.

Nazım Hikmet’in yazdığı en güzel dizelerden biridir, ben özellikle “bir ağaç gibi tek ve hür” kısmını anlamlı bulurum. Onu takip eden komünist kuşağın söyleminde ve pratiğinde biraz ihmal ettiği bir söz olduğu için belki. Komünizm “tek ve hür” olmakla ilgilidir en az “kardeşçesine” olmak kadar, bunu anlamamız neden bu kadar uzun sürdü, hatta anlamakta geç kaldık bilmiyorum.

Başka bir yönden “bir orman gibi kardeşçesine” lafına baltayla dalacağım şimdi izniniz olursa. İmge çok güzel ama biraz problemli maalesef. Ormandaki ağaçların kardeşliği, tıpkı vahşi hayvan saldırılarına karşı ilk hedef olmak istemedikleri için sürünün ortasına ilerlemeye çalışan sığırların kardeşliği gibidir. Hepsi ortaya doğru hareket ettikleri için, dışarıdan bakınca sıkış tepiş, bir orji halinde ilerleyen mutlu ve kardeş bir sürü gibi görünür. Ama hepsi, en zayıfları dışa doğru, yani tehlikeli bölgelere itme eylemindedir aslında.

Ormandaki ağaçlar yüksek olurlar (üç hürel şarkı sözü gibi oldu ama doğru). Bu kadar büyümek, daha doğrusu büyümek zorunda olmak hem maliyetli hem risklidir. Daha büyük gövdeyi beslemek de ayakta tutmak da daha zordur. Eğer gerçekten aralarında bir kardeşlik olsa “gelin hepimiz aynı boyda kalalım, fazla kendimizi kasmayalım, güneşin nimetlerinden eşit olarak faydalanalım” derlerdi ve bu delice yarışa girmezlerdi. Ama böyle bir anlaşma yapılmış olsaydı bile, anlaşmayı bozmanın yaptırımı yoktur. Sonuçta hepsi köklerinden toprağa bağlı, kalkıp öbürünü dövecek halleri yok. Şans eseri biraz daha aşağıda, dolayısıyla gölgede kalıp ölmektense, biraz daha yukarıda olmaktan zarar gelmez. Ama bir tanesinin yukarıda olması, onun çevresindekilerin gölgede kalması demektir. Gölgede kalmaktansa uzamaya çalışmak doğru tercihtir. Sonuçta oyun teorisi dinamikleri işler; Nash dengesi, hepsinin var gücüyle uzamaya çalıştığı yüksek mi yüksek ağaçlarla dolu ormanlar yaratır.

Ormanda değil açık alanlarda yaşayan ağaçlar için böyle bir rekabet olmadığı için, onlar kısa ve yayvan olmayı tercih ederler. Fırsat varsa enine büyümek, boyuna büyümekten iyidir (sadece ağaçlar için tabii, kesinlikle benim için değil). Enine büyümek, dünya üzerine düşen güneş ışığından daha çok faydalanmak demektir. Bu yüzden, yayıla yayıla genişlerler ve bozkırın ortasında tek başlarına keyif çatarlar. Ormandakiler, birkaç metre aşağıda kalmanın ölüm getireceği canhıraş bir yarıştadırlar oysa.

Ne diyelim, görünüşe aldanmamak lazım. Aynı zamanda birbirimize karşı anlayışlı ve saygılı olmak, boş şeyler için kendimizi üzmemek, karşıdan karşıya geçerken dikkat etmek, ve kesinlikle ve hiçbir şart altında çocuk taklidi yaparak konuşmaya yeltenmemek…

, 10 Haziran
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi