.

Zaman yok, tarih de öyle… Belki de zamanın bir yerlerine asılı kalmış, orada eskimemiş, kendini nefes almadan bile yaşatmayı başarmış bir tiyatro kumpanyası şehre geldi işte. Zamanın sonsuz belliğinde asılı kalmadan önce oynadıkları son oyunla karşınızdalar. Zamanın bile ötesinde ezberlenmiş repliklerini tek tek sıralayacaklar şimdi sizler için. Ve tüm İstanbulluya Hagop Baronyan’ın harikulade temsili Şark Dişçisi’ni takdim edecekler. Belli ki yüzyıllardır geziyor bu kumpanya, Şark’ı da Garb’ı da ezber etmiş, her yerde anlatmış meramını… Şimdi ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’ndan emanet aldıklarını sahnelerde; gecelere renk, hüzne eğlence, yasa neşe ve ömre ömür katmak, gelenlere dünya ahvalinin tüm tasalarını unutturmak için işte şarkılarına başladı… Ta buralara kadar geliyor sesi…
Parası için kendinden yaşça oldukça büyük bir kadınla evlenmiş dişçinin hovardalıklarını izlemek için hazır mısınız? Osmanlı sosyetesinin en gözde dişçisi olan bu zat öyle işler yapacak ve başını öyle belalara sokacak ki cemiyet hayatı daha önce hiç görmediği bir şenliğe tanık olacak. Pera’nın balolarını bile gölgede bırakacak bu eğlence ve bu renk cümbüşü…
Kış boyunca Şehr-i İstanbul’un dört bir yanını dolaşacak olan Şark Kumpanyası, Engin Alkan’ın yönetiminde sahneliyor Hagop Baronyan’ın Şark Dişçisi piyesini. Oyunda ise Selçuk Borak, Çağlar Çorumlu, Sevil Akı, Selin Türkmen, Ümit Daşdöğen, Sevinç Erbulak, Hüseyin Tuncel, Salih Bademci, Emrah Özertem, Tuğrul Arsever, Çiğdem Gürel, Senem Oluz, Özge O’Neill, Yasemin Güvenç, Reyhan Karasu, Murat Üzen, Serkan Bacak, Okan Patırer, Y. Arda Alpkıray rol alıyor. Boğos Çalgıcıoğlu çevirmen, Sinem Özlek dramaturg, Cem Yılmazer ışık tasarımcısı olarak görev yapıyor kumpanyada. Tomris Kuzu oyunun kostümlerini, Selçuk Borak ise dansların koreografisini hazırlamış.
Osmanlı’nın en önemli mizah ve tiyatro yayınlarını hazırlamış, oyunlar yazmış, çoğu zaman başı sansürle belaya girmiş Hagop Baronyan’ın Şark Dişçisi adlı oyunu Engin Alkan’ın elinde gerçekten büyüleyici bir hâl almış. Bunu sadece oyunun seyircide bıraktığı etki için değil, Alkan’ın sahne üzerinde kurduğu dünya için de söylüyorum. Alkan, başta aşırıya kaçmış gibi görünse de oyun içinde bir an bile sırıtmayan ve oldukça da ölçülü kullanılan abartıyla keyifli, hatta eşsiz bir dünya yaratıyor. Renkli ve karikatürize edilmiş bu dünyanın içine Çağlar Çorumlu’yu da yerleştirdikten sonra oyun harika bir seyirlik haline geliyor. Çorumlu, oyun boyunca muhteşem bir performans sergiliyor. Aksamadan, yorulmadan ve bir an bile oyundan düşmeden oynuyor. İkinci perdede Çorumlu’ya ilk perdedeki rolü itibariyle çok öne çıkmayan oyunculardan Sevinç Erbulak eşlik ediyor. Böylece hem oyun zenginleşiyor hem de Çorumlu, Erbulak’ın yardımıyla performansını oyunun sonuna kadar koruyabiliyor. İkili Engin Alkan’ın bir başka yönettiği oyun olan Tarla Kuşuydu Jüliet’ten de birbirlerini tanıyor. Daha önce sinemadan da gelen bu tanışıklık sahnedeki performanslarını da etkiliyor. Sevinç Erbulak ve Çağlar Çorumlu ikinci perdeye öylesine damga vuruyor ki, onların olmadığı bölümlerde oyun düşüyor gibi geliyor izleyiciye. Seyirci oyunun yükselmesi için onların bir an evvel gelmesini bekliyor.
Oyun tabii ki Sevinç Erbulak ve Çağlar Çorumlu üzerine kurulu değil. Mesela kumpanyamızın başrol heveslisi figüranın Shakespeare performansı başlı başına alkışı hak ediyordu. Meslekten sıkılmış kantocu ve yaşlı kocanın detone ve başarısız şarkısı da öyle… Hele son dakikada gelen sürpriz ise neredeyse oyun kadar başarılıydı.
Pek çok başarısız oyuna imza atmakla sabıkalı İstanbul Büyükşehir Belediye Tiyatroları yeni sezonda bu oyunun üzerine çıkabilecek mi şimdiden bilinmez ama bunu başaramasa da Şark Dişçisi kurum için bütün bir yılı kurtarmaya yeter gibi görünüyor.

Bir Heves Bir Kalas / 25-10-2011/ Taraf

, 10 Kasım
Punto:
14
16
20
24
Palet:
Yazı
Yazı
Yazı
Yazı
Sıfırla
.
Panel
Yukari Asagi