitmeye değmeyecek kadar bariz geliyor.

, 17 Ocak
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi