.
Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.

Hani şu hala beni niye terk ettiğini anlamadığım sevgilimin muffin yerkenki gözlerine benzeyen siyah deri ceketimi giyip soluğu LAX’te almıştım. Uzaktan bakınca Trinity’yi andırıyordum belki de. Ben ki bir zamanlar uzaktan bakınca allah bilir kimleri andırmışımdır. Neyse…uzak doğuluları yekdigerinden temyiz temrinleri yaparken gözüme açık bir fermuar ilişti. Tuvaletten yeni çıkmış bir redneck… tuvaletten demincek çıkmış bir kişiyle göz göze gelmek de amma gariptir ha. bir tür flagrante delicto.  Adam az önce bir çuval inciri bok etmiş. Bazen mesela ayak yolu sırasında insanların yüzündeki o utanç ifadesini izlerim. Adama baktıkça aklıma “Catching The Big Fish”den pasajlar geliyordu durduk yere.

Viski kokan ses:

“The deeper you go to this source the bigger fish you can catch.”

yaklaşıp hafifçe selam verdim. Bir hatunla konuşuyordu. Usulen sözünü bölmek istemedim, bir dakika lütfen diyerek işaret etti. İmza falan istemeyecektim. Sadece şey diyecektim:

–       Fermuarınızı açık unutmuşsunuz Mr. Lynch!

Ulan eleman stunt actorlüğe mi soyunmuş yoksa zipsofist mi olmuş oldum. hatunla konuşmaları iyiden uzamıştı. Bu arada sevgilinin inmesine az kalmıştı. Sonra birden David’in başka bir sözünü hatırladım:

“If you want to catch little fish you can stay in the shallow water; but if you want to catch the big fish you’ve got to go to deeper.”

küçük bir baş selamıyla sevgiliyi beklemek için yerime döndüm.

Daha derine inmek için.

, 23 Şubat
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi