.

Yazarın arşivi

[“İnsanları öldüren insanları öldürüyoruz, çünkü öldürmek yanlış.”]

Bu grafiti fotoğrafı Suriye’ye dair ‘Acı çeken çimenler (the Suffering Grasses)’ adlı belgeselin tanıtımında kullanıldı. Belgeseli Gazze yolunda 9 kişinin öldürüldüğü Mavi Marmara gemisinin yolcularından biri, Kore asıllı aktivist ve film yapımcısı Iara Lee çekti. Nisan ayında Türkiye’ye gelip Suriyeli sığınmacılar ve Özgür Suriye Ordusu mensuplarıyla görüşerek yaptığı çalışma henüz burada gösterilmedi. Ama Mayıs’ta tanıtım amacıyla kaleme aldığı yazısındaki karamsar tablo hâlâ güncel. Şiddetin şiddeti tetiklediği, ölümler arttıkça kin ve intikam hislerinin güçlendiği, kampların keskinleştiği bir ülke tasviri Iara Lee’ninki; ‘Rejimin de istediği gibi, mezhepsel, dini, siyasi, ekonomik ve etnik ayrımlar, gittikçe derinleşiyor. İç savaş hali yerleşiyor.’ 5 ay sonra sınırın bu tarafında da can alan bu savaşın, kimse nerede ne zaman nasıl biteceğini öngöremiyor. Ölümler hızla artarken, Beşar Esad ise şiddetten adeta beslenerek 19 aydır yerinde duruyor. Belki tam da bu yüzden, Iara Lee’nin 5 ay önce de dile getirdiği şiddet içermeyen araçlara her zamankinden çok ihtiyaç olabilir.
[Işın Eliçin, 7 Ekim, Yeni Şafak]


Güzin – Baha ikilisinden 1975 tarihli bir şarkı. Fotoğrafla şarkının ne ilgisi var? Bilmiyorum. Her şeyi bilemem.

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.

Dünya sineması, ‘Hollywood ve diğerleri’ şeklinde ikiye ayrılıyor. Bu, göze batan, görmezden gelemeyeceğimiz bir vakıa. Hollywood filmleri tüm ülkelerde vizyona girer. Hollywood yıldızlarını tüm milletler tanır. Her yerde, gündelik hayat Hollywood imgelerinin tesiri altında biçimlenir… Hollywood’dan kaçamayız. O, kafamızın içindedir. Hayatın, yaşanmaya değer kısımlarının tüm hakları Hollywood’a aittir…
Amerika haricinde hangi ülkelerde iyi filmler çekiliyor? Hangi uluslar güçlü hikayeler anlatabiliyor? Hollywood’dan başka nere var?..
Diyeceğim, dünyada herhangi bir ülkenin yapabileceği en önemli işlerden biri, Amerikan sinemasını aşan nitelikte filmler ortaya koymaktır. Türkiye’nin aksine İspanya bunu başarıyor. İlk ağızda [üstelik, yaşayan en büyük yönetmenlerden Alex De La Iglesia’nın adını bile anmadan] size gerilim türünden üç örnek verebilirim.
EL METODO: Madrid’de Dünya Bankası ve IMF karşıtı protestolar sürmektedir. Bir holdingde üst düzeyde bir pozisyon için müracaat etmiş kişiler bir odaya toplanmışlardır. İçlerinden biri işe alınacak, diğerleri yollanacak. Fakat bu eleme işlemi ironik, kuşkulandırıcı ve giderek dehşetengiz bir havaya bürünür. Finalde mutlu bir şampiyon görmek mümkün olacak mıdır?
MIENTRAS DUERMES: Psikopat rollerindeki olağanüstü başarısıyla hepimizin gönlünde taht kuran Luis Tosar, bu filmde Cesar adlı bir apartman görevlisi kisvesine bürünmüş. Cesar, gün içinde tradisyonel bir hürmet abidesi, ruhunun güzelliği gözlerinde yansıyan bir Anadolu çocuğu, tevekkül ve tevazu timsaliyken, geceleri şeytanın ikizine dönüşmektedir. Çalıştığı apartman onun hakimiyet alanı, av sahasıdır. Cesar, mezarı boylasa da rahat etsektir…
PALABRAS ENCADENADAS: Yaz sıcağında çok sıkılıp bunaldıysanız, artık biraz da gerilmek istiyorsanız, bu başyapıtı deneyin. Ramon Diaz bir seri katil mi, değil mi? Bizimle kafa mı buluyor? Yakalayıp bağladığı ve birazdan doğrayacağı zarif kadın gerçekte kim? Ramon’un edebi kişiliği ile cani kimliği birbiriyle örtüşüyor mu? Polis, Ramon karşısında niye anaokulu öğrencisi gibi şaşkın bakıyor? Ramon bize 19. yüzyıl İngiliz edebiyatını tanıtma kisvesi altında ceset sevgisi aşılayıp cinayet tekniği mi öğretiyor?

El Metodo
Yön.: Marcelo Piñeyro
Sen.: Jordi Galceran
Oyn.: Eduardo Noriega, Najwa Nimri
Yapım: İspanya, 2003

Mientras Duermes
Yön.: Jaume Balagueró
Sen.: Alberto Marini
Oyn.: Luis Tosar, Marta Etura, Alberto San Juan
Yapım: İspanya 2011

Palabras Encadenadas
Yön.: Laura Mana
Sen.: Fernando de Felipe, Jordi Galceran
Oyn.: Darío Grandinetti, Goya Toledo
Yapım: İspanya, 2003


Kodamanın biri, Çarşamba akşamları lüks bir restoranda yemek yermiş. Her defasında ona aynı garson hizmet eder, kodaman da yüklü bahşiş bırakırmış. Yıllar boyu bu böyle gitmiş. Garson ile zengin müşteri arasında haliyle bir samimiyet doğmuş… Bir gün adamımız restorana geldiğinde, onu farklı bir garson karşılamış. Bizimki etrafa bakınmış, gedikli garsonu göremeyince, yeni elemana sormuş: “Arkadaşın nerede? Yoksa hasta filan mı?” “Hayır efendim” demiş yeni garson, “o sizi kumarda kaybetti.”


Edgar, Julia’yı seviyor. Tamam. Son sürat bir aşk yaşıyorlar. Hız sınırını aştıkları için kaza yapıyorlar. Edgar, otomobil kullanırken, Julia’nın öpücüğü, 7 yaşındaki bir çocuk ile annesini ezmelerine sebep oluyor. Edgar, bir milletvekilinin kayırmasıyla hapisten yırtıyor. Ölen çocuğun babası, kadının kocası ise Edgar’ın babasının yanında işe başlıyor. Aslında iktisat felsefesi dersleri veren bir akademisyen. Bir de haydut var. Önüne geleni makinalı tüfekle delik deşik eden bir varoş mangasının şefi. [Kişileri akılda tutalım: Edgar, Julia, Vekil, Akademisyen, Haydut.] Edgar, dijital bombalar imal ediyor. Bir para transferi sırasında haydudu havya uçuracak. Para alış verişinin taraflarından biri de Vekil. Fakat bir aksilik oluyor. Julia da arada kaynayacak gibi görünüyor. Edgar olaya müdahale edince işler iyice karman çormanlaşıyor…
Özet bu. 2 Coelhos [İki Tavşan] süper bir film. Teknik itibariyle Guy Richie’nin Snatch’ini andırıyor. Afonso Poyart’ın ilk uzun metraj filmi. Daha önce bir de kısa film çekmiş. Akıl alır gibi değil. Nasıl böylesine usta işi, enerjik, komik ve afallatıcı bir iş çıkarmış? İnsan şaşıp kalıyor.
Brezilya sinemasında önemli şeyler oluyor: O Homem do Futuro [2011], O Homem Que Copiava [2003] gibi şahane filmlerden sonra şimdi de 2 Coelhos. Enerjik, komik, güçlü, akıcı, etkileyici filmler. Size tavsiyem, fal bakar gibi izlemek zorunda bırakıldığınız, kendini ağırdan satan, sıkıcı ve bunaltıcı filmleri beğenmek, onlarda iyi yönler bulmak için uğraşmayı bırakın. Gerçekten güzel filmler seyredin. Ne yaptığını bilen insanların elinden çıkmış, esaslı hikayeler sunan filmler.

2 Coelhos
[2 Tavşan]
Yön.: Afonso Poyart
Sen.: Afonso Poyart, İzaias Almada
Oyn.: Fernando Alves Pinto, Alessandra Negrini
Yapım: Brezilya, 2012


Emekli Derleme Müdürü M. Türker Acaroğlu’nun Dünya Atasözleri adlı kitabında, 155 millet ve dilden, 16 binden fazla atasözü yer alıyor. Kaya Yayınları’nın neşrettiği kitabın takriben binde birini buraya aktarıyorum:

Seyahatin önündeki en büyük engel, kapının eşiğidir. [Boşnak]
Ispanak, midenin süpürgesidir. [Fransız]
Şöhretin her türlüsü beladır: İyisi kıskançlığa, kötüsü utanca sebep olur. [İngiliz]
Nehirler tersine aksa, geçen zaman geri gelmez. [Kızılderili]
Beğenilmek, sevilmekten daha çok hoşa gider. [Afrika]
Taç, baş ağrısını dindirmez. [Alman]
Odunu kendi kesen, iki kere ısınır. [Amerikan]
Yerinde sövmek ibadettir. [Arap]
Arkadaşın varsa, aynaya gerek yok. [Malezya]
Kapalı ağza sinek girmez. [Arjantin]
Edebiyatçılar alıngan olur. [Latin]
Dalkavuk, kılık değiştirmiş düşmandır. [Macar]
Kötülük için usta gerekmez. [Polonya]
Her yerde, Portekiz’de bile aptallar akıllılardan çoktur. [Portekiz]
Çok bilen sevilir. Daha çok bilen sevilmez. [Rus]
İşsiz papaz keçiyi vaftiz eder. [Sırp]
Hasta değilsen bile hekime saygı göster. [Musevi]
Başkana oy veren, onunla yönetemez. [Zulu]


Pirimiz Seyyid Nesimi’nin 6 asırlık türküsü, sıkı dostumuz Can Gox’un harika yorumuyla geliyor.

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.


1 Mayıs kutlu olsun.

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.


Ayten Alpman da vefat etti. Dilerim gittiği yerden memnun kalsın. Memleketi, şarkısındaki gibi, cennet olsun. Meral Okay’a, Ümit Usta’ya, tüm tanıdıklara da selamlarımızı söylesin. Yakında biz de göçeceğiz o ‘başka’ memlekete.

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.


Can dostumuz, “safkan yetenek” Mehmet Erdem’in senelerdir beklediğimiz albümü çıktı. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.